ADİYAT SURESİ(2.BÖLÜM)

Yasin suresinde koşan bir adam var.

“İşte o zaman biz, onlara iki elçi göndermiştik. Onları yalanladılar. Bunun üzerine üçüncü bir elçi gönderdik. Onlar: Biz size gönderilmiş Allah elçileriyiz! dediler. Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahmân, herhangi bir şey indirmedi. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.

(Elçiler) dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

«Bizim vazifemiz, açık bir şekilde Allah’ın buyruklarını size tebliğ etmekten başka bir şey değildir» dediler.

(Bunun üzerine onlar:) Doğrusu siz bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun sizi taşlarız. Ve bizden size mutlaka fena bir kötülük dokunur, dediler. Elçiler şöyle cevap verdi: Sizin uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size nasihat ediliyorsa bu uğursuzluk mudur? Bilakis, siz aşırı giden bir milletsiniz. Derken şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. «Ey kavmim! dedi, bu elçilere uyunuz!»”(Yasin:14-20)

Şehrin yakınından değil, şehrin içinden değil, en uzak yerinden bir adam koşarak geliyor. Çünkü bunlar peygamberleri öldüreceklerdi. Bunu engellemek için, iyiliğe koşan güzel bir insan var.
Bir tane daha koşan birisi var. O da
Kasas suresi 20. ayette Rabbimiz şöyle buyuruyor:“Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi: Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için hakkında müzakere ediyorlar. Derhal (buradan) çık! İnan ki ben senin iyiliğini isteyenlerdenim, dedi.”

Bunlar Yüce kitabımızdaki iyiliğe koşan insanlar.  Her şeyde muhakkak zıtlık vardır. Nasıl ki bunlar iyiliğe koşan örneklerse çevremizde kötüye koşan örnekler de var.

Bu kötüye koşanlar aslında ayetleri aciz bırakmak için, ayetlerin umursanmaması için koşuyorlar. Bunların cezası Sebe suresi 38. ayet:”Âyetlerimizi boşa çıkarmaya çalışanlara gelince, onlar da azapla yüz yüze bırakılacaklardır.”

 Hac suresi 51. ayet:”Âyetlerimiz hakkında (onları tesirsiz kılmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlara gelince, işte bunlar, cehennemliklerdir.” 

Bizler bu kimselerden olmamak için, ayeti gördüğümüzde başım üstüne Rabbim deyip kötülüklerden vazgeçmeliyiz. Rabbimizin emirleri dururken aksini yapmamızı isteyen nefsimize ve diğer insanlara aldanmamalıyız.

Kötülüğe koşanlar ayetler duyulmasın, insanlar anlamasın diye o kadar çok gürültü yaparlar ki bunu Fussilet suresinde görüyoruz.

Fussilet suresi 26. ayet:”İnkâr edenler: Bu Kur’an’ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız, dediler.” 

Peki nasıl gürültü yaparlar? 

Siz ayet söylersiniz onlar başka şey söylerler. Ekonomi derler, geçim derler.Gündemi değiştirirler. Sünnet başka Kur’an başka derler. Kur’an’ın ayetleri eski zamanın masallarıdır derler. Uygulamaya gerek bile görmezler ve sizi etkilemeye çalışırlar. Öyle program yapar ki sizin hayatınınızda, Kur’an’ın kokusunu bile duyamazsınız. Onlar sizin fıtratınıza uygun olan bu ayetleri gördüğünüzde inanacağınızı bildikleri için gürültü yaparlar. Çünkü tek başına kalmak istemez hiçbir insan, tek başına kötülüğe koşmak istemez. Elbette yakınında birilerini ister. Böylece güçlünün haklı olduğu bir düzen kurup yoksulu, yetimi hor görüp kendi isteklerine doğru koşacaklardır. Kurdukları bu düzenin devamı için koşacaklardır. Sahi biz iyilikte mi koşuyoruz kötülükte mi? 

(2)Sonra çakarak kıvılcım saçanlara;

Bu kişiler tıpkı atın koşarken tırnaklarından çıkan ateş gibi kötülüğe varıyla, yoğuyla, bütün imkanlarıyla koşuyorlar. 

(3)Sabahleyin ansızın baskın yapanlara;

 Bu kişiler gece boyunca planlar yapıp

sabah uygulamaya geçiyorlar. Çok aktifler, gece, gündüz kötülük peşindeler.

(4)Derken o sırada tozu dumana katanlara;

Bu kişiler o kadar fesat, o kadar fitne yapıyor, öyle oyunlar çeviriyorlar ki bir bakmışsın ortalık toz duman olmuş. Ortalık o kadar çok karışmış ki şaşırıyorsunuz, ne oluyor diyorsunuz.

(5)Peşinden orada bir topluluğun ta ortasına dalanlara ki!

Bu kötü kişiler ortalığı birbirine kattılar, aktifler hiç boş durmuyorlar, sürekli koşuyorlar. Bizler de aktif bir müslümansak, sadece namazımı kılayım yeter demeyenlerdensek,Peygamberimizin yolunda olanlardansak, bu kötülükte koşanlar bizim de imtihanımız olacaktır.  

Rabbimiz Ali-İmran suresi 186. ayette “ Andolsun ki, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz; sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvâ gösterirseniz, muhakkak ki bu, (yapılacak) işlerin en değerlisidir.” buyuruyor. 

Mal ile, can ile,  incitici söz ile  imtihan!

Bu imtihanlara hazır mıyız?

Kötülükler karşısında dik durabilmek için öncelikle ekonomimiz iyi olmalı, sonra bilgili olmalıyız. Bilgi kaynağımız Allah’ın kitabı olmalı ki böylelikle o kötüler bizi kandıramasın.

En temel bilgimiz ise şu; Allah görüyor, biliyor olmalıdır. Bunu bilmeliyiz, bunu hayata uygulamalıyız. Sonra çalışkan olmalıyız.  Ayetleri nasıl hayata uygulayabilirim diye çalışmalıyız. Aile bağlarımız iyi olmalı ki gücümüz artsın. Ufak şeyler için akrabalarımızı, çevremizdekileri kırmamalıyız. 

Kötülükte koşanlar, senden önce Allah’a karşı koşuyor, Allah’ı yalanlıyorlar. 

Rabbimiz Enam suresi 33. ayette:”Onların söylediklerinin hakikaten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler açıkça Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar.” 

Allah’ı karşısına alan insan eninde sonunda kaybeder. Yeter ki bizler Allah yolunda olalım. Kazanan bizler oluruz, kaybeden bu kötülüklere koşanlar olur. Bunu bilerek yaşamalıyız.

Similar Posts

  • NASR SURESİ

    Başarıyı Kimden Bilelim? Bugün Nasr Suresi hakkında konuşacağız. Bu sureye “Veda Suresi” de denir. Çünkü Peygamberimiz (sav) bu sure indikten birkaç gün sonra vefat etmiştir. Bilindiği üzere mübarek kabri Mescid-i Nebevi’de medfundur. Halbuki Mekke’yi de çok ama çok severdi.  En sevgili dostu  Hz. Ebubekir-i Sıddık (r.a.) ile birlikte Hicret etmeden evvel Mekke sevdasından olsa gerek,…

  • VESİLE NEDİR?

    “Ey iman edenler! Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na yakınlaşmak için vesile arayın. O’nun yolunda gayret gösterin ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide 5/35) “İşte onların, o yöneldikleri de Rabb’lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O’nun rahmetini uman ve O’nun azabından korkan kimselerdir. Gerçekten Rabb’inin azabı korkunçtur.” (İsra 17/57) Vesile, Allah’a inanan ve güvenen bir kişinin Allah…

  • ALAK SURESİ (1.BÖLÜM)

    Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm. ﴾1﴿ Yaratan Rabbinin adıyla oku! Rabbimiz bu ayette okur musun, okusan diye ricada bulunmuyor, “Oku” diye emrediyor. Okumak, Kur’an okumak Rabbimiz ne emrediyorsa mazeret göstermeden onu yapmaktır. Yoksa her gün sayfalar dolusu okuyup hatim indirmek yani Kur’anı baştan sona kadar okumak değildir. Adaletli ol ayetini okuyup adaletli olmuyorsak, iyilik yap ayetine rağmen kötülük yapıyorsak, faizden uzak…

  • TEVAZU ÜZERİNE

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Tevazu nedir? TDV İslam Ansiklopedi sözcüğünde “Tevazu” şöyle anlatılmaktadır: Sözlükte “kendi itibar ve derecesini düşük görmek, birine boyun eğmek” anlamındaki vaz‘ kökünden türeyen tevâzu kibrin karşıtı olup kişinin başkalarını aşağılayıcı duygu ve davranışlardan kendini arındırmasını ifade eder. Türkçe’de alçak gönüllülük sözüyle karşılanmaktadır. Ayrıca “insanın lâyık olduğundan daha düşük bir…

  • SALİH AMELİN BAŞLANGICI NEDİR?

    Salih amelin yani iyi davranışta bulunmanın ilk basamağı Alak Suresi 1. ayet olan “ Yaratan Rabbinin adıyla oku” ayeti gereğince Kur’anımızı okuyup hangi davranışlarımızın salih amel hangi davranışımızın kötü amel olduğunu bilmektir. Rabbimizin istediği davranışları bilirsek ancak o zaman doğru davranışı biliriz. Sonraki etabımız Tevbe Suresi 119. ayetteki gibi “Doğru insanlarla beraber ol” emrini yerine…

  • İNŞİRAH SURESİ(1.BÖLÜM)

    Selamünaleyküm arkadaşlar. Bugünkü dersimizde İnşirah suresini öğreneceğiz. İnşirah; ferahlamak, açmak demektir.  Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. ﴾1﴿ Senin kalbini açıp genişletmedik mi? Ayete dikkat edersek Peygamber Efendimizin göğsü daralıyor, sıkılıyor ki Rabbimiz göğsünü açmadık mı ifadesini kullanıyor. Peki Peygamber Efendimizin göğsü neden daralıyordu? Cevabı Kehf suresi 6. ayettedir. “(Ey Muhammed!) Demek onlar, bu söze (kitaba) inanmazlarsa, onların peşinde üzüle üzüle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir