ZİLZAL SURESİ(1.BÖLÜM)

Selamünaleyküm arkadaşlar bugünkü dersimizde Zilzal suresini öğreneceğiz. Zilzal deprem demektir, en büyük deprem ise kıyamettir. Okullarda hep deprem tatbikatı yaptık. Şöyle bir hatırlayalım.

Siren çalar, çök kapan tutun hareketini yaparız. İkinci sirende de dışarı çıkarız.

Bu tatbikatı her yıl yaptık. Peki en büyük depremin tatbikatını hiç yaptık mı?

Kıyamet tatbikatını hiç yaptık mı?

Her anımız, son anımız gibi Rabbimizin çizgisinde olmak için çabalamalı, bir şeyler yapmalıyız. Belki de şuan yaşadığımız son anımızdır.

Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim.

(1) Yer o dehşetli sarsıntısıyla sarsıldığında;

Yer ne zaman sarsılır? Tabii ki kıyamet kopunca. Kıyamet kopunca nasıl bir dehşet olur? Ayetleri gözümüzde canlandıralım. Hatta öyle bir canlandıralım ki birebir hissedelim. Böylece aklımızda daha çok kalır. Kendimizi daha iyi toparlamış oluruz ve günahlardan vazgeçeriz. Günahlardan vazgeçmeyi hep erteledik. Ölüm gelmeden günahlardan vazgeçmemiz gerekiyor. Yoksa çok geç olur, pişman olanlardan oluruz. 

Mearic suresi 8. ayet:”O gün gökyüzü, erimiş maden gibi olur.”

Ayetin devamında o gördüğümüz yüce dağlar nasıl olacak?

“Dağlar da atılmış yüne döner.”

Hatta Vakıa suresinde dağların bir hali daha var bakalım. 5. ayet:”Dağlar parçalandığı,” 

Diğer yerler nasıl oluyor? 

Tekvir suresi 1. ayet:”Güneş katlanıp dürüldüğünde,”

Tekvir suresi 4. ayet:”Gebe develer salıverildiğinde,”

Buradaki gebe develer en değerli mallar. Şimdiki zamanın mercedesi diyebiliriz. En değerlileri. Bu mallar bırakılıveriyor, unutuluyor. 

Tekvir suresi 5-6. ayetler:”Vahşî hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde, Ve denizler ateşlendiği vakit”   

Denizlerin fokur fokur kaynadığını gözünüzde canlandırabiliyor musunuz?Dağlar toz duman olmuş, gökyüzü erimiş maden gibi, yer sallanıyor. Bütün bu dehşetli sahnelerde insan ne durumdadır?

Hac suresi 1. ayet:”Ey İnsanlar Rabbinizden sakının; şüphesiz o kıyamet gününün sarsıntısı çok büyük bir şeydir.”

Bu sure, Ey insanlar diye başlıyor. Rabbimiz bütün insanları uyarıyor. Kıyamet zelzelesine karşı bütün insanları uyarıyor. Rabbim o kıyamet zelzelesi  nasıl bir şeydir  diye sorduğumuzda, hemen bize 2. ayette cevabını verir. 

Hac suresi 2. ayet:”Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirdiğinden geçer. Ve her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları hep sarhoş görürsün, halbuki sarhoş değillerdir. Fakat Allah’ın azabı çok şiddetlidir.”

Kıyametin dehşeti karşısında insanlar canciğer yavrusunu bile unutuyor. Rabbimiz “Her gebe kadın çocuğunu düşürür” diye buyurdu. İşte can candan, beden bedenden ayrılıyor. “Kıyamet gününde burada sarhoş görürsün. Halbuki sarhoş değillerdir.”diye buyuruyor. Hani bizler de  bir kaza olduğunda aklımız gider, o an ne yapacağımızı bilemeyiz. Aynı sarhoş gibi oluruz ya, buradaki de öyle bir durum. Gerçek sarhoş değil, sarhoş hareketlerine benzeyen hareketlerin yapılması. Anneler bu haldeyken çocuklar nasıl olacak? 

Müzzemmil suresi 17. ayet:”Peki inkâr ederseniz, çocukları ihtiyarlatacak o günden (kıyamet gününden) kendinizi nasıl kurtaracaksınız?”

Bizler acaba ne halde olacağız? 

Namaz kıldık mı, iyilikler yaptık mı, yetime sahip çıktık mı, fakiri doyurduk mu, anne babamızı razı ettik mi?

Ve Rabbimizin diğer emirlerine ne kadar uyduk? 

Kıyamet alçaltıcıdır. Bizler iyi insanlardan olmalıyız ki böylece kıyamet bizi alçaltmasın, bize zarar vermesin. Bu manzaralar karşısında mahsun olmamak için Allah’ın emirlerine koşmalıyız. Kıyamet gününün de muhasebesini yapmalıyız.

(2)Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,(3)Ve insan: “Ona ne oluyor?” dediği zaman.

Burada bir şaşırma ifadesi var. İnsan, yerin her şeyi delilleriyle sunmasına şaşırıyor. Hatta dirildiğinde şöyle diyor: Yasin suresi 52. ayet:”Onlar: “Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân’ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler” derler.”

Buradaki şaşırmayı da görüyoruz. Dirilme karşısında, yerin konuşması karşısında ve bir çok şeyin karşısında insan şaşırıyor. Halbuki şaşırmaması gerekir. Rabbimiz bunları yüce kitabında buyurmuştu. Ama kitabı okumazsak şaşırıyoruz işte. 

Kehf suresi 47. ayet:”O kıyamet gününü hatırla ki, dağları yürüteceğiz ve yeryüzünü çırılçıplak göreceksin. Bütün insanları, mahşerde toplayacağız hiçbir kimseyi bırakmayacağız.”

Rabbimiz seni, beni, hiç kimseyi bırakmadan o mahşer alanına toplayacaktır. 

(4,5) O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır.

Yer altında üstünde ne varsa anlatır. Dirilmemizi gözümüzde canlandıralım. Vücudumuz çürümemiş, kemiklerimiz yok olmamış gibi bir dirilme olacak. Orada yerin sarsılması, ardından içindeki ağırlıkları çıkarmasıyla şahitler de artıyor. En büyük şahit Allah’tır. 

Kaf suresi 116. ayet:”Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız.”

Başka şahitler iki yazıcı görevli kaydederken biri sağdan oturmuş biri soldan insan ne söz söylerse mutlaka hazır bir gözcü vardır.
Bir şahidimiz daha var. 

Nur suresi 24 ayet:”O gün dilleri, elleri ve ayakları, yapmış olduklarından dolayı aleyhlerinde şahitlik edecektir.” 

Başka şahitler de var.

 Fussilet suresi 20. ayet:”Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları şeyler hakkında onların aleyhinde şahitlik ederler.” 

Ayetlerde de gördüğümüz gibi en büyük şahit Rabbimizdir. Sonra sağımızda ve solumuzda yazıcı melekler, dilimiz,elimiz, ayaklarımız. Bu kadar şahit varken soruyorum size hala namaz yok mu? Adalet, dürüstlük, oruç tutmak, kul hakkı, fakirlere yardım etmek…Bunlar yok mu?Allah yokmuş gibi rahat takılanlar, hesap vermeyeceğini düşünenler, lütfen bu ayetlere dikkat edelim.

(6) O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler.

Bu ayeti daha iyi anlayabilmek için Nebe suresi 18. ayete bir bakalım.”O gün Sûr’a üflenir, bölük bölük gelirsiniz.” Neden bölük bölük?

Çünkü örnek aldığımız insanların hepsi farklı farklı. İmamlarımız farklı, hepsi farklı. İsra suresi 71. ayet:”Kıyamet günü bütün insanları önderleriyle çağıracağız…”

Bizler kimi örnek aldık?

Anne babayı mı, ablayı mı, arkadaşlarımızı mı, komşuyu mu, hocayı mı, sanatçıyı mı örnek aldık? Yoksa Peygamberimiz Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i mi örnek aldık? Bizi yaratan Rabbimiz ne buyurdu? Bizim Peygamberi örnek almamızı istiyordu. Ahzap suresi 21. ayet:” Şanım hakkı için muhakkak ki size Resullulah’da pek güzel bir örnek vardır. Allah’a ve son güne ümit besler olup da Allah’ı çok zikreden kimseler için.” 

Rabbimizin ayetinde buyurduğu güzel örnek olan Peygamber Efendimiz varken biz neden başkalarını önek alırız ki?

Rabbimiz Vakıa suresinde üç sınıf insandan bahseder. Bu sınıfın hangisinde olmak istiyorsak ona göre davranmalıyız. Birincisi sağcılar, yani amel  defterleri sağ ellerine verilenler. O sağcılar ne mutludurlar. İkincisi  solcular, amel defterleri sol ellerine verilenler. O solcular ne acıklı durumdalar. Üçüncüsü ise  hayırda önde olanlar.  İşte bunlar Naim cennetlerinde, Allah’a en yakın olanlardır.  Ne mutlu hayırda en önde gidenlere. Ne mutlu Allah’a en yakın olanlara…. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir