Zümer Suresi 17-18. ayetler: Tağut’a kulluk etmekten kaçınıp, Allah’a yönelenlere müjde vardır.( Ey Muhammed!) dinleyip de sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele. İşte Allah’ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.”
İnsanın kendine yapacağı en büyük iyilik şüphesiz Rabbine yönelmesidir. Bunun için bir çaba harcamak zorundayız. Allahtan başka ibadet edilmeye, sevilmeye layık kim var ki?
Bakara Suresi 165. ayet: İman edenlerin Allah’a sevgisi ise sağlamdır.
Burada önemli olan Allah’a giden yolda atacağımız adımlardır. Allah’ı seven insan Ona kavuşmayı da sever. Allah’ı çokça zikreder, Allah’ın sevdiklerini sever. Kalbimizde tüm yaratılanlara karşı sevgimiz ve sorumluluğumuz olmalı. Allah’ın buyruklarını anlatmak ve haksızlığı, adaletsizliği, kötülüğü engellemek için çabamız olmalı. Bu sayede yeryüzü yaşanılır bir hale gelebilir. Bu şekilde Allah’ın sevgisini de kazanmış oluruz.
Maide Suresi 154. ayet : “Allah onları, onlar da Allah’ı severler.”
Bunun için Rabbimizle olan bağımıza bir bakmalıyız. Allah hayatımızın neresinde? Her yaptığımız işte Allah’ın rızasını gözetiyor muyuz? Buyruklarına uymakta zorluk yaşıyor muyuz? O halde Rabbi ile bağını güçlü kılmak isteyen, Rabbinin ipine sımsıkı sarılmalıdır.
Al-i İmran Suresi 103. ayet: “ Ve hepiniz Allah’ın ipine sımsıkı tutunun.”
Allah’ın yeryüzündeki ipi Kur’an’dır. Allah’ın ipine sarılmak ne demektir. Kim Allah’a yönelmeyi dilerse işte o an Allah’ın ipine sarılmış demektir. Hidayete adım atmıştır. Allah’a ulaşmayı dilemiştir.
Rabbimiz Al-i İmran Suresi 112. ayette “ Onların üzerlerine nerede olurlarsa olsunlar zillet damgası vuruldu. Ancak Allah’ın ipine sarılanlar hariç.” buyuruyor.
Allah’ın ipine (Kur’an, İslam) hep beraber yaklaşmamız lazım. Birbirimize bu konuda yardım etmeliyiz. Kur’anı anlama, onu benimseme, hayatımıza geçirme çabasında olmalıyız. İnsan her anında Rabbine muhtaçtır. Onu hoşnut etmek için vardır. Hayatımızda O’na yaklaştıracak salih ameller olmalı. Kalbimizin merkezinde Rabbimiz olmalı. Bizim O’ndan başka kimsemiz yoktur. Dünya hayatının geçici olması ve ölümün soğuk nefesini hissettiğimiz halde bile bile arzu ve heveslerimizin peşinde koşmak neden?
Enbiya Suresi 1. ayet: “ İnsanların hesaba çekilecekleri gün yaklaştı. Hal böyle iken onlar, gaflet içinde yüz çevirdiler. “
Rabbimizin hoşnutluğunu kazanmanın zamanı gelmedi mi? Rabbimizin rızasını kazanmak O’na yönelmek hayat gayemiz olmalı.
Zümer Suresi 2. ve 3. ayetler: (Resulüm!) Şüphesiz ki Kitabı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah’a has kılarak (ihlas ile) kulluk et. Dikkat et halis din yalnız Allah’ındır.
O halde Allah’ın rızasını kazanmak istiyorsak bunu O’nun kitabından başka bir yerde aramayacağız.
Zümer Suresi 3. ayetin devamında Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Onu bırakıp kendilerine bir takım dost edinenler: Onlara, bizi sadece Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah,
ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola iletmez.”
Rabbimiz bize dost, şah damarımızdan daha yakın olan, koruyup kollayan, her zorlukta bir kolaylık sağlayan, üzerimize sabır yağdıran, ibadet etmeye layık olan tek varlıktır. Sadece O’nun rızasını gözeterek yaşamamız yeterli. O’na yönelmek ilk adım olacak bizim için.
Zümer Suresi 22. ayet: “Allah kimin gönlünü İslam’a açmışsa o, Rabbinden bir nur üzerinde değil midir? Allah’ı anmak hususunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.”
Her müslüman “Ne yapsak Allah bizden hoşnut olur?” sorusunu kendine sormalı. Samimiyetle (ihlasla) Allah’a yönelen kişi hem bu dünyada hem de ahiret hayatında mutlu, huzurlu bir ömür sürebilir.
Şura Suresi 13. ayet: “ Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.”
Vesselam

