DUVARIN İKİ YÜZÜ

Hadid suresi 12. ayet: “O gün mümin erkeklerin ve mümin kadınların ışıklarının önlerini ve çevrelerini aydınlattığını görürsün. “Bugün size müjde var; altından ırmaklar akan cennetlerde ebedî kalacaksınız” (denir). İşte en büyük murada ermek budur.“

Eğer imanımız gerçek bir inanca sahip ise, inancımız güçlüyse ve eğer gerçekten samimi isek kalplerimizden, göğsümüzden ve ellerimizden nurlara dönüşecek, o nur mahşerin karanlığında yolumuzu aydınlatacak bir meşale olacaktır.Herkesin nuru farklı olarak; kiminin çok güçlü, kiminin zayıf, kiminin ise hiç olmayacaktır. Bu bizim, dünyada iken Allah’ın nuru ile nurlandığımızla alakalıdır. Öyleyse mahşerde çok güçlü bir nur istiyorsak, o zaman şansımız varken nurumuzu güçlendirmeliyiz. Kur’anı daha çok okumalı, anlamalı, onunla amel etmeliyiz.

Hadid suresi 13. ayet: “O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar iman edenlere şöyle diyecekler: “Bizi bekleyin de yetişip nurunuzdan bir parça alalım.” Şöyle denecek: “Geriye dönün de başka bir nur arayın!” Ve hemen aralarına kapısı da olan bir duvar çekilir; duvarın iç tarafında rahmet, kendilerine bakan dış tarafında ise azap vardır.” 

İşte bu insanlar onların nurlarından küçücük bir nur parçası almak isteyeceklerdir. Rabbimiz Bakara suresi 166. ayette şöyle buyuruyor:“O zaman kendilerine uyulan kimseler, azabı görerek kendilerine uyanlardan kaçıp uzaklaşmışlar ve aralarındaki bütün bağlar parça parça kopmuştur.” 

Mahşer gününde herkes kendi kazandığı nuruyla gelecektir. Bu dünyada o nuru kazanamadıysak, mahşerde de karanlıkta kalmaya mahkumuzdur. Ve mahşerde Rabbimiz bu iki grubun arasına kocaman bir duvar çekiyor. Duvar çekildikten sonra Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Duvarın iç tarafında rahmet, kendilerine bakan dış tarafında ise azab vardır.” (Hadid: 13) 

Yani karanlıkta kaldıkları gibi kocaman bir duvar ile aralarında bir set oluşturuyor. Ve üzerlerine azab gelmektedir. Sesleniyorlar: ”Biz sizinle beraber değil miydik?”(Hadid:14) 

“Kuruntularınız sizi oyaladı.”(Tekasür:1-2) ayetini hatırlayalım. Daha sonra Rabbimiz şöyle buyuruyor:”Aldatma ustası sizi aldatmakta başarılı oldu.(Fatır:5)

Duvarın yanlış tarafında olmamak için Allah’ın bize verdiği  nurdan faydalanalım ki diğer tarafta ışıksız kalmayalım. O nur kıyamet gününde önemli olan tek şey olacaktır. Rabbimiz Şuara suresi 89. ayetteşöyle buyuruyor: “Allah’a arınmış bir kalp ile gelenler başka…” Arınan bir kalp nurla dolmuş demektir. Peki var olan bir nuru nasıl güçlendirebiliriz? Hadid suresi 16. ayet: “İman edenlerin, Allah’ı anmak ve vahyedilen gerçeği düşünmekten dolayı kalplerinin heyecanla ürperme zamanı gelmedi mi?…”Rad suresi 28. ayet:”…Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.” Yani kalplerimiz Allah’ı ne kadar anarsa o kadar nurla dolacaktır. Rabbimiz Nur suresi 35. ayette de şöyle buyuruyor:”Allah, göklerin ve yerin nurudur…” 

Sad suresi 29. ayet:”Bu bir mübarek kitaptır ki onu sana, insanlar âyetleri üzerinde iyice düşünsünler, akıl iz‘an sahipleri ondan dersler, öğütler alsınlar diye indirdik.” Her şey karanlıkta iken kalplerimizden, göğsümüzden ve ellerimizden çıkan o nurlar bizim tek ışık kaynağımız olacaktır. Tahrim suresi 8. ayet:”Ey iman edenler! İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin. Umulur ki Rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar. O gün Allah, peygamberi ve onunla aynı imanı paylaşanları utandırmaz. Onların nuru önlerinde ve sağ yanlarında ilerleyerek yollarını aydınlatırken şöyle derler: “Rabbimiz! Nurumuzu arttır eksiltme ve bizi bağışla. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.” Rabbimiz Hadid suresi 16. ayette:” Daha önce kendilerine kitap verilip de üzerinden uzun zaman geçen böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar.” buyuruyor. 

Bize bahşedilen bu nur garanti değil ve bu nura sahip çıkmak, güçlendirmek bizim elimizdedir. Rabbim bizleri nurunu muhafaza edenlerden eylesin. Duvarın yanlış tarafında olanlardan eylemesin. Kalplerimizi nuruyla aydınlatsın. Bizleri devamlı Kur’anı okuyanlardan, anlamaya çalışanlardan eylesin.  

                                       Vesselam 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir