“İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı hesaplıyor.” (Kıyamet 75/36)
“Kitap (amel defteri) ortaya konulacaktır. Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmakta olduklarını göreceksin. (Onlar) “Ah, vay hâlimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın hepsini sayıp dökmüş!” diyecekler. Yaptıklarını (karşılarında) hazır bulacaklardır. Rabbin, kimseye haksızlık etmeyecektir.” (Kehf 18/49)
Bir insan ancak yapıp ettiklerini hesaplayarak kendisini değerlendirebilir. Yapıp ettiklerimizi hesaplamadan kendimizi değerlendirmemiz mümkün değildir.
Çalıştığımız işte, yaptığımız ticarette kısacası her yerde hesap, kitap yaparız. Eğer işimiz, ticaretimiz bize kar getiriyorsa, fayda veriyorsa ona devam ederiz. Aksi bir durumda o işi veya ticareti bırakır başka bir şeye yöneliriz.
Peki Neler Yapabiliriz?
Dünyamız için bunu yaptığımız halde sonsuz hayatımız için de bunu yapmalıyız. Çünkü kişi burada yapıp ettikleri ile öte dünyada ya mükafat veya ceza görecektir.
O gün gelmeden ve zararlı çıkmadan önce hemen şimdi kendimizi hesaba çekmeliyiz. Acaba ben ne haldeyim. Gerçekten yapıp ettiklerim ile nereyi hak ediyorum diye kendimize sormalıyız.
Eğer yaptıklarımız Allah’ın sözünü ettiği ve hoşnut olduğu müminlerin yapıp ettikleri gibi ise ne mutlu bize. Tam tersi ise, o zaman hemen bu gidişe bir dur demeli ve kendimize çeki düzen vermeliyiz.
Bilindiği gibi yanlış yolda yürüyen bir insan, gittiği yönden ne kadar çabuk dönerse o kadar karlı olur.
“Her insanın uçup (gittiğini sandığı davranışlar)ını boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, (önünde) açılmış bir kitap (amel defteri) çıkartacağız.
(Kendisine şöyle diyeceğiz): “Kitabını oku! Bugün hesap görücü olarak sana kendi nefsin yeter.”
“Kim doğru yola gelirse, sadece kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa, sadece kendi aleyhine sapmış olur. Hiçbir (günah) yüklüsü, başkasının (günah) yükünü yüklenemez…” (İsra 17/13-15)
Öyleyse hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmeliyiz. Amellerimiz tartılmadan önce yapıp ettiklerimizi tartmalıyız.

