NAS SURESİ

Nas suresi kötü düşüncelerden Rabbe sığınmanın suresidir. Felak suresinden farkı Felak Suresi dıştaki kötülüklerden Rabbe sığınmaktır, Nas Suresi ise içteki kötülüklerden Rabbimize sığınmaktır.

Eûzubillahimineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm.

1. De ki: “Cinlerden olsun insanlardan olsun, insanların kalplerine vesvese sokan sinsi şeytanın şerrinden insanların rabbine, insanların mâlik ve hâkimine, insanların mâbuduna sığınırım!” (1-6)

Burada 3 sıfatla Rabbimize sığınıyoruz, birincisi Rab sıfatı, ikincisi Melik sıfatı, üçüncüsü İlah sıfatı . 3 sıfat ile Rabbimize sığındık neden? Çünkü çok güçlü bir korumaya ihtiyacımız var. İnsanın en büyük düşmanı olan kendisiyle mücadelesidir bu. Ve Allah’a sığınmadan bu yolu yürümek mümkün değil . Sadece canımız yandığında ya da fakirlikte ya da düşman varken değil en iyi anlarımızda bile Allah’a sığınmalıyız. Örneğin zayıfken zalimlerden Allah’a sığınıyorsak eğer  güçlüyken de zalim olmamak için Allah’a sığınmalıyız. Fakirken fakirliğin şerlerinden, insanlara dilenci olmaktan el açmaktan; zenginken de cimrilikten, kibirden, sadece kendimizi düşünmekten Allah’a sığınmalıyız. İnsan Allah’a tüm kalbiyle sığınmak için Kur’an’ımızın  ve Peygamber Efendimizin (sav)  dediklerini yapmalıdır.  Başka türlü sığınamaz.

Rabbimize  3 sıfatıyla sığındık demek ki çok tehlikeli bir durum var. İnsana en çok kim vesvese verir ? İnsan kendi kendine vesvese verir. Bu insan deli midir ki kendi kendine zarar versin? Ne buyuruyor Yunus Suresi 44. ayette?

Gerçek şu ki Allah insanlara zerrece kötülük etmez, fakat insanlar kendilerine kötülük ediyorlar. ( Yunus 44)

Öyleyse biz kendimize zulüm ediyoruz.  Allahu Teala bize zulmetmeyi murad etmiyor ama bunu biz kendimize yapıyoruz. Peki kendimize nasıl zulmediyoruz?  Furkan  Suresi 43. Ayet-i Kerime’de de bunun cevabı gizli…

Bayağı arzularını tanrılaştıran kişiyi gördün mü? Şimdi sen, bu adamı da doğru yola getirmekle yükümlü olabilir misin? ( Furkan 43)

Bu kişi her şeyde” bana göre” der. Sen bir ayet dersin “bana göre” der .Yani görünüşte Müslüman’dır lakin bu kişi inandığı Allah’ı kendi arzusuna göre şekillendirir. Nefsini ilah edinen, kendini ilah edinen,  Allah’ın Rasulü’nü dinlemez onun için ayetin sonunda ne diyor? “ sen Resulüm vekili olabilir misin?” diyor.  Meryem Suresi 59 ayette ise…

Sonra bunların ardından artık namazı kılmayan ve nefsânî arzulara uyan bir nesil geldi. Bunlar elbette azgınlıklarının cezasını bulacaklardır. ( Meryem 59)

 Allah’ın nimet verdiği o güzel insanlar, ayetler okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı. Sonra arkalarından bozuk bir topluluk geldi namazı bıraktılar. Namazı bırakanın sonucu şehvete gider. Bunun lamı cimi yoktur.  Şehvetleri ardına düşerler . Bırakın iyi insanlar gibi, peygamberler gibi ayetler okunduğu zaman secdeye kapanmayı ağlamayı şimdi namazı bile terk edip şehvetimizin peşine düştük.. Şimdi onlara sorsak bize şeytan vesvese verir derler. Hayır, bir insanın kendine verdiği zararı kimse veremez. “Yalan söyleyeyim ya bir şey olmaz”, “ortamı durumu kurtaralım”, “adaletsizlik yapalım kimse görmez”  Bu düşünceler sadece kendimizden gelir.

Son olarak Rabbimiz ona nasıl sığınmamızı istiyor?  Tabi ki de Kur’an’ın emirlerini uyarak sığınmamızı istiyor.

Kur’an’ın başından sonuna kadar şöyle bir bakarsak tüm insanlar ikiye ayrılıyor; Allah’a sığınanlar ve Allah’a sığınmayanlar.. Sığınanların sonu da belli sığınmayanların sonu da. Öyleyse soralım kendimize  “Biz hangisiyiz?”

Vesselam

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir