DUHA SURESİ(2.BÖLÜM)

4﴿ Elbette işin sonu senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır.

İlk, dünya, son ise ahiret demektir. Kim dünyada güzel bir işte aracılık ederse, desteklerse, yardımcı olursa ona, o işin sevabından bir pay vardır. Yeter ki biz İbrahim Peygamber gibi Rabbimize hicret edelim. Ankebut suresi 26 ayette İbrahim Peygamber şöyle diyordu: “Ben Rabbime hicret edeceğim şüphesiz O güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.”

Bizler de Rabbimizin güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olduğunu düşünüyorsak Rabbimize hicret edeceğiz.

Musa Peygamberi bebekken annesinin suya bırakmak zorunda kalması ve bebeği koyduğu sandığın Firavunun sarayında durması başta bakarsak şer gibi gelir. Ama en sonunda Firavunun adamları suda boğuldu. Bir şeylerin sonuna bakmak gerekir. Bizler de sonumuzun iyi olmasını istiyorsak niyetimizi temiz tutmalı, Allah’ın emirleri yolunda güzel adımlarla ilerlemeliyiz ki bizim de sonumuz güzel olsun.

5﴿ Rabbin sana mutlaka lutuflarda bulunacak, sen de memnun olacaksın.

Rabbimiz burada ilerde kelimesini kullanmıştır. Bu yakın bir zaman veyahut uzak zaman da olabilir. Rabbimiz bizden nasıl razı olur? Tevbe suresi 100. ayette “Muhâcirlerin ve ensarın ilkleri ile onlara güzelce uyanlardan Allah hoşnut olmuştur, onlar da O’ndan razıdırlar. Onlara, sonsuza dek hep içinde kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Büyük bahtiyarlık işte budur.”

Önderler, liderler ilk adım atarlar ve iyilikte onların ardından gidenler var ya muhacir ve ensar gibi olanlar, onları örnek alanlar, işte Allah onlardan razı oldu onlar da Allah’tan razı oldular.

Mücadele suresi 22. ayet: “ Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir topluluğun, Allah’a ve peygamberine düşmanlık eden kimselere -babaları, oğulları, kardeşleri yahut diğer akrabaları da olsa- sevgiyle bağlandıklarını göremezsin. İşte Allah bu müminlerin kalplerine imanı nakşetmiş ve onları katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları -orada ebedî kalmak üzere- altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah’tan yanadırlar; iyi bilinmeli ki kurtuluşa erecek olanlar da Allah’tan yana olanlardır! “

Öyle ki Allah onlardan hoşnut yani razı, onlar da Allah’tan razıdır. Onlar kötü insanları dost edinmez. Babası da olsa, oğlu da olsa, kardeşi de olsa, akrabası da olsa kötü insanları dost edinmezler. Bizler de kötü insanları dost edinmezsek Rabbimiz bizden de razı olur.

Maide suresi 119 ayet: “Allah şöyle buyurur: “Bugün doğrulara doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlar için, ebedî kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan hoşnuttur, onlar da O’nun rızasını kazanmaktan ötürü mutludurlar. İşte büyük kurtuluş budur.”

Buradaki özellik onların sadakatli olması, sözünün eri olmasıdır. Bizler de Müslümanız diye söz verdik, bizler de sadıklardan mıyız? Rabbimizin emirlerine uyuyor muyuz yoksa duymamışlıktan mı geliyoruz? Eğer Rabbimizin emirlerine uyarsak sadıklardan oluruz ve Rabbimizin razı olduğu kullardan oluruz. Allah’ın razı, kulların da razı olduğu diğer özelliği Beyyine suresi 7 ve 8. ayetlerde görüyoruz. “İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara gelince, halkın en hayırlısı da onlardır. Onların rableri katındaki ödülleri, altından ırmaklar akan, içinde devamlı kalacakları adn cennetleridir. Allah onlardan râzı olmuş, onlar da Allah’tan râzı olmuşlardır. İşte bu, rabbini sayıp O’ndan korkanlar içindir.” 

Buradaki özellik sadece iman etmekte kalmayıp iyi ameller işleyenler, iyi davranışlarda bulunanlar, güzel davrananlar. Rabbimiz bunlardan razı olacak bu kişiler de Rabbimizden razı olacak. İnşallah bunlardan olabiliriz. Onun için gayret etmemiz lazım. İyi ameller işlemek için çabalamamız lazım. Şimdi biraz  düşünelim, kendimizi biraz sorgulayalım. Rabbimiz bize kitap gönderdi mi? Gönderdi. Bu kitabın emirlerinden razı olacağız, namaz, oruç, zekat mı emretti, razı olacağız şöyle mi giyineceksin  buyurdu,razı olacağız. Şöyle mi kazan, şöyle mi harca dedi razı olacağız. Dertmi, borç mu, iflas mı verdi, yalnızlık mı verdi, kötü insanlar mı verdi, razı olacağız. Allah’ın verdiklerinden razı olacağız ki Rabbimiz de bizden razı olsun. Bunları yapabiliyor muyuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir