Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
Fıtrat nedir?
Fıtrat: Yaratılış, yapı, karakter, tabiat, mizaç anlamlarına gelmektedir. Terim olarak fıtrat: “Allah Teâlâ’nın mahlûkatını kendisini bilip tanıyacak ve idrak edecek bir hâl, bir kabiliyet üzere yaratmasıdır.”
TDV İslam Ansiklopedi sözcüğünde Fıtrat, “yarmak, ikiye ayırmak; yaratmak, icat etmek” mânalarına gelen fatr kökünden isim olup “yaratılış,belli yetenek ve yatkınlığa sahip oluş” anlamında kullanılır. Bütün varlığın yaratılışı sırasında Allah’ın türlere kazandırdığı bu temel yapıdan dolayı aynı kökten gelen fâtır kelimesi Kur’an’da Allah’ın isimlerinden biri olarak zikredilmiştir (meselâ bk. En‘âm 6/14; Fâtır 35/1; Zümer 39/46).
“Bu nedenle Sen yüzünü (ve yönünü) tam bir teslimiyetle Hakk Din’e çevir; Allah’ın (beşer tabiatına uygun olarak gönderdiği) Fıtrat Dinine (ve İslam düzenine) dön ki, (Cenab-ı Hakk) insanları ona göre (fıtrat dinine, doğal ve sosyal dengelere uygun şekilde) yaratmıştır. Allah’ın yaratması (ve kanun koyması) değiştirilemez. (Çünkü fıtrat esaslarına aykırılık felaketlere yol açacaktır.) İşte dimdik ayakta duran (Hakk) Din budur. Fakat insanların çoğu (gerçeği) bilmezler (ve öğrenmek istemezler, bu yüzden hidayetten mahrum kalmışlardır).” (Rum:30)
Her insan İslam Dinini kabul edebilecek ve dışarıdan herhangi bir tesire maruz kalmadığı takdirde, âdeta kendiliğinden İslam’ı bulacak bir fıtrata sahiptir ve bu husus bir hadisi şerifte zikredilmiştir:
“Her çocuğun İslâm fıtratı üzere doğduğunu” haber veren Peygamberimizin (s.a.v.) kelâmıyla birlikte düşünüldüğünde, şöyle bir hakikat ortaya çıkar: Demek ki, insanın fıtratı iyice dikkate alınabilse güzel ahlâkın kaynağına da inilmiş olacaktır.
Yüce Allah’ın her şeyi uygun bit fıtrat olarak yaratmasında büyük bir mucize olmasıyla birlikte, biz Âdemoğlunun da bu fıtrata uygun davranması, Yüce Allah’ın çizmiş olduğu sınırları aşmaması, hadsizlik etmeden fıtrata uygun davranması gerekir. Zira her kim haddini aşmış, fıtrat dışı hareket etmiş ise kendi helakına sebebiyet olmuştur.
Yüce Allah’ın her şeyi bir fıtrat üzere yarattığını bilip ve ona göre kendimizi o hududa göre bir hudut belirlememiz gerekmektedir. Cansızlardan tutunda canlılara kadar ve de canlılar içerisinde en şerefli, hasiyetli olan, düşünebilen insana kadar her şey bir fıtratı var ve bu fıtratı değiştirip bozarsak işte o zaman felaket olur.
“Dünyaya gelen her İnsan islam fıtratı üzere doğar; ama sonra anne ve babası onu yahudi, hıristiyan, mecûsî (farklı bir rivayete göre hatta müşrik) yapar”
İnsanın tabiatını, bitkinin ve hatta bu hayattın düzenini, dengesini yani fıtratını bozacak herhangi bir şey yaparsak hem Yüce Allah’a karşı suçlu ve bozguncu, hem de kendi sonumuzu biyolojik ve psikolojik olarak, maddi ve manevi olarak hazırlamış olacağız. Ne yaparsak yapalım bizler Yüce Allah’ın aciz ve cahil kulları olarak haddimizi aşmadan ve doğal dengeyi yani yaratanımızın yaratmış olduğu fıtrat gerçeğini bozmadan, hak din olan İslam’a sımsıkı sarılmamız ve dosdoğru yolda yürümemiz gerekir.
Vesselam…

