TARAFINI SEÇ. HABİL MİSİN KABİL MİSİN?

Hucurat 10. ayet: Mü´minler; ancak kardeştirler. Öyle ise iki kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah´tan korkun ki; esirgenesiniz..

Hiç düşündünüz mü?Rabbimiz kardeşlik konusunda bizden neler istiyor, neler bekliyor?

Rabbimiz arayı bulun, düzeltin buyuruyorken bizler neden ayrılık çıkarıyoruz her defasında.Allah ayrılmayın, parçalanmayın buyururken bizler neden ocu bucu deyip müslüman kimliğimizden çıkıyoruz .Neden İslam etiketini çıkarıp başka isimlerle etiketlenir olduk?

Bizler Müslümanız ve müslümanlar ancak kardeştirler…Neden bu kardeşlik duygusu bir türlü gönlümüzde yer edinemedi ki neden?

Musa as’in kardeşi Hz. Harun’un üstünü başını çekiştirdiği gibi bizler İslam davası uğruna mı çekiştiriyoruz kardeşimizi, yoksa şahsi menfaatler için mi?

Hz. Harun’un kardeşi Hz. Musa’ya olan yaklaşımından neden ders çıkaramıyoruz?

Ta Ha 94. ayet: O da: “O şöyle cevap verdi: “Ey anamın oğlu! Sakalımı saçımı çekme. Emin ol ki ben senin, ‘Sözüme riayet etmedin de İsrâiloğulları’nın arasına ayrılık soktun!’ diyeceğinden endişelenmiştim.” 

Ey anamın oğlu diyerek kardeşine annelerini hatırlatıp belki de merhameti, şefkati hatırlatmaktı amacı.

Onların davası tevhid davası idi ya şimdiki müslümanların davası ne ola?

Allah Hz. Musa ile konuştuğunda ise 

“Ailemden kardeşim Harun’u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım.” demişti.

Görüyoruz ki kardeşi Harun ile bir dayanak, bir destek buluyor kendine.

Bir hadiste Peygamberimiz buyuruyor ki: 

“Kulak kabartmayınız, gizlilikleri araştırmayınız, başkalarını kıskanmayınız. Öfkenize kapılmayınız, birbirinize sırtınızı dönmeyiniz. Ey  Allah’ın kulları kardeş olunuz.”(müslim).” buyurmuştur.

Yusuf suresi 7. ayet: “Yüceliğim hakkı için Yusuf ve kardeşlerinde soranlara ibret olacak deliller vardır.“

Allah, kardeşlik konusuna önem verdiğini ve bunlardan ders almamızı, bu yüzden onlara dikkat etmemiz gerektiğini buyurmakta…

Hikayeyi hepimiz biliriz.Yusuf’u kuyuya atıp terk etmişti kardeşleri. Öte taraftan bir kardeş daha vardır. Bu, kardeşini terketmeyen onu gözetleyen ve annesinin gözaydınlığına vesile olan Hz.Musa’nın kız kardeşidir!.. Kardeşlerin her biri evden çıkıyorlar. Fakat burdaki niyetleri farklıdır. Bir tarafta kardeşlerinden (Hz. Yusuf) kurtulma isteği varken öbür tarafta kız kardeşin evden çıkma amacı kardeşini (Hz. Musa) kurtarmaktı.Her iki kardeşlerde de kan bağı vardır lakin aradaki farkı görüyorsunuz. Hatta gözleri gönülleri ile birlikte öyle körelmişki yaptıkları kötü işleri bile meşrulaştırabiliyorlar.

Yusuf suresi 8. ayet: “Hani demişlerdi ki: Biz, güçlü bir topluluk olduğumuz halde Yusuf ve kardeşi, babamızın yanında daha sevgilidirler. Doğrusu babamız apaçık bir sapıklık içindedir.“

Bir yalan uydurup kendilerince de haklı gibi göstermeye çalıştılar.

 “Dedi ki: Hayır, nefisleriniz sizi aldatıp bir işe sürüklemiş. Artık bana güzelce bir sabır gerekir. Sizin şu anlattıklarınıza karşı yardımına sığınılacak, Allah´tır.“

Ve öte yandan olması gereken bir yaklaşım görüyoruz. Bir kız kardeş hayatı pahasına kardeşini kurtarmak için çabalıyor. Hz. Musa’nın içinde bulunduğu sepet saraya girene kadar bekliyor. Geri dönebilirdi ama hayır dönmüyor ve orada bekliyor…

Ve bir başka konu da bu iki kardeşlerin bir hikayesi vardır.

Yusuf’un kardeşlerinde babalarına karşı yalan söylemeleri güvenini boşa çıkarmaları.

Yusuf suresi 11. ayet: “Dediler ki: Ey babamız; sen bize Yusuf´u neden güvenmiyorsun? Halbuki biz, onun iyiliğini istemekteyiz.”

Yusuf suresi 12. ayet: “Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin, oynasın. Şüphesiz biz, onu koruruz.“

Çok ikna edici konuştular.

Yusuf suresi 13. ayet: “Dedi ki: Onu götürmeniz doğrusu beni tasaya düşürüyor. Siz, ondan habersizken onu kurdun yemesinden korkuyorum.“

Aslında burda Hz. Yakub’un çocuklarına bir uyarısı, bir mesajı vardı lakin anlamadılar.

Yusuf suresi 16. ayet: “Akşam üstü ağlaya ağlaya babalarına geldiler.“

Yusuf suresi 17. ayet: “Dediler ki: Ey babamız; gerçekten biz gitmiştik ki yarış yapalım. Yusuf´u da eşyaların yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen, bize inanacak değilsin.“

Yusuf suresi 18. ayet: “Onlar sahte bir kan ile gömleğini getirdiler.“

Hz. Musa’nın kız kardeşinin de anlattığı bir hikaye vardır.

Kasas suresi 12. ayet: “Bunun üzerine kızkardeşi : Size, sizin adınıza ona bakacak ve iyi davranacak bir ev halkını tavsiye edeyim mi? dedi.“

Yusuf’un kardeşlerinin uydurdukları hikaye ile kıyaslayacak olursak kız kardeş yalan söylemiyor aksine aklını kullanıp hikayenin tamamını anlatmıyor o kadar. Babalarına karşı gelen kardeşler diğer tarafta annesinin tenbihlerine kulak verip adım adım takip eden kız kardeş…

Kasas suresi 11. ayet: “Onun kızkardeşine dedi ki: Onu izle, o da kimse farkına varmadan onu uzaktan gözetledi.“

Ve yıllar sonra gördüklerinde bile onu hırsızlıkla suçlamışlardı. Yani herhangi bir pişmanlıkları yoktu, aksine hırsız diyerek iftira atmaktan bile çekinmemişlerdi.

Yusuf suresi 77. ayet: “Dediler ki: O çalmışsa, daha evvel onun bir kardeşi de çalmıştı. Yusuf bunu içinde gizledi, onlara açılmadı. Sizin durumunuz daha kötüdür. Allah sizin anlatmakta olduğunuzu en iyi bilendir, dedi.“

Yusuf (as) adı gibi bir hüzne sahipti.

Şimdi tarafımızı seçelim.

Kuyuya atanlardan mıyız ,adım adım iyiliğini takip edenlerden miyiz?

Maide 27. ayet: “Onlara Adem´in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat. Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da; birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. O: Andolsun seni öldüreceğim, deyince, (kardeşi) : Allah, ancak müttakilerden kabul eder, demişti.“

Maide 28. ayet: “Beni öldürmek için elini bana uzatırsan; ben, seni öldürmek için elimi sana uzatmam. Muhakkak ki ben; alemlerin Rabbi olan Allah´tan korkarım.“

Habil miyiz yoksa  Kabil miyiz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir