MÜNAFIK NE DEMEKTİR?

Sevgili Kuran dostları bugün münafıklardan bahsedeceğiz. Konuya girmeden önce baştan bir uyarı yapmak istiyoruz. Biz bu dersleri ders bittikten sonra hadi insanlara bakıp şu münafıkmış yok şu değil diye uzunca bir liste yapmak için yapmıyoruz. Biz tabi ki böyle kararları veremeyiz. Bir insan açıktan inkar etmedikçe münafığım demedikçe kimseye sen müslüman değilsin diyemeyiz. Ama özelliklerini bilmekte fayda var. Kısacası biz bu dersleri önce kendimizi hesaba çekmek için yapalım. Bu anlatılan kötü özelliklerin kaçı bende var diye bir düşünelim. 

Evet dedik ki konumuz münafıklar. Belki de onlarla çok karşılaştık ama hiçbir zaman tam emin olamadığımız, tanıyamadığımız bir karakter bu münafıklık. Belki Allah korusun kendimizde bile özelliklerinin bazılarını göreceğimiz bir topluluk.

Kötü ve yanlış bir şeyden korunmak için önce onu bilmeliyiz. Ve inanın bu münafıklık öyle kolay kolay tanıyacağınız işte tam da bu diyeceğiniz bir şey değil. Hatta Tevbe suresi 101. ayetinde, Rabbimiz Peygamberimize bile Çevrenizdeki bedevilerden münafık olanlar vardır ve Medine halkından da nifakı alışkanlığa çevirmiş olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliriz. Diyor. Bak sen onları bilmezsin demiş. Bak bu kişileri bilemeyebilirsin. Ama özelliklerini bilirsen dikkatli olabilirsin. O yüzden de çok iyi tanımalıyız ve sakınmalıyız. Rabbim bizleri münafık ahlakından korusun amin..

Evet önce münafığın sözlük anlamına bakalım. Arapçada “tarla faresinin yuvasına girmesi; kişinin olduğundan başka türlü görünmesi” anlamına gelen “nifak” mastarından türeyen münafık, “dinin bir kapısından girip diğerinden kaçan çifte şahsiyetli kişi” şeklinde de tanımlanmıştır.

Şimdi bizim klasik bilgilerimize gelecek olursak eskiden beri hep şöyle anlatılır değil mi , insan inanç noktasında şu 3 ünden birisidir. Ya müslümandır, ya münafıktır, ya da kafirdir. Fakat Kuran’a baktığımız zaman görüyoruz ki Rabbimiz böyle ayırmamış. İnsanları inanç bakımından sadece ikiye ayırmış: İnanan insanlar ya da inanmayan insanlar diye.

İşte inanan insanlar müslümanlardır, inanmayanlarsa kafirler, müşrikler ve münafıklardır.

Yani münafık inanıyor değil, inanmadığını gizleyen kişidir münafık.

Evet dostlar biz tabi ki her konuyu Kuran’a arz ettiğimiz gibi, ondan öğrendiğimiz gibi münafıklığa da Kuran’a soracağız. 

Kuranda münafığın kök anlamına bakalım. Kökünde nfk harfleri vardır, nfk kalıbı vardır. Yani Nefak. Nefak tünel demektir. Neden tünel demek diye insanın aklına bir soru geliyor. Tünelle münafık ilişkisini anlamak için Haşr suresi 14. ayetine gidebiliriz:

Haşr 14: Sen onları derli toplu sanırsın, (oysa) kalpleri darmadağındır.

Yani bölük pörçüktür.

İşte tüneller de bunun gibidir. Tünel bir yerden başka bir yere geçmek için kazılır. Dağa bakarsın tüm görünür. Ama içinde görünmez tüneller vardır. Tünellerin içinde de türlü yollar vardır. Münafık da böyledir. Dışarıdan tek bir adam görünür. Ama içinde türlü yollar vardır gizli gizli.

Türkçe de münafığı iki yüzlü diye çevirirler. Yanlış.  Münafık 200 yüzlü adama denir. Hatta yüzsüzdür. Yüzsüz adama denir münafık.

Bir münafık o kadar münafıktır ki diğer münafığı da tanımaz. Birbirlerine de münafıktır onlar. Nasıl tanısın?

Bu arada ilginçtir ki, münafıklıkla yani nifakla aynı kökten gelen bir kelime daha vardır. O da infaktır. Yani Allah rızası harcamaktır. Şimdi diyeceksiniz ki nifak münafık tamam da infak ne alaka.

İnfak , nifakın zıttıdır. Yani ilacıdır. İnsan infak ettikçe kalbindeki nifak silinir. Bunu nerden anlıyoruz biliyor musunuz? Kuranda münafıkları tanımlamak için bir sure vardır Münafikun suresi. 11 ayetlik bir sure. İlk 8 ayetinde münafıklardan bahsederken son 3 ayeti infaktan bahseder. Zaten baktığımızda münafik tek aleme inanır. Buraya inanır sadece, o yüzden ahirete yatırım olan infakı yapmaz, onlara terstir infak.

Yani bu insanların tipik özelliği cimriliktir.

Halbuki infak tam tersidir. İnfakta tünel kökünden geliyor demiştik. İnfak tünel gibi zengin bir müslümanın fakir bir müslümanın midesine, kalbine kimse görmeden tünel gibi yol bulmasıdır. Tünel benzetmesi o yüzdendir. Münafıkların tünelinin tam tersi bu. Hayra tünel yapmak. Diğeri şer için tünel yapmaktı.

 Bakara suresi 271’e bakarsak: İn tubdus sadakati fe niimma hiy, Sadakaları açıkta verirseniz ne iyi; Bakın burda kime verileceği söylenmemiş. Mesela bir kuruma veriyosunuz, teşvik amaçlı açıktan verebilirsiniz. Hayırda yarışmak adına güzel bir şey olur. Ayet devam ediyor.

tuhfuha gizlerseniz, ve tu’tuhal fukarae fakirlere verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. O, günahlarınızdan bir kısmını bağışlar. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

Yani kişiye şahsa verirken gizli vermek daha iyidir. O kişi mahcubiyet altında kalmaz. Veren kişi de gösteriş yapmamış olur diyelim.

Konumuza dönersek, Peygamberimizin (sav) şu hadisini biliyoruz. Münafığın alameti 3 tür.

1.)Konuştuğunda yalan söyler.

2.)Söz verdiğinde tutmaz.

3.) Emanete hıyanet eder.

Tabi ki bunları Peygamberimiz Kuran’a bakarak söyledi. Zaten hadis de Peygamberimizin Kurandan süzüp aldıkları, anladıkları demektir. 

 Tevbe suresi 77. ayet: “Allah’a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak (yani iki yüzlülük) sokmuştur.”

Bakın sözünden döndüler diyor. Yani sözünde durmazlar, yalan söylüyorlar diyor. Aynı zamanda bunlar akıllarına vicdanları hıyanet ettikleri için emanete de hıyanet eden kişilerdir diyebiliriz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir