BELED SURESİ(2.BÖLÜM)

﴾5﴿ O, hiçbir kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Bu ayetteki kişiler kibirlenir, kendi kendine yeter görür. Allah’a işim düşmez, Allah’ın kurallarına uymam der. Ayrıca bu kişiler soyuna, malına, makamına, çevresine, akrabalarına güvenir. Ondan dolayı Allah’ın emirlerine uyma gereği hissetmez. Neden namaz kılayım, hacca gideyim, iyilikler yapayım, gerek yok der. Bu sebeple bu kişiler hayırlarda yarışmaz. Rabbimizin Alak suresinde ilk emri “oku” idi. Kur’anı okumaz, Allah’ın emirlerini öğrenmezsek sonuç Alak suresi 6-7. ayetteki gibi olur. “Hayır! Gerçek şu ki insan, kendini kendine yeterli gördüğü için çizgiyi aşar.” Kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini sanan insanın sonu bu olur. Kehf suresi 49. ayet:”Artık kitap (amel defteri) ortaya konmuştur; suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak, “Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” dediklerini görürsün. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.” Amel defterimizden kaçmamak için hayırlarda yarışmalıyız.

﴾6﴿ “Pek çok mal harcadım” diyor.
Bu kişiler Hümeze suresindeki malın ebedi kalacağını sanır ayetiyle birebir uyuşmaktadır. Mal ebedi kalırsa kendisi de ebedi kalacak, böyle düşünür. Onun için kimsenin güç yetiremeyeceğini sanır. Halbuki Rabbimiz Hadid suresi 20. ayette şöyle buyurmuştu. “Bilin ki dünya hayatı, bir oyun, bir eğlence, bir gösteriş, aranızda bir övünme, mal ve evlâtta bir çokluk yarışından ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibi ki bitirdikleri çiftçileri imrendirir, sonra kurumaya yüz tutar, bir de bakarsın ki sararmıştır, ardından da çerçöp haline gelmiştir. Âhirette ise ya çetin bir azap yahut Allah’ın bağışlaması ve hoşnutluğu vardır. Dünya hayatı sadece aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir.”
Bu kişiler her şeyi Allah’ın verdiğini unutup, Allah’ın verdiğini gösteriş için harcarlar.

﴾7﴿ Onu kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Rabbimiz İnfitar suresi 10-11. ayetlerde şöyle buyuruyor:”Oysa sizi gözetleyen muhafızlar, değerli yazıcılar var.” Bunlar nasıl yazıcılar hemen bakalım. “İnsanı biz yarattık ve elbette içinden geçenleri biliriz; sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptıklarını) alıp kaydederken biz ona şah damarından daha yakınız. O hiçbir söz söylemez ki yanında çok dikkatli bir gözetleyici olmasın!”(Kaf:16-18)
Bu kimseler malı kendisine Allah’ın vermesine rağmen, Allah’ın razı olduğu yerlerde kullanmayarak, Allah’ın görmeyeceğini sanarak yaşarlar. Haşr suresi 9. ayettekiler gibi iyilerden olmazlar. “Onlardan önce bu yurda yerleşmiş ve gönülden inanmış olanlar, kendilerine göç edip gelenleri severler, onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar; ihtiyaç içinde olsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin bencilliğinden korunmayı başarırsa işte kurtuluşa erecekler onlardır.”(Haşr:9).
Kendi nefsine başkalarını tercih etmezler. Her zaman kendisini düşünürler. Nisa suresi 36. ayetteRabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez.” Bu ayete rağmen bu kişiler malını iyilik etmekte kullanmaz. Bizler Allah’ın her yaptığımızı kaydettiğine iman ediyorsak neden her harcadığımızı Kur’ana göre harcamıyoruz? Yoksa Allah’ın bizi görmediğini mi sanıyoruz? 

﴾8﴿ Biz ona iki göz vermedik mi?
Rabbimiz bir çok ayette yerden, gökyüzünden, bitkilerden bahseder. Çünkü o varlıklar üstünde Allah’ın bir olduğunun delillerini görmemizi ister. Rabbimiz her şeye güzel bakmamızı da ister. Mülk suresi 3. ve 4. ayetler: “Yedi göğü birbiriyle tam bir uygunluk içinde yaratan O’dur. Rahmânın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun? Sonra gözünü tekrar tekrar çevir de bak; (kusur arayan) göz aradığını bulamadan bitkin olarak sana dönecektir.”
Bir de gözünü kötülüklerde kullananlar var. Rabbimiz Hucurat suresi 12. ayette şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü bazı zanlar günahtır. Gizlilikleri araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın; herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Tabii ki bundan tiksinir! Allah’a itaatsizlikten de sakının. Allah tövbeleri çokça kabul etmektedir, rahmeti sonsuzdur.” 
Gözlerimizi birbirimizin kusurunu araştırmada kullandık. Hatta sınırlarımızı aşıp Allah’ın yarattığında kusur bulmak istedik. Gözlerimizi sakınmamız gereken yerler de vardı. Bunu Nur suresi 30. ve 31. ayetlerde görüyoruz. “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha arındırıcıdır. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır. Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Dışarıda kalanlardan başka ziynetlerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerinden bağlasınlar. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, başka kadınlar, hizmetlerinde bulunan köleleri ve câriyeleri, cinsel arzusu bulunmayan erkek hizmetçiler, kadınların cinselliklerinin farkında olmayan çocuklar dışında kimseye süslerini göstermesinler. Yürürken, gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz!” (Nur:30-31) Öyleyse kötülüğe yan bakışla bile bakmamamız gerekir.

Similar Posts

  • CİN SURESİ 1. BÖLÜM

    Selamünaleyküm arkadaşlar. Bu haftaki dersimizde Cin suresini işleyeceğiz. Cinsuresi cinlerin ayetleri dinledikten sonra etkilendiğinden, ahiret hayatının olduğundan,tıpkı insanlar gibi iyilerinin ve kötülerinin olduğundan açık bir şekilde bize bahseder. Yine cinlerin güçlerinin azlığı ortaya konularak insanlardan Allah’a sığınanlara zerre kadarzarar veremeyeceğini de bize anlatır. EuzubillahimineşşeytanirracimBismillahirrahmanirrahim(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle…

  • Adiyat Suresi 6. Ayet

    “Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür.” Bu ayette, insanın Rabbine karşı nankörlüğü vurgulanmaktadır. Allah, insana sayısız nimetler ihsan etmesine rağmen, insan bu nimetleri çoğu zaman görmezden gelir ve Rabbine karşı şükretmez. Bu nankörlük, insanın en büyük kusurlarından biridir. Ayette geçen “kenûd” kelimesi, “nankörlük” anlamına gelir. Bu kelime, Kur’an’da başka yerlerde de geçmektedir ve her zaman…

  • BAKARA SURESİ 164. AYET EKSENİNDE DOĞA AYETİNE BAKIŞ

    Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla… Kur’an-ı Kerim’in insanı ve ona ait konuları, Allah merkezli olarak ele aldığı açıktır. Onun dün-bugün-yarın bağlantıları, hep bu ana mihver etrafında düğümlenir. Geçmiş milletlerin kıssaları, peygamberler, insan tiplemeleri, ibadet ve ahlâk kuralları, ahkâm konuları, doğa, kıyamet, âhiret, cennet, cehennem vs. konular, bir ve Yüce Allah’a iman ya da O’nu inkâr…

  • ÜMMET BİLİNCİ

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Ümmet, Arapça bir kelime olup “ e-me-me ” kökünden türemiştir. Diğer bir ifadeyle kelimenin aslı, “ümm”, “ümmi” ve “imam” kelimelerine dayanmaktadır. “Ümmet” in kelime anlamı: niyet etmek, bir şeyi hedeflemek, toplumun önünde olmak, bir şeyi sevk ve idare etmek ve anne olmaktır. Ayrıca bu kelimeye, asıl, kaynak, cemaat, din,…

  • KUR’ANİ ÖĞÜTLER İLE KÖTÜLÜKLERE KARŞI DOĞRU TAVIR NASIL OLMALIDIR?

    Rahman ve Rahim olan Adıyla… Kıymetli okuyucularım Sizleri Selamların en güzeli olan “es-selam” isminin Sahibi olan Allah’ın selamı ile selamlıyor ve hepinize sağlıklı, imanlı ve huzur dolu bir hayat Rabbimden niyaz ediyorum… İslam dini her daim kötülüğe karşı durulmasını emreder. Sadece kötülüğe karşı durulması ile yetinmez, kötülüğe giden yolları ve kişileri ilahi vahiy aracılığıyla iyiliğe…

  • HZ. İBRAHİM’E SELAM OLSUN

    “İbrahime Selam Olsun.” (Saffat 37/109) “Muhakkak ki İbrahim bir ümmet idi… Allah’a itaatkardı… Hanif’ti (Allah’ın yanı sıra ilah kabul etmeyen)… (O), müşriklerden (Allah’a ortak koşanlardan) olmadı.” (Nahl 16/120) Doğruluğu, adaleti ve hakkı savunduğu için yalnız kalanlara İbrahim Resul en güzel örnektir. O ki, sürgün edilmeyi, ateşe atılmayı göze alarak hak ve hakikati savundu, çoğunluğa uymadı. Yerimi,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir