ZİLZAL SURESİ(2.BÖLÜM)

(7) Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.

Bu ayette zerre ifadesi var. Zerre çok küçük miktar demektir. Çoğu insan küçük miktarları hiç umursamaz, ciddiye almaz. Ama bizim Rabbimiz küçücük iyiliğimizi bile ciddiye alır. Zerre kadar bile bir iyilik yaptıysak Rabbimiz bize gösterir.  O iyiliğimiz ister bir kaya içinde olsun, isterse de yerin dibinde olsun.

Lokman suresi 16. ayet:””Yavrucuğum! Haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde, yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır.”

Lokman Aleyhisselam bizlere de nasihat veriyor. Bu sebeple bizler iyilik yapmak için fırsat kollamalı, o fırsatları bulduğumuzda da mutlulukla iyiliği yerine getirmeliyiz. İyi davranış sandığımızı doldurmalıyız. Böylece her iyi amelimiz, her güzel davranışımız güvene dönüşecektir.  Bakara suresi 112. ayet:”Hayır, hayır! Kim özü iyilik dolu olarak yüzünü Allah’a tertemiz döndürür ve teslim ederse, işte onun Rabbi katında ecri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olacak değiller.” 

Sen Rabbinin emirlerine uyarsan, Onun yolunu rehber edinirsen Rabbin seni mahsun bırakmaz. Kıyamette bile üzgün bırakmaz.

Rabbimiz bu ayette hayır kelimesinden bahsetti.  Şimdi de şer kelimesinden yani kötülükten bahsedecek. Bunu yaparsan bu olur, bunu yaparsan bu olur diye Rabbimiz bizleri uyarıyor.

(8)Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.

Şer ne demektir?

Kötü olan durum demektir. İnsana zararı dokunan her şey demektir. Çevremize elimizdeki çöpü atmak da bir şerdir. Rabbimiz en ufak kötülükleri, zerre ağırlığında olsa bile görür. Rabbimizi razı etmek istiyorsak kötülüklerden uzak durmamız gerekiyor. İnsan bu dünyada  bütün yaptıklarını, büyük küçük miktarı fark etmez, hepsini ahirette hazır bir şekilde bulacaktır.

Kehf suresi 49. ayet:”O gün herkesin amel defteri ortaya konulmuştur. Ey Muhammed! Günahkârların, amel defterlerinden korkarak: “Eyvah bize! Bu nasıl deftermiş ki, büyük küçük hiçbir şey bırakmadan hepsini saymış dökmüş” dediklerini görürsün. Onlar, bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.”

Rabbimiz bizim unuttuklarımızı bile orada hazır eder. Biz unuturuz ama Allah unutmaz.

Mücadele suresi 6. ayet:”O gün Allah onların hepsini diriltecek ve yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah onları bir bir saymıştır. Onlar ise unutmuşlardır. Allah her şeye şahiddir.”

Allah unutmamış, tek tek sayıyor, her şey satır satır yazılmıştır.

Kamer suresi 50. ayet:”Emrimiz bir göz kırpması gibi bir keredir. Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur? İşledikleri her şey, kitaplarda mevcuttur.”

Rabbimiz Zilzal suresinde “Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.” diye buyuruyor. Bu ayeti sahabelerden Ebu Said El Hudri duyuyor ve Peygamber Efendimize şu soruyu soruyor. Büyük küçük yaptığım her şeyi görecek miyim? Peygamber Efendimiz:”Evet” diyor. Ebu Said El Hudri:-Vay benim halime diyor. 

Bizler de bu ayetleri tanıdıktan sonra vay halimize diyebiliyor muyuz? Rabbimizin affetmesi için ne yapıyoruz? 

Furkan suresi 70. ayet:”Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.”

Rabbimiz bizi hep affetmekten yana. Bizleri hep affetmek istiyor, yeter ki biz bir adım atalım, iyi insanlardan olalım. Rabbimizin affetme sıfatı olmasaydı her şey çok kötü olurdu. Yeryüzünde hiçbir canlı varlık kalmazdı. İyi ki Rabbimizin affetme sıfatı var. 

Fatır suresi 45. ayet:”Eğer Allah yaptıkları şeyler yüzünden insanları hemen cezalandırsaydı yeryüzünde hiçbir canlı varlık bırakmazdı.” 

Rabbimizin affetme sıfatı olmasaydı yeryüzünde hiç bir canlı kalmazdı. Fakat Allah onları belirlenmiş bir süreye kadar erteliyor, ecelleri gelince gerekeni yapar. Şüphesiz Allah kullarını görmektedir. Rabbimiz, belki öğüt alırlar diye uyarmaya devam ediyor. Bizlere süre veriyor. Bizler de bu süreyi iyi değerlendirmeli, güzel tövbe edenlerden olmalı, iyiliklere koşanlardan olmalıyız. 

Mutaffifin suresi 29. ayet:”Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi.”

İnananlara gülmek onların imanını hafife almaktır. Bunu Kur’an’da gördüğümüz firavun ve onun gibi olanlar yapar.

Zuhruf suresi 47. ayette Rabbimiz “Onlara âyetlerimizi getirince, bunlara gülüvermişlerdi.” buyuruyor.

Ahiret gününde de iman edenler kafirlere gülecekler, tahtlar üzerinde etrafa bakacaklar. Buradaki gülme “Bak işte Allah varmış, hesap kitap varmış. Siz benimle dalga geçiyordunuz. Ama bak her şey gerçekmiş.” diye farklı bir gülüş tarzındadır.

Bizler de ufak bir miktar olsun iyilik yapmanın peşine düşmeliyiz, çabalamalıyız. İşte o zaman Rabbimizin razı olduğu kullardan oluruz inşallah…

Similar Posts

  • MÜRSELAT SURESİ(4.BÖLÜM)

    (34)O gün  yalanlayanların vay hâline! Vay haline o gün, gerçekleri yalanlayanların! Onlar ki suç işleyip işleyip yanına kâr kaldığını zannederek cehennem azabını, cehennem haberlerini yalanladılar. Bakın, Rabbimiz Tegabun Suresi 7. ayetinde ne buyuruyor: Tegabun Suresi, 7. Ayet: İnkâr edenler, asla diriltilmeyeceklerini zannettiler. De ki: “Hayır, Rabbim hakkı için muhakkak diriltileceksiniz, sonra muhakkak yaptıklarınız size anlatılacaktır ve bu Allah’a…

  • ASR SURESİ 2. BÖLÜM

    Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. İnsan gerçekten ziyandadır. (2) Ayetin lafzında geçen hüsran nedir?  İşlerin beklediğimiz gibi gitmemesi sonucu hissettiğimiz üzüntü, hasar, zarar, ziyan gibi manalara gelir. Hani birilerinden beklemediğimiz bir şey görürsek, beklemediğimiz bir hareket görürsek ne deriz? “Beni  hüsrana uğrattı.”  deriz ya işte Rabbimiz bu ayette insanlar hüsrandır buyuruyor, bir durum ortaya koyuyor ve sonra bunun…

  • KIYAMET SURESİ(2.BÖLÜM)

    (11)Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.Rabbimiz burada, şiddetli bir karşı çıkışla, bir önceki düşüncenin yanlış olduğunu vurguluyor. İnsanların, bu dünyada kötülük yaptıktan sonra, çaresizce sordukları o soruya bir yanıt: “Kaçacak yer nerede?”​İşte bu noktada Rabbimiz, o kötülük sahiplerine sesleniyor ve o arayışa şiddetle karşı çıkıyor: “Hayır, boşuna sığınak aramayın!” (12)O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin…

  • DOSTLUK HUKUKU

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Senin derdinle dertlenip kendi derdini unutana dost denir. Senin kötü gününde yanından kaçana değil yanına koşana dost denir. Sen bazen kendini bile çekemezken, seni yıllarca her hâlinle çekene dost denir. Güzel günlerde sizi yalnız bırakmayan, kötü günlerde destek olan kişiye dost denir. Bu tanım basit olup, ama anlam açısından doludur….

  • ALLAH’IN ATEŞİNDEN KUR’ANA HİCRET

    HUTAMEDEN HİCRETE Yüce Kur’an tıpkı yıldızların çölde seyahat edenlere yol gösterdiği gibi bizlere karanlıkta yol gösteren muazzam bir hazinedir. Ama burda önemli olan bizim bu hazineden ne kadar istifade ettiğimizdir.Her bir ayet bize gökteki bir yıldız yolunu kaybedenlere… Allah Resulü şöyle buyurmuştu: Kul, namaz kılarak Rabbi ile konuşur.Kur’an okuduğu zamanlarda ise Rabbi onunla… Bizler kiminle…

  • TEVEKKÜL ÜZERİNE

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.  Tevekkül nedir ve de bizler neden, niçin tevekkül edelim? TDV İslam Ansiklopedi sözcüğünde “Tevekkül” şöyle anlatılmaktadır: “ Sözlükte “Allah’a güvenmek” anlamındaki vekl kökünden türeyen tevekkül “birinin işini üstüne alma, birine güvence verme; birine işini havale etme, ona güvenme” mânasına gelir.Birine güvenip dayanan kimseye mütevekkil, güvenilene vekîl denir. Kaynaklarda çoğunlukla vekil…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir