DUHA SURESİ(1.BÖLÜM)

Duha suresi 

Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm.

Duha, kuşluk vakti, sabahın parlak aydınlığı demektir. Günün en değerli, en bereketli bölümüdür. Şöyle ki sabah yapılan iş ile akşam yaptığımız iş aynı olamaz. Bir iş sabah yapılırsa daha da kolaylaşır, bereketli olur. Musa Peygamber boşuna sihirbazlarla bu vakitte buluşmadı. Firavun ayetlere sihir deyip inanmıyordu. 9 tane mucize görmesine rağmen kabul etmiyordu. Ülkenin en yetenekli sihirbazlarına çağırtıp Musa Peygamberin yenilmesini istiyordu. Taha suresi 59. ayet: “Mûsâ, “Buluşma zamanınız şenlik günü ve ahalinin toplanacağı kuşluk vakti olsun” dedi.”

Görüyoruz ki Musa Peygamber buluşma vaktini kuşluk vakti olarak belirlemişti.

Biz de önemli işlerimizi artık o vakitte yapsak iyi olur, bereketli olur değil mi?

1﴿ Yemin olsun, kuşluk vaktine;        

2﴿ Kararıp sakinleştiğinde geceye ki;

3﴿ Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.

Rabbi peygamberini hiç terk eder mi, hiç ona darılır mı? Darılmaz. Çünkü peygamberler Rabbinin konuşan ağzı oldular,Allah’ı anlattılar, elçi oldular. Bizler de Rabbimizi anlatırsak bize de darılmaz, bizi de terk etmez. Delili Bakara suresi 257. ayet: “Allah iman edenlerin velîsidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri ise sahte tanrılardır; onları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara sokarlar. İşte bunlar ateşliklerdir, bunlar orada devamlı kalıcıdırlar.”

 Rabbimiz Ali İmran suresi 68. ayette 

“Allah da müminlerin velisidir.”

Yasin suresi 19. ayette “Allah takva sahiplerinin dostudur.” diye buyurdu. Evet

Allah, emirlerine uymaya çalışanların, takvalı olanların dostudur. Araf suresi 196. ayette ise “ Ama bilin ki benim velim, kitabı indiren Allah’tır. O, iyileri koruyup kollar.” Bu kadar deliller varken Allah’ın yolunda olursak Allah bizi terk eder mi? Rabbimiz Zariyat suresi 56. ayette “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” buyuruyor. Biz Rabbimize kulluk edersek Rabbimiz bizi de terk etmez. Bazen kendimizi o kadar yalnız hissederiz ki, işlerimiz ters gider, çok güvendiğimiz dağlara kar yağar, aksilikler durmadan başımıza gelir. Kıyamet suresi 36. ayette “İnsan, kendisinin başı boş bırakılacağını mı sanır?” Evet burada olduğu gibi kendimizi başı boş zannederiz. Bakara suresi 155. ayet bu durumlarda düşüneceğimiz ayet olsun, bize teselli olsun. ”Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!”

 Burada nimetin azalması, fazlalaşması bizim duruşumuzu, bakışımızı, niyetimizi değiştirmemeli.Ayetin devamında “Sabredenleri müjdele.” Sabredenler başlarına bir musibet geldiği zaman biz Allah’a aitiz ve sonunda şüphesiz Ona döneceğiz derler. Bu ayeti unutup da şunlardan olmayalım. Fecr suresi 16.ayet:”Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise “Rabbim beni önemsemedi” der (mutsuz olur).”

 Bu kişiler rızık konusunda Allah’ın hep vereceğine sözleşme yapmış gibi değil mi? Bunlardan olmamalı, imtihan karşısında, azalmalar karşısında Rabbim bana ihanet etti dememeliyiz. Rabbimiz bizi hayata hazırlar, zorluklar karşısında güçlenmemizi ister. Biz yeterki Rabbimizin emirlerine arkamızı dönmeyelim.Rabbimizin emirlerine uyarak Rabbimizi analım ki Bakara suresi 152. ayet olsun. “Artık siz beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, bana nankörlük etmeyin!” 

Biz Rabbimizi anarsak ayetleri özlersek ayetler bizim kalbimize de gelir hayatımıza da. Bu hayat yolculuğumuzda eksilmeler fazlalaşmalar bizim duruşumuzu değiştirmez ve daha güçlü oluruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir