ALLAH’IN MUTLULUK REÇETESİ

Yunus Suresi 58. ayet: “Söyle onlara, (sevineceklerse) Allah’ın lutfu ve rahmetiyle, evet bununla sevinsinler; çünkü bu, onların toplayıp biriktirdiklerinden daha değerlidir.”

Hayatın asıl hedefi Allah’ı razı etmek. Kur’an bir rehberse eğer, başka bir deyişle hidayet kaynağı ise bir istikametimiz olmalı. Aslında Allah bize mutlu olmamız için bir amaç veriyor.

Enbiya Suresi 90. ayette:” Onlar, hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı.” buyuruyor.

Allah’ın bize mutlu olmamız için verdiği reçetelerden biridir bu. Mutlu olmak için hayırda koşmalı. Başkalarını mutlu etmek bizi de mutlu edecektir. Allah bizim ruhsal sevincimiz ile ilgileniyor. Ruhumuz sadece Allah’ın kelamını yaşantımıza geçirdiğimizde Allah’ın rızasını gözeterek mutmain olabilir. 

Fecr Suresi 27. 28. 29. ve 30. ayetler:”Ey imanın huzuruna kavuşmuş insan! Sen O’ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak rabbine dön. Böylece has kullarımın arasına sen de katıl. Cennetime gir! “

Biz mutluluğu şeylere bağlıyoruz. Ve o şey her ne ise elde ettikten sonra, belki kısa bir süreliğine mutlu bile olabiliriz ama ya sonra? Sonra eski halimize geri dönüyoruz. Peki neden? Çünkü mesele elde edilen o şey her neyse o değilmiş bizi mutlu eden. 

Aradığımız şey çok başka bir şey. 

Al-i İmran Suresi 14. ayette: “Nefsânî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, soylu atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere düşkünlük insanlara çekici kılınmıştır. İşte bunlar dünya hayatının geçici menfaatleridir. Hâlbuki varılacak güzel yer, Allah’ın katındadır.” buyuruyor.

Şimdi asıl soru bizler bu şeyleri neden istiyoruz ve bu şeylere sahip olduğumuzda neler olacağı hakkındaki düşüncelerimiz ne? Vereceğimiz en basit cevap “çünkü mutlu olacağım.” Hatta bizi mutlu edecek diye bir sürü acı ve sıkıntı bile çekmeye razı olabiliyoruz. Yaptığımız bu fedakarlıklar hayatımızın büyük bir parçasını oluşturuyor. Mutluluk dediğimiz şey senin ona doğru koştuğun şeydir. Ve Kur’an aslında tam olarak bize bunu öğretiyor. 

Nisa Suresi 32. ayette: “Allah’ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri iç çekerek arzu etmeyin.”buyuruyor.

Yani birinde olan avantaj sizde dezavantaja dönüşebilir. Ya da tam tersi olabilir. O zaman Rabbimizin öğüdüne kulak vereceğiz. 

Rad Suresi 29. ayet: “İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara ne mutlu! Varılacak güzel yurt onlar içindir.”

Ve Kur’an aslında tam da bize bunu öğretiyor. Bize verilenden fazlasını verdiği insanları gösteriyor ve onların hala nasıl 

mütevazi olduklarını ve daha az verilen insanları gösteriyor. Onların hala nasıl infakta yarıştıklarını.

Haşr Suresi 9. ayet: “ Mekke’den Medine’ye hicret edenlere karşı Medinelilerin “Onları severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık 

hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” 

Kur’an kelamını tefekkür etmek hayata karşı bakış açımızı değiştirir. Bakış açımızı değiştirmek aslında bir yerde şifa da veriyor. Öğütle kalmıyor sadece şifa ve rahmet yolunu da gösteriyor. Üzüntüler, sıkıntılar…

Bunlardan kaçmak bizi mutlu etmez. Belki kısa bir mola  verdirebilir. Ama Rabbimiz bize bunlarla baş etmenin yolunu gösteriyor. 

Bakara Suresi 156. ayette “ O sabredenler, kendilerine bir bela geldiği zaman biz Allah’ın kullarıyız ve biz Ona döneceğiz derler.” buyuruyor. Herhangi bir musibete karşı tavrımız bunu bela olarak algılamamaktır. Asıl bela Allah’a dönmeyi unutmaktır. 

Necm Suresi 42. 43. 44. ayetler 

“En sonunda yalnız rabbine varılacaktır. Güldüren de O’dur, ağlatan da. Öldüren de O’dur, yaşatan da.”

Herkesin başına gelen musibetler, imtihanlar vardır. Bizim ( mümin olarak) diğerlerinden farklı olarak Kur’an’ın bize imtihanlarla başa çıkmanın yollarını da sunuyor olması. 

Beled Suresi 4. ayet “ And olsun biz insanı zorluk içinde yarattık.” 

Bizler mümin olarak gerçek mutluluğun Allah’ın rızasını kazanmak olduğunun bilincinde yaşamımızı sürdürmeliyiz. Yunus Suresi 57. ayet “ Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.” Allah’ın ayetlerinden gafil olanların akibeti elbette hüsran olacaktır.

Taha Suresi 124. ayet “Kim de beni anmaktan yüz çevirirse mutlaka sıkıntılı bir hayatı olacaktır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz.”

Rad Suresi 28. ayet: “Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.”

Bizler o huzurun derdindeyiz. 

Yasin Suresi 58. ayet “Onlara merhametli Rabbin söylediği selam vardır.” İşte biz o selamın peşindeyiz.

Meryem Suresi 4. ayet “ Rabbim! Sana dua etmekle hiç mutsuz olmadım.”

                                            Vesselam 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir