AHLAK ÜZERİNE

Her şeyden önce Allah’a hâmd, onun kutlu elçilerine salât ve selâm olsun.

Dünyanın neresine gidersek gidelim, alemlerin Rabbi olan Allah’ın mülkünden asla çıkıp kendimizi soyutlayamayız. Dolayısıyla başımızı kaldırıp başıboşluk içinde yaşamamız ne mümkün ne de gereklidir. Öyle ki, bütün dünya ve bütün insanlık, her şeyin sahibinin O olduğunu ve her şeyin O’nun emrinde olduğunu bilmelidirKutsal ayetlerden tutun da kutsi hadislere varıncaya dek her şey bize inmiştir, bizleri doğru yola iletmek için. Kutsal kitabın içinden inanç kadar ahlaktan da çok söz edilir, ama bugün bildiğimiz kadarıyla ahlak konusuna odaklanacağız.

Gerçekten de ahlak konusunu insan anlatmak istese, günlerle, aylarla ya da yıllarla bitiremez. Çok iyi biliyoruz ki ahlak yoksa din de yoktur, insan ilişkileri de yoktur. Bu yüzden ahlak çok önemlidir ve çok derin ve geniş kapsamlı bir deniz gibidir.

Peki nedir bu ahlak denilen şey? Eğer insan sözlüklere bir baksak ahlak: “1. Toplumda uyulması gereken davranış kalıpları ve kurallar, 2. ahlak.” kısa öz bir şekilde yer almaktadır. (TDK)

Eğer bizler alemlere rahmet olarak gelen peygamberimizin ahlakına bakacak olursak, Allah’ın onu büyük bir ahlakla yarattığını, hepimize bir önder ve örnek kıldığını biliriz.

Sahabe efendilerimiz peygamberimizin ahlakının nasıl olduğunu öğrenmek için Hz. Aişe validemize sormuşlardı. Hz. Aişe validemiz de onlara dedi ki: “Siz Kuran okumuyor musunuz, peygamberin ahlakı Kurandır.”

Allah Teâlâ defalarca son peygamberine: “Muhakkak ki sen büyük bir ahlak üzeresin.” buyurmuştur. (Kalem Suresi, 4)

Allah Kuran-ı Kerim’de erdemli veya muttaki olanları bize defalarca övmüş ve bize işaret etmiştir. Kutsi hadislerinde de Peygamber Efendimiz(sav): “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”diyerek bozuk ve çürümüş olan cahiliye ahlakının yerine güzel ahlakı tamamlamak, hayatın ve alemin her yerine yaymak için gönderildiğini ifade etmektedir.

Sevgili peygamberimiz cahiliye devrinde yaşamış, henüz peygamber olmadığı zamanlarda bile çok ahlaklı, iyiliksever, şefkatli, samimi, güçlü ve cömert bir insandı. Dürüstlüğü ve doğruluğu ile toplumunda itibar kazanmış ve değerli bir örnek olmuştu. Bütün insanlar ona el- Emin lakabıyla onunu isimlendirip itibar etmiştir. Hepimiz için o eşsiz bir örnektir ki, bizler de onun gibi Kur’an ahlakıyla ahlaklanarak, hak ve hakikat yolunda yürüyelim diye.

Tarihte ahlakın ikiye ayrıldığını biliyoruz. Biri cahiliye ahlakı, diğeri ise Kur’an (İslam) ahlakıdır. Cahiliye ahlakı, sadece geçmiş dönemlere aitmiş, sadece o dönemler arasında var denilecek bir ahlak değildir.

Yaşadığımız bu çağ her ne kadar modern ve ileri bir çağ olsa da, cahiliye ahlakı gibi ahlak ve inanç bakımından geri ve bozuktur. Günümüz insanı ilim ve tahsil görse de içlerinde ahlak yoksa ham karpuz gibi içleri çürümüştür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir