BAĞLILIK KİME VE NEYE OLMALI

Bir yere ve bir şeye bağlanmak insanın içinde yer alan fıtri bir duygudur. Bu bağlılık doğru olursa güzel sonuçları olur. Eğer yanlış olursa neticesi hüsran olur. Rabbimiz yarattığı insanı ondan daha iyi bildiği ve tanıdığı için bu duyguyu ve bağlılığı nasıl kullanacağını da beyan etmiştir. Eğer yaratılan, yaratana güveniyorsa onun belirttiği ve gösterdiği yere bağlılığını sağlamlaştırmalıdır.

Onun için rabbimiz mealen şöyle buyuruyor:

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir zamanlar, birbirinize düşmandınız da O’nun kalplerinizi kaynaştırması sayesinde kardeş oldunuz. Ve yine ateş çukurunun tam kıyısında bulunuyorken, sizi ona düşmekten O korudu. İşte Allah ayetlerini böyle açıklıyor ki belki doğru yolu bulursunuz.”

Maalesef insanların çoğu kendilerine güzel sonuçlar verecek ve onları her iki dünyada mutlu edecek birçok duygu ve özelliğini yanlış kullandıkları gibi bağlanma duygusunu da yanlış kullanmaktadırlar. Bu yanlıştan dolayı ya kendisi gibi bir ölümlüye ya da kendisinden çok önce ölüp gitmiş ve birilerinin abartması yüzünden çok yüksek bir makama yerleştirilmiş birine bağlanır. Bu şekilde hayatını onun etkisinde ve gölgesinde yaşamış olur. Halbuki ister diri ister ölü olsun hiçbir insanın gölgesinde yaşamak Rahmân olan Allah’ın kuluna yakışmaz. Çünkü Rahman olan Allah her kuluna akletme, özgür irade ve kendi ayakları üzerinde durma kabiliyeti vermiştir. Önemli olan bu özellikleri doğru bir şekilde kullanmak ve doğru yere bağlanmaktır. O doğruyu yeri de rabbimiz kendi kitabı olan Kur’an olduğunu beyan etmiştir.

“Kuşkusuz bu Kur’an, en doğru yolu gösterir. Salihatı yapan müminlere kesinlikle büyük bir ödül olduğunu müjdeler.” (17/8)

“… Kim Allah’a sımsıkı sarılırsa o doğru yola iletilmiştir.” (3/101)

“Rabb’inizden size indirilene uyun. O’nun yanı sıra başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt tutuyorsunuz!” (7/3)

“Öyleyse sen, sana vahyedilene sarılmaya bak. Kuşkusuz sen dosdoğru bir yol üzerindesin.” (43/43)

Alemlerin rabbi, her şeyi bilen, alim olan Allah’a ve onun doğru yolun rehberi kıldığı kitabına bağlanmaktan daha güzel bir bağlılık mümkün değildir.

Similar Posts

  • İNFAK NEDİR?

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. İnfak nedir? TDV İslam Ansiklopedisi sözcüğünde “infak” şöyle anlatılır: “Tükenmek, tamamlanmak, son bulmak” mânasındaki nefk kökünden türetilen infâk “bitirmek, yok etmek; yoksul düşmek” gibi anlamlara gelirse de daha çok “para veya malı elden çıkarmak” mânasında kullanılmaktadır. Dinî-ahlâkî bir terim olarak genellikle “Allah’ın hoşnutluğunu elde etme amacıyla kişinin kendi servetinden…

  • DEDİKODU

    Bir insanı, hiç dokunmadan da nefessiz bırakabileceğimizi biliyor musunuz? Evet, yanlış duymadınız. İnanın bu, hiç zor değil… Bir sözle, bir kahkahayla, bir bakışla ve en tehlikelisi bir dedikoduyla…İşte tam da bu yüzden,bugün sizlere hepimizin hayatında var olan, çarşıda, sokakta, mahallede, her yerde karşımıza çıkan ama çoğu zaman hafife aldığımız bir konudan bahsedeceğim. Dedikodu. Peki dedikodu…

  • BELED SURESİ(1.BÖLÜM)

    Selamünaleyküm arkadaşlar. Bugünkü dersimizde Beled suresini öğreneceğiz. Beled suresi Rabbimizin önemli varlıklara yemin etmesiyle başlayıp, insanın hayat mücadelesi içinde bulunduğunu ve bu hayat mücadelesinde de iki yolunun olduğunu anlatan suredir. Aynı zamanda gerçek iman sahibi olmamız için yapmamız gerekenleri anlatır. İman suresidir. Ben müslümanım demekle yetinmeyi tercih edip öylece duranların okumak istemediği, okusa da hayatına…

  • TÖVBE

    Kötü bir günah işledim, tövbe ettim ama içim rahat değil tövbemin kabul olduğunu nasıl anlarım ? Bir arkadaşımızın kalbini kırsak, bizi sahiden affetti mi diye nasıl anlarız?   Eğer hala bizimle görüşüyorsa, bize güveniyorsa ve geçmiş konuyu hiç açmıyorsa affedildik demektir. Bir günaha tövbe ettikten sonra eğer ibadetlerimiz aksamıyorsa, Rabbimizin huzurunda, namazda, Kur’an okurken ve oruç…

  • ALAK SURESİ (1.BÖLÜM)

    Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm. ﴾1﴿ Yaratan Rabbinin adıyla oku! Rabbimiz bu ayette okur musun, okusan diye ricada bulunmuyor, “Oku” diye emrediyor. Okumak, Kur’an okumak Rabbimiz ne emrediyorsa mazeret göstermeden onu yapmaktır. Yoksa her gün sayfalar dolusu okuyup hatim indirmek yani Kur’anı baştan sona kadar okumak değildir. Adaletli ol ayetini okuyup adaletli olmuyorsak, iyilik yap ayetine rağmen kötülük yapıyorsak, faizden uzak…

  • AŞKIN FERMANIDIR TESLİMİYET 2

    *Kim Allah’a karşı saygılı davranırsa, Allah ona bir çıkış ve kurtuluş yolu gösterir, hiç beklemediği yerden onu rızıklandırır.” Talak sûresi (85), 2-3* Hz. İbrahim, Yüce Allah’ın izniyle Hacer’i ve İsmail’i yanına alarak yola çıktı. Günlerce yürüdüler.Hz. İbrahim Hz. Hacer’i yolda eğitiyordu. Ovalardan, tepelerden, ıssız çöllerden geçtiler. Mekke yakınlarına kadar geldiler. O sırada İsmail iki yaşında idi….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir