BEYYİNE SURESİ(2. BÖLÜM)

(5) Halbuki onlara ancak, dini yalnız O’na has kılarak ve hanifler olarak Allah’a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur.

Namaz nasıl dosdoğru kılınır?

Kur’an’a göre namaz Ankebut suresi 45. ayete göre kötülükten alıkoymalıdır. Ayrıca tüm hayatımızda, namazda dosdoğru olduğumuz gibi namaz dışında da dosdoğru olmayı gerektirir. Seccadeyi kaldırdığımız gibi Allah’ın emirlerini kenara koyup Allah ile işim bitti deyip kötülükler yapamayız. Bizim hayatımızdaki yaşam tarzımızdaki belirleyici unsur Allah’tır. Allah sadece namaz kılarken değil, hayatımızın her evresinde yaşam tarzımızı belirler. 

Enam suresi 162.ayet:”De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.” 

Maide suresi 2. ayet:”…İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir.” 
Rabbimiz bize ayetinde “iyilikle yarışın” buyuruyor. Çünkü kötülüğün düşmanı iyiliktir. Bizler kötülüğü iyilikle savmalıyız. Kötülüğe kötülükle cevap verirsek aslında kötülüğün dostu oluruz.

Al-i İmran suresi 19. ayet: “Doğrusu Allah katında din, İslâm’dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır. Her kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse iyi bilsin ki, Allah hesabı çabuk görendir.”

Al-i İmran suresi 85. ayet:”Kim İslâm’dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.”

Rabbimizin emirlerinin olduğu bu Kur’an ölülerin kitabı olarak görülmekte, dirilerin kitabı olarak görülmemektedir. Bunun vebali omuzlarımızdadır. Onun için bir şeyler yapmalıyız. Aslında bu ayetleri herkesin anlatması gerekirdi.  

(6) Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem ateşindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Onlar, insanların en şerlileridir.

Onlar hak din ortada olduğu halde inkarda ısrar ettiler. Onun için yaratılanların en kötüsü oldular. 

Araf suresi 179. ayet:” Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır, fakat onunla gerçeği anlamazlar. Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler. Hatta daha da aşağıdırlar. Bunlar da gafillerin ta kendileridir.” 

Rabbimiz bu kimselere hayvanlardan daha aşağı dedi. Rabbimiz başka ne buyuruyor? Enfal suresi 21-22. ayetler:”Ve işitmedikleri halde “işittik” diyenler gibi olmayın! Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir.”

Rabbimin  ayetleri okunduğunda sağır ve dilsiz olanlar hayvanlardan daha aşağı oluyor. Eğer bizlerde de ayetleri okuduğumuzda hiçbir değişiklik olmuyorsa hiçbir şey yapmıyorsak bu sefer Zümer suresi 71. ayettekilerden olabiliriz. ”İnkâr edenler bölük bölük cehenneme sevkedilmektedir. Nihayet oraya vardıklarında kapıları açılır ve bekçileri onlara: “İçinizden size Rabbinizin âyetlerini okuyan, bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” derler. Onlar da: “Evet geldi” derler. Fakat kâfirler üzerine azab kelimesi hak oldu.”

Bizlere de uyarılar geldi. Kur’an’ı Kerim hepimizin evinde var. İnsan Rabbimizin emirlerine uyarsa üstündür. İnkar edenler yaratılanların en kötüsü, iman edip iyi işler yapanlar da yaratılanların en hayırlısıdır. Sadece iman etmek asla ama asla yetmez. İman ettiysen gerekenleri yapman gerekiyor. Buradakiler neden yaratılanların en hayırlısı?  Bakara suresi 177. ayete bakalım. “Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.”

Bu kimseler o kadar güzel o kadar güzel kullar ki Allah’ın davetine, Allah’ın kurallarına hemen koşmak istiyorlar. Rabbimiz de bu kimselerin kusurlarını bağışlıyor. Al-i İmran suresi 193. ayet: “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al.”

 Sonrasında Rabbimiz de dualarına şöyle karşılık verdi. “ Rableri onlara şu karşılığı verdi: “Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden, hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, savaşanlar ve öldürülenler… Onların günahlarını elbette örteceğim ve Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları altından ırmaklar akan cennetlere de koyacağım. En güzel mükafat Allah katındadır.” 

(7-8) İnanan ve güzel amel işleyenler de insanların en hayırlılarıdır. Rableri katında onların mükâfatı, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat, Rabbine saygı gösterene mahsustur.

Yaratılanların en hayırlısı olan bu kişilerin başka özellikleri de var. Tevbe suresi 111. ayet:”Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat’ta da, İncil’de de Kur’ân’da da Allah’ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah’dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alışveriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur.”

Bizler de söz verdik. Müslümanım diyerek söz verdik. Rabbimiz burada bir anlaşma yapıyor. “Siz yeter ki benim yolumda bir şeyler yapın sonuç cennet olur.” buyuruyor. Hayırlı kulların, en iyi yaratılanların diğer özellikleri de var.

Tevbe suresi 100. ayet:”Muhacir ve Ensar’dan İslâm’a ilk önce girenlerin başta gelenleri ve iyi amellerle onların ardınca gidenler var ya, işte Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah’dan razı oldular ve onlara, altlarında ırmaklar akan cennetler hazırladı ki, içlerinde ebedi kalacaklar. İşte büyük ve muhteşem kurtuluş budur.”

İyi kulların bir diğer özelliği de Rabbinin emri karşısında huzur bulurlar. Bu sıcakta oruç tutulur mu, bu soğukta namaz kılınır mı, nasıl abdest alacağız, demez. 

Fecr suresi 27-30. ayetler: “Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis! Hem hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabbine dön. Kullarımın arasına gir. Cennetime gir.”

Rabbimiz Kur’an’da farklı örnekler verir ki onlara benzememizi istemez. Bir insanda kibir, büyüklenme varsa Firavun’a benzemeye başlar. Serveti kendi bilgim sayesinde, kendi gücümle kazandım diyorsa sarayıyla yerin dibine geçirilen Karun’a benzemeye başlar. Bizim ırkımız diğer ırklardan üstün diyorsa ki şeytan da aynı şeyi Allah’a söylemişti. Ben ateşten Adem topraktan yaratıldı, ben üstünüm deyip baş kaldırmıştı. Bazı ayetleri görüp bu çağda, bu zamanda bu olur mu diyorsa Yahudilere benzemeye başlar. İki yüzlülük yapıyorsa münafıklara benzemeye başlar.

Hangi özelliklerde olduğumuza dikkat etmeliyiz. Yaratılanların en hayırlısı mıyız yoksa yaratılanların en kötüsü müyüz?        

                                           Sevgilerimle

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir