Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
Selamünaleyküm arkadaşlar. Bugün sizlere “Kur’an-ı Kerim ve Hadisler ışığında kadın hakları nelerdir? İslam’da kadın hakları ve kadına verilen değer hakkında elimizden geldikçe anlatmaya çalışacağım inşallah.
İslâm güneşi doğmadan, Kur’an nurları insanlığı aydınlatmadan, Kâinatın Efendisi Hz. Muhammed (sav) insanlıktan uzaklaşmış beşeriyete hakikî insanlık dersini vermeden evvel yani Cahiliye Döneminde kadın bir hizmetçi, köle seviyesine düşmüş, âdî bir eşya gibi alınıp satılmış, mülkiyet ve miras gibi temel hak ve hürriyetlerinden mahrum bırakılmış, insanca yaşamasına fırsat verilmemiş vahim bir durumdaydı. İnsanlık, hususan kadınlık ancak İslâm diniyle lâyık olduğu mevki ve kıymeti kazanmış, tarih boyunca aradığı huzur ve saadete ulaşmıştır. İslâmiyet kadın ve erkek arasında tam bir denge ve ahenk kurmuş, gerçek adaleti tesis etmiştir. Yüce dinimiz İslâm’ın kadın hakları hususunda getirdiği yenilikleri ve koyduğu esasları kısaca değinmek istiyorum: Her şeyden evvel yaratılış bakımından kadınla erkek birbirine eşittir. Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık! Sizi sırf birbirinizle tanışmanız için büyük cemiyetlere, kavimlere ve küçük küçük kabilelere ayırdık. Şüphesiz ki sizin Allah nezdinde en şerefliniz, takvaca en ileride olanınızdır. Muhakkak ki Allah Alîm ve Habîr’dir.” (Hucurat, 49/13)
Kur’an-ı Kerîm bu hükmüyle kadının insan olup olmadığını tartışanların bâtıl zihniyetini yıkmıştır. Başka âyette: “Ey insanlar! Sizi bir tek candan yaratan ve ondan da yine onun zevcesini vücuda getiren ve ikisinden birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun! …” (Nisa, 4/1)
Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz de “Kadın erkek bütün insanlar tarak dişleri gibi birbirlerine müsavidirler.” “Kadın erkek bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir kimsenin diğer bir kimse üzerine takvadan başka hiçbir üstünlüğü yoktur.” (Hadîs-i Şerif) buyurmaktadırlar. Zira İslâm’a göre kadın ve erkek bir bütünün iki parçası gibidir, birbirlerini tamamlarlar. Bir başka hadîs-i şerifte, “Kadınlar erkeklerin tamamlayıcı parçasıdır.” buyurulmuştur. Ayet-i kerîme de ise: “Onlar sizin için, siz de onlar için birer örtüsünüz!” buyurulmuştur. Kur’an-ı Kerîm böylece kadını necis hükmünden kurtarmış, erkeğe hayat arkadaşı yapmıştır. İslâmiyet kadın üzerindeki laneti kaldırmış, insanoğlunun cennetten bıkarak lanetlenmesine kadının sebep olduğu zihniyeti reddetmiştir.
Kur’an-ı Kerîm’in ifadesine göre, şeytan Hz. Âdem’le Hz. Havva’nın ikisini birden aldatarak yasak ağaçtan yedirmiş, böylece cennetten çıkmalarına sebep olmuştur. Hatta bâzı âyetlerde, yapılan hata sadece Hz. Âdem’e isnat edilmiştir. Yine Kur’an-ı Kerim, Hz. Âdem’le Hz. Havva’yı yaptıkları bu hatadan dolayı beraberce tövbe ettiklerini, tövbelerinin birlikte kabul edildiğini beyan buyurmaktadır. Malum günah yüzünden cennetten çıkarılma ise zannedildiği gibi insanoğlu lanetlendiği veya azaba uğradığı için değil, başka hikmetlere sebeptir. Zira yeryüzünün halifesi olarak yaratılan insanın imtihan için dünyaya gönderilmeden devamlı cennette kalması olamazdı. İslâm’a göre kadın da erkek gibi ibadet etmeye ehildir. Yapacağı amellere göre mükâfat veya ceza görecektir. îman etmeyen kadın sâlih bir kimsenin hanımı da olsa İlahî cezadan kurtulamaz.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’e ilk defa îman eden bir kadındır. Kadın aynı zamanda ilk İslâm şehididir. İslâmiyet, câhiliyye âdetlerinden biri olan kız çocuklarının diri diri gömülerek öldürülmesini şiddetle yasaklamıştır. Kadını uğursuz sayma zihniyetini de kaldırmıştır. İslâm dini erkeklere, kadınlara karşı büyük bir şefkat, sevgi ve ihtimam göstermelerini emretmiştir.
Kur’an-ı Kerîm’de “En-nisâ: Kadınlar” isimli uzun bir sure vardır. Ayrıca Hz. Meryem’in ismini taşıyan müstakil bir sure daha vardır. İslâmiyet kadını kız çocuğu, zevce ve anne olarak yüksek bir makama çıkarmış ve ona şerefli bir mevki vermiştir. Hadiste şöyle buyurulmuştur:“Kim iki kız çocuğunu ergenlik çağma kadar güzel terbiye edip büyütürse, kıyamet gününde onunla şöyle beraber oluruz.” İslâmiyet kadına ilim öğrenmeyi de emretmiş, vâris olma hakkını vermiş, karı-kocanın karşılıklı haklarını ve vazifelerini beyan etmiş, bütün bunları 14 asır önce tanzim etmiştir. Kadınların da erkeklerin de haklarının ne kadar olduğunu en iyi bilen ve takdir eden ancak Allah’tır (cc). Ve herkesin hakkını tam olarak vermiştir. Allah’ı tanımayan bir kısım münafıkların kalkıp da Allah’ın işine karışıp, “Biz kadınlara yeni haklar veriyoruz!” demeleri zavallı kadınları aldatmaktan başka bir şey değildir. İslam dininde kadının en büyük vazifesi, yuvasında analık yapmaktır, saadeti yuvasındadır. Temizlik onun ziynetidir, süsüdür. Eğlencesi, çocuklarıdır.
Kur’an-ı Kerim ve Hadislerde “Kadın Hakları” ile ilgili bakacak olursak:
“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.” Nisâ suresi, 1) “Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin; eğer gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yeyin.” (Nisâ suresi, 4) “Ana-babanın ve yakınların bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır; ana- babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Gerek azından, gerek çoğundan belli bir hisse ayrılmıştır.” (Nisâ suresi, 7) “Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah’ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.” (Nisâ suresi, 19) “Vaktiyle siz birbirinizle haşir-neşir olduğunuz ve onlar sizden sağlam bir teminat almış olduğu halde onu nasıl geri alırsınız!” (Nisâ suresi, 21) “İçinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin izni ile onları (cariyeleri) nikâhlayıp alın, mehirlerini de normal miktarda verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Nisâ suresi, 25) “Allah’ın sizi, birbirinizden üstün kıldığı şeyleri (başkasında olup da sizde olmayanı) hasretle arzu etmeyin. Erkeklerin de kazandıklarından nasipleri var, kadınların da kazandıklarından nasipleri var. Allah’tan lütfunu isteyin; şüphesiz Allah her şeyi bilmektedir.” (Nisâ suresi, 32) “Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) nefislerini dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.” (Nisâ suresi, 34) “Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında onlara günah yoktur. Sulh (daima) hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve Allah’tan korkarsanız şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Nisâ suresi, 128) “Sizi bir tek candan (Âdem’den) yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini (Havva’yı) yaratan O’dur. Eşi ile (birleşince) eşi hafif bir yük yüklendi (hamile kaldı). Onu bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, Rableri Allah’a: Andolsun bize kusursuz bir çocuk verirsen muhakkak şükredenlerden olacağız, diye dua ettiler.” (A’râf suresi, 189) “Kaynaşmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.” (Rûm suresi, 21) “Allah sizi bir tek nefisten (Âdem’den) yarattı, sonra ondan da eşini yarattı. Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi. Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu yaratıcı, Rabbiniz Allah’tır. Mülk O’nundur. O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da (O’na kulluktan) çevriliyorsunuz?” (Zümer suresi, 6)
“Ey insanlar! Kadınların haklarına riayet ediniz! Onlara şefkat ve sevgi ile muâmele ediniz! Onlar hakkında Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emâneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz!” (Müslim, Hac,147) “Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allah’tan korkunuz! Zira siz onları Allah’ın bir emaneti olarak aldınız.” (Sahih-i Müslim) “Sizin hayırlınız, kadınlarına hayırlı olan (iyi davranan)dır.” “Eşlerinize yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, sakın onları dövmeyin ve onları incitecek çirkin sözler söylemeyin.” (Ebu Davud, Nikak, 40-41) “Sizin hayırlınız, kadınlarına hayırlı olan (iyi davranan)dır.” (Müslim, Birr 149) “Kadınlara ancak kerîm olanlar ikrâm ederler (değerli olanlar değer verirler); onlara kötülük edenler ise leîm (kötü) kişilerdir.” (İbn Mace, Edeb 3; Ebû Davud, Edeb 6, Rikak 22, İ’tisam 3; Müslim, Akdiye 11) “Kadınların haklarını yerine getirme hususunda Allâh’tan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emaneti olarak aldınız.” “Sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım. “En güzel dünya nimeti, insanın sahip olabileceği nimetlerin en hayırlısı: Zikreden dil, şükreden kalp ve insanın iman doğrultusunda (Müslümanca) yaşamasına yardımcı olan kadındır.” (Tirmizî, Birr 13) “Cennet annelerin ayakları altındadır.” (Nesâî, Cihâd, 6) “Ey insanlar! Kadınlar hakkında Allah’tan korkunuz! Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız vardır.” Bir mü’min, erkek bir mü’mine kadına buğzetmesin. Çünkü onun bir huyunu beğenmezse başka bir huyunu beğenir.” (Müslim, Radâ’ 61, hadis no: 1469) “Kadınlar erkeklerin, diğer yarısıdır.” (Ebu Davud, Tahanet,94; Tirmizi Tahanet 827)
Anlaşıldığı üzere dinimizin kadına ne denli önem ve kıymet verdiği apaçık gösteren ayet ve hadisler gördüğünüz gibi sayılmakla ve anlatılmakla tükenmeyecek kadar çoktur. Nitekim yüce dinimiz İslam; sadece kadına değil bununla birlikte erkeğe, çocuğa, ana-babaya, tabiata, çevreye, hayvanlara velhasıl canlı-cansız tüm varlığa karşı o denli hassasiyet ve önemle yaklaştığını bizlere gösterilmektedir.
Yüce Rabbim bizleri yeryüzünde kendi rızasına uygun birbirini seven kullardan eylesin. Ne mutlu o müminlere ki; Allah rızasını gözeterek; tüm canlıların hak ve hukukuna riayet edip kuruyabilene. Vesselam…

