DÜŞÜN Kİ;

Düşün ki;
Yaşıyorsun,
Ama ölüm yok.
Ölüm diye bir şey yok !
Ölmeyeceğini bilerek,
Ölmeyeceğine emin olarak yaşıyorsun. Sevdiklerin de ölmeyecek.
Ölüm kimseye gelmeyecek.
Çevrende hiç kimse ölmeyecek.

Düşün ki; Hiç kötülük yok içinde!
Tertemizsin. Günahlardan arınmışsın! Aklından kötülük geçmez olmuş. Kin yok! Düşmanlık yok! Şeytan yok! Vesvese yok! Katil, hırsız, sapık,
Kıskanç ve kötü insanlar yok. 
Herkes masum.
Herkes tertemiz.
Herkes iyi kalpli.

Düşün ki;
Üzüntü yok!
Üzülecek hiç bir şey yok!
Hep mutlusun.
Hiç bir derdin tasan yok!
Çevrendeki insanlar da öyle,
Hep birden mutlu herkes!
Hep beraber neşe içindesiniz.

Düşün ki;
Her istediğin oluyor.
Hem de hemen.
Herkesin de her istediği hemen oluveriyor. Kötü bir şey istemek yok. 
Çünkü kötülük yok olmuş. 
İstekler hep iyi ve güzel.
Yiyecek ve içecekler sonsuz.
Ve asla tükenmiyor. 
Tatları ise daha güzel çünkü;
GDO yok.
Çürüme yok. 
Sahte gıda yok. 
Hormonlu gıda yok.
Hepsi doğal.
Hepsi taze. 
Hepsi temiz.
Hepsi bol bol.
Sınırsız.
Düşün ki;
Korkmak yok!
Deprem mi olur? 
Yangın mı çıkar?
Hastalık mı gelir?
Başıma bir kaza mı gelir?
Araba mı çarpar derdi yok. 
Artık korkacak hiç bir şey kalmamış!
Ne kendin için, ne sevdiklerin için. Endişelenmiyorsun artık. 
Tamamen güvendesin.
Herkes güvende.

Düşün ki;
Köşkün var!
Tahtın var!
Hizmetkarların var!
Çeşit çeşit içeceklerin!
Altın bileziklerin.
İpekten giysilerin var.
Varlık içindesin.
Eksiksiz.

Düşün ki;
Sonsuza kadar mutlusun.
Allah seni affetmiş!
Allah’ı görüyorsun!
Allah’ı duyuyorsun!
Üşümek yok.
Terlemek yok.
Sıkılmak yok. 
Kötü söz yok. 
Aç kalmak yok.
Susuz kalmak yok.
Fakir kalmak yok. 
Çevre kirliliği yok.
Savaşlar yok. 
Mikrop kapmak yok. 
Acı çekmek yok. 
Yorulmak yok. 
Gam yok.
Keder yok.

İşte bu Cennet Yurdu!!

Tegâbûn suresi 9. ayet: “Kim Allah’a iman edip salih(iyi) bir amelde bulunursa (Allah) onun kötülüklerini örter ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük ‘mutluluk ve kurtuluş (fevz)’ budur.”

Saffat suresi 61. ayet: “Böyle ebedî bir saadet için çalışsın çalışanlar…“

Similar Posts

  • ALLAH KİMLERİ SEVER?

    Bugün sizlere öyle bir soru soracağım ki…Bu sıradan bir soru değil, insanın kalbini yerinden oynatacak türden bir soru. Soruyorum:Allah kimleri sever? Bu soru öyle büyük bir soru ki, sahabeler bile merak edip Peygamberimize gidip sürekli sorarlardı. Çünkü sevildiğini bilmek insanı güçlendirir.Hele ki bizleri yaradan Allah tarafından sevilmek söz konusuysa, bu bambaşka bir şeydir.Sonuçta hiçbirimiz çıkıp…

  • KUR’ANDA MÜMİNLERİN VASIFLARI

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla. Hayat kitabımızda Müminler nasıl tarif edilmiş, mümin kime denir? Gelin biraz inceleyelim… Sözlükte “güven içinde bulunmak, korkusuz olmak” anlamındaki emn (emân, emânet) kökünün “if‘âl” kalıbından türeyen mü’min kelimesi “inanıp tasdik eden; başkalarının güvenli olmasını sağlayan, vaadine güvenilen” mânalarına gelir. Kelimenin esmâ-i hüsnâdan biri olarak içerdiği mâna da bu çerçevededir. Mü’min: Allah’a kalp ile teslim…

  • ADALETİN KUTUP YILDIZI

    İnsanoğlunun çoğunluğunun inanç problemlerinden biridir adalet konusu. Halbuki bizim adalet anlayışımız ile Allah’ın adaleti çok farklı. Bizler resmin görünen kısmını ölçüp biçerken Rabbimiz bize bilmediğimiz, anlayamadığımız bir adalet ile muamele eder. Bizim kul olarak yapacağımız sadece hikmetini Allah’a havale edip, Onun yolunda, Onun gösterdiği biçimde hayatımıza devam etmek. İsyan etmeden, keşke demeden… Talak suresi 1….

  • YASİN SURESİ 3. BÖLÜM

    62.Ve andolsun sizden pek çok halkı saptırdı.Artık akıl ediyor olmadınız mı? Burada Allah’ın yemin etmesi aslında bu yasanın değişmezliğini ifade ediyor.Şeytan pek çok insanı doğru yoldan sap-tı-ra-cak. Çünkü onlar Allah’a ulaşmak için, Allah’ın verdiği aklı kullanmadılar. Akıl etmek kavramının üzerinde duralım. Akıl nedir? Olayları, parçaları birbirine bağlayıp gerekeni yapabilmektir ki akıl etmek,zekadan farklıdır. Zeka:Anlık bilgiyi…

  • BEYYİNE SURESİ (1.BÖLÜM)

    Selamünaleyküm arkadaşlar.Bugünkü dersimizde Beyyine suresini öğreneceğiz. Beyyine, delil, ispat demektir.Bu sure delil, yani Kur’an geldikten sonra ikiye ayrılan insanlardan bahseder. Birincisi delilleri görüp eyvah meğer yaşadığımızı din zannetmişiz. Yaşadığımız din değilmiş. Ben kendime göre Müslümanmışım. Kitaba ve sünnete göre Müslüman olamamışım deyip kendini toparlamaya çalışır. İkincisi ise ne olmuş ya biz de müslümanız, biz atalarımızdan,…

  • EY NEFSİM!

    TapacaksanAllah’a tap. SeveceksenAllah’ı sev. Hayran olacaksanAllah’a hayran ol. Secde edeceksenAllah’a secde et. İtaat edeceksenAllah’a itaat et. Yardım isteyeceksenAllah’tan yardım iste.“Yardımına sığınılacak olan yalnız Allah’tır.” (Yusuf suresi 18. ayet) Post Views: 241

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir