AŞKIN FERMANIDIR TESLİMİYET

Bakara Suresi 131. ayet: “ Rabbi ona:” Teslim ol.” dediğinde ( o ) : Alemlerin Rabbine teslim oldum.” demişti.  

Gözlerimizi kapatıp bir an için kendimizle başbaşa kalalım. Bugün içimizdeki sese kulak verelim ve teslimiyet noktasında nerde durduğumuza bir bakalım hatta vicdanımızla yüzleşelim istiyorum. La ilahe illallah diyen her vicdan sahibi bu teslimiyete kendi gönül rızasıyla boyun eğmiş demektir. 

Al-i İmran Suresi 83. ayet: “ Peki onlar, Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar. Oysa göklerde ve yerde her ne varsa – istese de, istemese de- O’na teslim olmuştur ve O’na döndürülmektedirler.”

Hiçbir şart olmadan, peşinen Allah’a teslim olmak imanımızın bir şartı değil midir? 

Bakara Suresi 136. ayet: “Biz Allah’a ve bize indirilene; kezâ İbrâhim, İsmâil, İshak, Ya‘kūb ve torunlarına indirilenlere; yine Mûsâ ve Îsâ’ya verilenlere ve bütün peygamberlere rableri tarafından gönderilenlere inandık. Onlar arasında ayırım yapmayız; biz O’na teslim olmuşuzdur”deyin.

Madem iman edip teslim olduk, müslüman olduk,Yarabbi dedik neden bunu kulluğumuzla göstermekten, hayatımıza geçirmekten bu kadar aciziz. Halbuki inandığımız Kur’an teslimiyetin örneklerini anlatırken bizler sadece ne Salih kullarmış demekle mi yetiniyoruz? Halbuki her biri hayatımıza yön veren rehberlerdir.

Bugün hacc görevini yerine getiren müslümanlar kurban keserken İbrahim’in İsmail’ini kurban etmedeki teslimiyetini anlayabiliyorlar mı? Hangimiz İsmail’imizden vazgeçebiliyoruz. Yüce Allah Hz. İbrahim’i çok ağır bir sınava tabii tutuyordu. 

Saffat Suresi 102. ayet: “Çocuk, babasıyla beraber iş güç tutacak yaşa gelince babası ona, “Yavrucuğum” dedi, “Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm; düşün bakalım sen bu işe ne diyeceksin?” Dedi ki: “Babacığım! Sana buyurulanı yap; inşaallah beni sabredenlerden biri olarak bulacaksın.” Her ikisi de teslimiyet imtihanından geçtiler. Buna karşılık Allah onlara katından Cebrail ile bir kurban gönderiyor. 

Peki bizim imtihanımız nerede? Hangimiz İsmaillerimizden vazgeçebiliyoruz? Para, mal, mülk, isim, kariyer vs. Hayatımızda her ne değerli ise onlar İsmailimiz değil mi? 

Bunlardan vazgeçerek bunların gerçek sahibine teslimiyet içinde İsmailimizi kurban edebiliyor muyuz? Hz. İbrahim’in teslimiyetinden nasibimizi alabiliyor muyuz? 

                                                   Vesselam

Similar Posts

  • BEYYİNE SURESİ(2. BÖLÜM)

    (5) Halbuki onlara ancak, dini yalnız O’na has kılarak ve hanifler olarak Allah’a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur. Namaz nasıl dosdoğru kılınır? Kur’an’a göre namaz Ankebut suresi 45. ayete göre kötülükten alıkoymalıdır. Ayrıca tüm hayatımızda, namazda dosdoğru olduğumuz gibi namaz dışında da dosdoğru olmayı gerektirir. Seccadeyi kaldırdığımız gibi Allah’ın emirlerini…

  • ZİLZAL SURESİ(2.BÖLÜM)

    (7) Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. Bu ayette zerre ifadesi var. Zerre çok küçük miktar demektir. Çoğu insan küçük miktarları hiç umursamaz, ciddiye almaz. Ama bizim Rabbimiz küçücük iyiliğimizi bile ciddiye alır. Zerre kadar bile bir iyilik yaptıysak Rabbimiz bize gösterir.  O iyiliğimiz ister bir kaya içinde olsun, isterse de yerin dibinde olsun….

  • ÇOCUK HAKLARI ÜZERİNE

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Selamünaleyküm arkadaşlar. Bugün sizlere “Çocuk Hakları” hakkında elimizden geldikçe anlatmaya çalışacağım inşallah. Kuran ve Sünnet Işığında Çocuk Hakları: İslam dininin çocuğu korumaya yönelik olarak koyduğu kurallar ve haklar vardır. Güzel isim almak her çocuğun en başta gelen hakkıdır. Güzel isim, kişinin o isimle özdeşleşmesine neden olur. Dinimize göre çocuk doğduğu…

  • DOSTLUK HUKUKU

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Senin derdinle dertlenip kendi derdini unutana dost denir. Senin kötü gününde yanından kaçana değil yanına koşana dost denir. Sen bazen kendini bile çekemezken, seni yıllarca her hâlinle çekene dost denir. Güzel günlerde sizi yalnız bırakmayan, kötü günlerde destek olan kişiye dost denir. Bu tanım basit olup, ama anlam açısından doludur….

  • ALLAH’IN MUTLULUK REÇETESİ

    Yunus Suresi 58. ayet: “Söyle onlara, (sevineceklerse) Allah’ın lutfu ve rahmetiyle, evet bununla sevinsinler; çünkü bu, onların toplayıp biriktirdiklerinden daha değerlidir.” Hayatın asıl hedefi Allah’ı razı etmek. Kur’an bir rehberse eğer, başka bir deyişle hidayet kaynağı ise bir istikametimiz olmalı. Aslında Allah bize mutlu olmamız için bir amaç veriyor. Enbiya Suresi 90. ayette:” Onlar, hayır…

  • KUR’AN’I ANLAMAK MI SESLENDİRMEK Mİ?

    Hiç kendimize sorduk mu, niçin Kur’an’ı okuyoruz? Anlayıp, yaşamak için mi, yoksa seslendirmek için mi? Mesele sadece Kur’an’ı Arapça okumak olmamalı; anlayıp yaşamak olmalıdır. Kur’an, Arapça okunurken ondan hoşlananlar; manası okunurken neden hoşlanmazlar? Kur’an’ı anlamadan sadece Arapça seslendirmek Allah’ın tefekkür edin, düşünün emrini yok saymak demektir. Bir metini anlamadan onun üzerine düşünmek mümkün değildir. Onun için Allah’ın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir