TEVAZU ÜZERİNE

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Tevazu nedir?

TDV İslam Ansiklopedi sözcüğünde “Tevazu” şöyle anlatılmaktadır: Sözlükte “kendi itibar ve derecesini düşük görmek, birine boyun eğmek” anlamındaki vaz‘ kökünden türeyen tevâzu kibrin karşıtı olup kişinin başkalarını aşağılayıcı duygu ve davranışlardan kendini arındırmasını ifade eder. Türkçe’de alçak gönüllülük sözüyle karşılanmaktadır. Ayrıca “insanın lâyık olduğundan daha düşük bir dereceye razı olması” mânasına gelir.

“Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.”[4. Sure (Nisâ Suresi), 36. Ayet].
“İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.”[4. Sure (Nisâ Suresi), 173. Ayet].
“Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.”[16. Sure (Nahl Suresi), 23. Ayet].
“Haydi, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”[16. Sure (Nahl Suresi), 29. Ayet].
“Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.”[17. Sure (İsrâ Suresi), 37. Ayet].
“Rahmân’ın (has) kulları onlardır ki yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler);”[25. Sure (Furkan Suresi), 63. Ayet].
“Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez.”[31. Sure (Lokman Suresi), 18. Ayet].
“Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini herhalde eşeklerin sesidir!”[31. Sure (Lokman Suresi), 19. Ayet].
“Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine bu âyetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.”[32. Sure (Secde Suresi), 15. Ayet].
“Kibirli kişi, hakkı tanımayan ve halkı hor gören kimsedir.”
“İnsanlar, Adem’in çocuklarıdır ve Adem de topraktan yaratılmıştır.”
“Her kim Allah için alçak gönüllülük yaparsa, Yüce Allah onun derecesini yükseltir.”
“Her kim böbürlenerek giysisinin eteklerini yerden çekerse, Cenâb-ı Hâk, kıyamet günü ona rahmet nazarıyla bakmaz.”
“Kalbinde zerre kadar kibir olan Cennete giremez.” 
“Kibirliler kıyamette zerre gibi ayak altında kalır. Herkes onları çiğner.” “Kibir, her güzelliğin, [her iyiliğin, her nimetin] âfetidir.” 
“Allah için mütevazi olanı Allah yüceltir. Böbürleneni Allah alçaltır. Allah’ı çok ananı Allah sever.”
“Allah Teala hazretleri, bana: Mütevazi olun, öyle ki, kimse kimseye zulmetmesin, kimse kimseye karşı böbürlenmesin.”

Yukarıdaki Kuran-ı Kerim’in bazı ayetlerine ve bazı hadislere kısaca bir bakacak olursak: Rabbimiz kitabımız olan Kuran-Kerim de bizlere defalarca ihlaslı yani samimi, dürüst, mütevazı vb. salih olan kullardan olmamızı istemiş, her türlü nefsani hastalıklardan uzak durmamızı emretmiştir. Ve biz aciz kullardan, bu imtihan dünyası olan yeryüzünde, tevazu yani alçakgönüllü olarak nefsimize ve şeytana uymamakla emretmiş; kibirden ve böbürlenip diğer insanları aşağılamaktan, kendisini üstün görmekten, üstünlük taslamaktan, böbürlenerek bozgunculuk yapmaktan menetmiştir. Zira kibir, böbürleniş veya mağrurluk nefsani (şeytani), tevazu, mütevazılık yani alçakgönüllülük ise rahmani (İslami) dir. Kişi nefsine uyup, şeytanın yollunda kibir ile yürür ise, işte o zaman kaybedenlerden olur.

Kibir ile yapılan ibadetlerle övünmek ve bunun sonucunda ikiyüzlülük denilen manevi kalp hastalıkları meydana gelmiş olur. Zira yalancılık ve ikiyüzlülüğe yol açan kibirlilik, mağrurluk, böbürlenmek vb. denilen manevi kalp hastalıkları kişinin tüm hayırlı amellerini boşa götürür, kişiyi hak yollundan saptırır.

Rabbimizin biz mümin kullardan istediği yani hak dini olarak gelen İslam dininin birer emri ve Peygamber Efendimizin sünneti olan tevazulu, alçakgönüllü olmak çok önemli bir karakter özelliğidir. Müslüman kişi, nefsini her türlü şeytani arzu ve hevesten arındırarak, kalbini kibir ve diğer manevi hastalıklardan kurtarıp Allah’ın sevdiği bir mümin kul olması gerekir. Zira Allah Teala tevazu sahibi ve alçakgönüllü olan kullarını sever, kibirli ve böbürlenenleri de asla sevmez.

O biz kullardan her nerde olursak olalım, tevazu ile hareket etmemizi, yeryüzünde temiz  bir kalp ile güzel ve hoş ameller yapmamızı, her türlü kibir ve kendini beğenmişlikten uzak olmamızı istemiştir.

Eğer kurtuluşa ermek, sonsuz nimetlere kavuşmak ve en önemlisi Rabbimizin sevdiği mümin bir kul olmak istiyorsak; tevazu ve alçakgönüllülük olmadan bütün bunlar bir yanılgıdan ibaret olur.

Ne mutlu o salih olan mümin kullara ki; nefsini terbiye etmiş, kalbini her türlü manevi kirden, hastalıktan temizlemiş ve Allah’ın da istediği, emrettiği tevazu ve alçakgönüllülük yolunda iyilik edenlere.          

                                           Vesselam…

Similar Posts

  • İNFAK NEDİR?

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. İnfak nedir? TDV İslam Ansiklopedisi sözcüğünde “infak” şöyle anlatılır: “Tükenmek, tamamlanmak, son bulmak” mânasındaki nefk kökünden türetilen infâk “bitirmek, yok etmek; yoksul düşmek” gibi anlamlara gelirse de daha çok “para veya malı elden çıkarmak” mânasında kullanılmaktadır. Dinî-ahlâkî bir terim olarak genellikle “Allah’ın hoşnutluğunu elde etme amacıyla kişinin kendi servetinden…

  • FELAK SURESİ

    GERÇEKTEN KİME SIĞINDIK? Felak Suresi bize sığınmamız gereken doğru adresi gösterir. Kime sığınacağımızı gösterir. Euzubillahimineşşeytanirracim.Bismillahirrahmanirrahim. 1. De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.” (1-5) Rab kelimesi beslemek,  yetiştirmek anlamlarına gelir. Kur’anda Rab kelimesinin bir anlamı daha vardır.  Yusuf Suresi 23…

  • KUR’AN’I KİMLER ANLAR?

    Kur’an; Allah’ın yarattığı insanlara yol göstermek, doğruya ulaştırmak, dünya ve ahiret hakkında bilgi vermek, doğru inancın nasıl olması gerektiğini bildirmek, yanlış inancın hem dünyada hem de ahirette insanı zorluk ve sıkıntıya koyacağını öğretmek ve göstermek için indirdiği hak ve gerçek bir kitaptır. Kur’an’ın indirilme hikmeti bu olduğu ve bütün insanlık için hatırlatma, öğüt, yol gösterici…

  • A’LÂ SURESİ(1.BÖLÜM)

    Selamünaleyküm arkadaşlar. Bugünkü dersimizde Ala suresini öğreneceğiz. Ala; yüce, büyük demektir. Ala suresi bize Rabbimizi tesbih etmemiz gerektiğini, Onun bizi yarattığını ve bize doğru yolu gösterdiğini anlatır. Dünya hayatının geçici olduğunu, ahiretin ise kalıcı olduğunu anlatan suredir.  Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim (1) Rabbinin yüce adını tesbih et. Tesbih; Allah’ın belirlediği çizgide, O’nun emrettiği ve razı olduğu şekilde…

  • AHDE VEFA ÜZERİNE

    Her şeyden önce nimeti ve merhameti sonsuz, bağışlamayı da çok seven alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’a hâmd, onun kutlu elçilerine salât ve selâm olsun. Ne güzel bir ahlaktır vefalı olmak. Peki kime, neye karşı, niçin ve neden vefalı olalım? TDV İslam Ansiklopedisine göre ahit ve ahde vefa sözcükleri şöyle tanımlanmaktadır: “Sözünde durmak, verdiği sözlere bağlı…

  • AYDINLIĞA ULAŞMANIN YOLU

    “Allah, iman edenlerin/ güvenenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlerin/ gerçeği örtenlerin velileri ise tağutlardır; onları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara sokar. İşte onlar ateş ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.” (Bakara:257) İman emn kökünden gelir ve güven anlamı taşır. Mümin ise güvenen anlamına gelir. Bir insan eğer Allah’a güvenir ve güvenilir bir insan olursa mümin olur. Böyle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir