TEVEKKÜL ÜZERİNE

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. 

Tevekkül nedir ve de bizler neden, niçin tevekkül edelim?
TDV İslam Ansiklopedi sözcüğünde “Tevekkül” şöyle anlatılmaktadır: “ Sözlükte “Allah’a güvenmek” anlamındaki vekl kökünden türeyen tevekkül “birinin işini üstüne alma, birine güvence verme; birine işini havale etme, ona güvenme” mânasına gelir.Birine güvenip dayanan kimseye mütevekkil, güvenilene vekîl denir. Kaynaklarda çoğunlukla vekil kelimesi kefille eş anlamlı gösterilmişse de vekil kefilden daha geneldir; her vekil kefildir, fakat her kefil vekil değildir. Tevekkül dinî bir terim olarak “bir kimsenin kendini Allah’a teslim etmesi, rızkında ve işlerinde Allah’ı kefil bilip sadece O’na güvenmesi” şeklinde tanımlanmaktadır.
Kuran-ı Kerimdeki bazı ayetlere de kısaca bakacak olursak; “Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığında kalpleri ürpertiyle titrer, O’nun ayetleri okunduğunda imanlarını arttırır ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler.” (8/Enfâl 2).
“O (hicret ehli) ki; sabreder ve Rablerine tevekkül ederler.” (16/Nahl 42).
“Hiç ölmeyecek, El-Hayy olan Allah’a tevekkül et! O’nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeter.”(25/Furkân 58).
“(İzzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz, (kullarına karşı merhametli) Er-Rahîm olana tevekkül et.” (26/Şuarâ 217) “(O hâlde) Allah’a tevekkül et! Sen hiç kuşkusuz, apaçık bir hak üzeresin.” (27/Neml 79) 
“Onlar ki; sabreder ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler.” (29/Ankebût 59).
“Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.” (33/Ahzâb 3).
Biz mümin kullar her ne olursa olsun, hangi yerde olursak olalım ve ne iş yapıyorsak  yapalım hiç şüphesiz biliyoruz ki; Yüce Allah’a tevekkül ile yöneleni, canı gönülden teslim olanı O asla yüzüstü bırakmaz. Bunun içindir ki; her konuda, her iş ve durumda biz kulların ellinden geleni yaptıktan sonra, neticesi her ne olursa olsun Rabbimize yönelmemiz, vekil bilip Ona tevekkül etmemiz ve sadece ama sadece Ondan yardım dilememiz gerekmektedir. Zira Yüce Allah birçok ayetinde tevekkül etmemizi istemiş ve tevekkül ile kendisine yaklaşan kullarını sevdiğini söylemiştir.
Kazanç getirecek bir ticaret işinde olsun, hayırlı bir kısmet ile ilgili olsun, üniversite imtihanı olsun vb. Eğer bizler ellimizden gelenin en iyisini yapıp daha sonra Yüce Mevla’ya yönelip yardım dileyebiliyorsak, işte bizler o zaman tam anlamında tevekkül eden kullardan oluruz. Zira bundan başkası ne tevekkül ne de başka bir şeydir. Vekil olarak hepimize yeten ve vekillerin en hayırlısı olan Yüce Allah’a yönelmeyip, tevekkül etmeyeceksek; biz aciz ve cahil kullar kime dayanıp yöneleceğiz? Allahtan başka vekil (ilah) olmadığına iman etmiş bir kişi, sadece ama sadece yüzünü Hakka çevirir, Ondan yardım diler, samimi bir kalp ile Ona teslim olur.
Ne mutlu o mütevekkil kullara ki; her iş ve her durumda yüzünü hakka çevirip ve sadece Ondan gelecek olan neticeye, yardımdan razı olana. Vesselam…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir