Allah gönderdiği ayetleri ile bize hakikati gösterecek yollar göstermiştir.Bunlardan bir tanesi de neye, kime koşacağımız.
*Öyleyse Allah’a koşun, gerçekten ben size O’nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.” (Zariyat: 50)*
Peygamberimizin bu çağrısına cevap verelim. Peygamberin arkasından giden ümmeti olalım. Bizi ateşe çağıran şeytanın ve onun taraftarlarının peşinden sürüklenip helak olmayalım.
*Şeytanların şaşırtıp sersem bir halde çöle düşürmek istedikleri adam gibi, halbuki arkadaşları, bize gel diye onu doğru yola çağırıp durmadadır. De ki: Şüphe yok ki Allah’ın gösterdiği yoldur doğru yol ve bize, alemlerin Rabbine teslim olmamız emredildi.(Enam 71)*
Hatırlayın, Kur’an bize bir adamın İslama koşmasını anlatır.
*”O sırada şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi, şöyle dedi: Ey kavmim! Bu elçilere uyun.”(Yasin20)*
Şehrin öbür ucundan gelen bir adam,biz bu adamın kim olduğunu, nereli olduğunu bilmiyoruz.Allah bildirmemiştir .Tarih kitaplarında bu şahsın Antakya tarafında Habibun Neccar adında bir marangoz olduğunu yazar ama biz bu ayrıntılara takılmayacağız. Çünkü Allah şahıslara, adreslere değil; olaya, amaca odaklanmamızı ister.
Bu adamı tanımıyoruz.Tanıtmıyor Allah. Ama kıyamete kadar kıssası ebedileştirildi. Bu adam bizler de olabiliriz.
İşte burda kendimize sormamız gereken soru şu? Ben ne için, kim için yapıyorum?Adım, sanım, şanım, egom! Önemli olan gerçekten bunlar mı?
*Al-i İmran 133. ayet: Rabbinizin mağfiretine ve genişliği göklerle yer arası kadar olan cennete koşun. O, takva sahibleri için hazırlanmıştır.*
Peki Kimdir Bu Takva Sahipleri?
*Al-i İmran 134. ayet: Onlar ki; bollukta ve darlıkta infak ederler, öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah, ihsan edenleri sever.*
Başka Ya Rabbi?
*Al-i İmran 135. ayet: Onlar ki; fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah´ı anarlar. Hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları, Allah´tan başka kim bağışlar? Hem onlar yaptıklarında bile bile ısrar da etmezler.*
O halde Allah’ın rızasını kazanmak mı hangisiydi önemli olan?
Etiketlere takılıp kaldık, hangi cemaatten, hangi medreseden, hangi okuldan mezun, nereden, kimden icazet aldı?
Kur’an’ı Kerim’de şunu görüyoruz. Hep uzaktan koşan bir adam vardır.
*Kasas 20. ayet: Şehrin öte başından koşarak bir adam geldi ve dedi ki: Ey Musa; ileri gelenler, seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Hemen çık git, doğrusu ben, sana öğüt verenlerdenim.*
Halbuki bu örnekte Kur’an bize şunu öğretiyor.“Bir adam koşarak geldi.”
Ne zaman koşmaya başlarız?
Hidayete mi gaflete mi, sevaba mı günaha mı, cennete mi cehenneme mi koşuyoruz? Nereye koşuyoruz?
Nemrutun yaktığı ateşe İbrahimleri atmaya mı, yoksa karınca misali su taşımaya mı?
Resulu hicrete zorlamaya mı, yoksa Ona kucak açan Yesribli olmaya mı?
Bu dini yayma gayretine mi koşuyoruz yoksa Adiyat Suresinde harıl harıl düşmanlığa mı koşuyoruz? Yoksa Hacer gibi mi koşuyoruz?
*Öyleyse Allaha koşun gerçekten ben size O’nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.”(Zariyat: 50)*
O teslimiyetinin ödülünü zemzemle aldı. Çünkü koşmak yani sa’y imandı. İmanın peşinden koşuyor muyuz? Bu koşuşumuz Allah’a mı?
Zemzem beklemeden. Çünkü tebliğci mükafatını yalnız Allahtan bekler. Çünkü ne diyordu o adam;
*”Uyun o kimselere ki onlar sizden ücret istemezler”*
Peki bu adam niçin koşarak geldi ?Peygambere karşı neden tek bir adam?
Peygamber var bana ihtiyaçları yok demedi. Ben ne yapabilirim ki demedi?
*Mümin 28. ayet: Firavun hanedanından olup da imanını gizleyen mü´min bir adam da demiştir ki: Rabbim Allah´tır, dedi diye bir kişiyi mi öldüreceksiniz? Halbuki o, size Rabbinizden ayetlerle gelmiştir.*
Tebliğde sayılara takılmamamız gerek. Peygamber tebliğde bulundu. Fakat 1 kişi iman etti. Kimler iman edebilir?
*Yâsîn Sûresi 11. ayet: Sen, ancak zikre ittiba eden ve görmeden Rahman´dan korkanı uyarırsın. Artık ona mağfiret ve yüce mükafatı müjdele.*
Allah’ın yardımı 1 kişi bile olsanız gelir sizi bulur.
Allah bu Peygamberden ayrıntısıyla bahsetmez ama bu uzaktan gelen adamdan daha çok bahsedilir. Öyle insanlar vardır ki yeryüzü onları bilmez. Ama onlar gökyüzünde bilinirler.Ne büyük mutluluk.
Kaç kişi tebliğde bulunurken karşısındaki kişiyi kendi ailesinden biri olarak görür?
*Enfal 2. ayet: Mü´minler, ancak onlardır ki; Allah anıldığı zaman kalbleri ürperir, Allah´ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları artar ve Rablerine tevekkül ederler.*
Eğer yüreğiniz titremiyorsa bu bir acil durumdur. Kim bunu acil durum sayıp koşar?
Vesselam

