Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla…
Cepte Faiz, Kalpte Allah Korkusu
Başlıktan anlaşılacağı üzere kanayan bir yara olan faiz gerçeği bugün maalesef nice evleri, nice yuvaları yıkmaktadır.Yüce dinimiz İslam’da haram olmasına rağmen faiz belası bizleri sapa sarmıştır.
Peki, nedir faiz?
Faiz, haksız yoldan, emek sarf etmeden, alın teri dökmeden kazanmaktır.Faiz, insanların mallarına kattıkları meşru olmayan fazlalıktır.Faiz, “Bizi aldatan, bizden değildir.” buyuran Allah Resulü (s.a.s)’in getirdiği adalet,şefkat, yardımlaşma, dayanışma gibi değerleri görmezden gelmektir.Faiz, alın terinin mukaddes olduğunu göz ardı etmektir. Faiz, dünyada da ahirette de hesabı çetin olan büyük bir günahtır.Gelin bu konuda Yüce Allah’ın hayat kitabımız olan Kuran-ı Kerim’de ne buyurduğuna bir göz atalım…
Bakara Sûresi; 188:
“Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin. Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için o malları hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.”
Bakara Sûresi; 275 – 279:
“Faiz yiyenler,kıyâmet günü kabirlerinden,başka türlü değil, ancak şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkacaklardır. Bunun sebebi, “Alış-veriş de tıpkı faiz gibidir” demeleridir. Halbuki Allah, alış-verişi helâl, faizi haram kılmıştır. Her kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizcilikten vazgeçerse, önceden aldıkları kendisine aittir. Artık onun hakkındaki kararı Allah verecektir. Kim de yeniden faizciliğe dönerse, işte onlar cehennemin yoldaşlarıdır ve orada ebedî kalacaklardır.”
“Allah, malı artırdığı sanılan faize bereket vermez ve onu eksilte eksilte sonunda mahveder. Buna karşılık malı eksilttiği sanılan zekât ve sadakaları bereketlendirir. Allah, nankörlükte ve günahta ısrarlı olanların hiçbirini sevmez.”
“İman edip sâlih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılıp zekâtı verenler yok mu, işte onların Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar asla üzülmeyeceklerdir.”
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının. Eğer Allah’a gerçekten inanıyorsanız, faizden doğan, ancak henüz tahsil etmediğiniz kazançları almaktan vazgeçin.”
“Eğer faizcilikten vazgeçmezseniz, artık Allah ve Rasûlü’ne karşı savaş açtığınızı, onların da size savaş açtığını bilin. Eğer tevbe ederseniz anaparanız sizindir. Böylece ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.”
Âl-i İmrân Sûresi; 130:
“Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.”
Nisâ Sûresi; 29 – 31:
“Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna, mallarınızı, bâtıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp vererek) yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, sizi esirgeyecektir. Kim düşmanlık ve haksızlık ile bunu (haram yemeyi veya öldürmeyi) yaparsa (bilsin ki) onu ateşe koyacağız; bu ise Allah’a çok kolaydır. Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.”
Nisâ Sûresi; 160:
“Yahudilerin zulmü sebebiyle, bir de çok kimseyi Allah yolundan çevirmeleri, menedildikleri halde faizi almaları ve haksız (yollar) ile insanların mallarını yemeleri yüzünden kendilerine (daha önce) helâl kılınmış bulunan temiz ve iyi şeyleri onlara haram kıldık; ve içlerinden inkâra sapanlara acı bir azap hazırladık.”
Rûm Sûresi; 39:
“İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekâtı veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.”
Kısacası faizi bırakmazsanız Allah ile savaşmak zorundasınız. Faiz haramdır; çünkü İslam’ın hukuk ve ahlâk sisteminin temelinde yer alan “Hak” kavramına aykırıdır. Faiz kul hakkını hiçe sayarak, insanları kolaylıkla aldatmanın yolunu açar.Faiz yalnızca malın değil, hayatın da bereketini kaçırır. Nice iflaslar, intiharlar, dağılan aileler, heba olan ömürler faizin birer neticesidir.
Dinimiz rızkımızı temin için çalışmayı ibadet sayar. Kazançta esas olan çokluk değil helalliktir. Niceleri vardır ki haramdan kazandıkları hesapsız servet bir anda yok olup gider. Ne kendisine ne de başkasına fayda sağlar. Niceleri de vardır ki çok küçük ama helal bir kazançla mutlu bir şekilde yaşar çevresine hesapsız yardımları dokunur. İslâmiyet geldiği zaman insanları güzel ahlâka davet etmiş, onları ahlaki bozuklukların pisliklerinden arındırmış, faiz ve haram kazancın kirlerinden, helal kazancın temizliğine kavuşturmuştur.
Dürüst ticaret en meşru ve bereketli kazanç yollarından biridir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Doğru ve emin tüccar, kıyamet gününde peygamberler, şehitler ve sıddıklarla beraberdir” buyurmak suretiyle müminleri dürüst ticarete teşvik etmektedir. Dürüst ticaret en güzel helal kazanç yollarından biridir. İslâmiyet ticaret yapmayı, alım-satımı teşvik etmiş, gayri meşru ticaret konularını, faizi, karaborsayı, aldatmayı yasaklamıştır.
Geliniz! Geçici dünyanın geçici süslerine aldanmayalım.
Geliniz! Haram kazanç elde edip haram lokma yemeyi bir ateş parçası kazanmış gibi görelim.
Geliniz! Hesap veremeyeceğimiz şeylerin ardına düşmeyelim.
Geliniz! Kısa günün karı diyerek faize bulaşmayalım.
Geliniz! Helal kazançlar elde edip helal lokma yiyelim. Amacımız bu, gayemiz bu, yaşantımız bu olsun.
Yüce Rabbimizden helal kazançlar elde etmeyi, helal lokma yemeyi ve yedirmeyi niyaz ediyorum.
Yazımı Peygamber Efendimizin Hz. Ali’ye tavsiye ettiği şu dua ile bitiriyorum.
“Allah’ım! Bana helâl rızık nasip ederek haramlardan koru! Lütfunla beni senden başkasına muhtaç etme!

