KEVSER SURESİ

Rabbimiz için nelerden vazgeçebildik?

 Şüphesiz biz sana bitip tükenmez nimetler verdik.(1)

Kevser çok hayır, bol nimet demektir. Kur’anı Kerimde Rabbimiz kesin olarak gerçekleşecek şeylerde geçmiş zaman fiilini kullanıyor. Bu geçmiş zaman fiili o ayetteki muhakkak olacak demektir. O zaman Rabbimiz kevseri verdik dediği için bu kelimeyi ikiye ayırmamız gerekir. Biri verilen, diğeri vaad edilen. Hadislerden yola çıkarsak vaad edilen kevser nedir? Cennettir. Bize verilen kevser ise şuan elimizde tuttuğumuz, dokunduğumuz, hayat rehberimiz olan, yoldaşımız olan Kur’anı Kerimdir. Çünkü  Kur’anı Kerim bize cenneti kazanmanın yolunu gösteriyor. Bize madde madde, ayet ayet sıralıyor ki kevsere ulaşalım.

Şimdi sen rabbin için namaz kıl ve kurban kes!(2)

Burada başkaları için değil, başkaları iyi desinler diye değil, spor olsun diye değil, alışkanlık olsun diye değil niçin namaz kılacakmışız? Rabbimiz için namaz kılacakmışız. Peki Rabbimiz neden kurban kes diye emrediyor?

Çocuk, babasıyla beraber iş güç tutacak yaşa gelince babası ona, “Yavrucuğum” dedi, “Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm; düşün bakalım sen bu işe ne diyeceksin?” Dedi ki: “Babacığım! Sana buyurulanı yap; inşaallah beni sabredenlerden biri olarak bulacaksın.” Her ikisi de (ilâhî buyruğa) teslim olunca ve babası onu yüzüstü yatırınca,  “Ey İbrâhim!” diye ona seslendik; “Tamam, rüyanı gerçekleştirmiş oldun.” İşte iyileri biz böyle ödüllendiririz.( Saffat 102-105)

Bu ayette de anlaşıldığı üzere Rabbimiz hani Hz. İbrahim’e (asm) oğlun İsmail’i kurban et demişti ya  demek ki kurban, Allah’a yakınlaşmak içindir. Bundan hareketle, sevdiğini adamaktır kurban. Peki bizler Allah’a yakınlaşmak için sevdiğimizi adıyor muyuz? Hani çok sevdiklerimizi feda edebiliyor muyuz? Bir şeylerden vazgeçebiliyor muyuz? Kendimize soralım. Peki Allah yolunda, Allah’ın razı olduğu şeyleri yapabilmek için nelerden vazgeçtik? Sabah namazına kalkabilmek için tatlı uykularımızdan vazgeçebildik mi? Baldan tatlı dediğimiz dedikodudan vazgeçebildik  mi? Dokuz köyden vazgeçip, kovulmayı göze alarak doğruları söyledik mi?…

Asıl soyu gelmeyecek olan, sana karşı nefret duyandır.(3)

Bu zamanda olduğu gibi Peygamberimizin zamanında da kötü insanlar vardı. Bizim imtihan olduğumuz gibi Peygamberimiz de, kötü insanlarla imtihana tabi tutuluyordu. Kötü insanlar, Peygamber Efendimizin (s.a.v) erkek çocukları öldüğü için ona soyu kesik diye hitap ediyorlardı, küçümsüyorlardı. Bizim toplumumuzda da olduğu gibi … Düşünsenize evlatlarını kaybediyorsun, yüreğin yanıyor. Bir de insanlar dalga geçiyor soyu kesik diyerek. Peygamber Efendimizin yüreğinin ne kadar acıdığını hissedebiliyor musunuz? Evlat acısı adı verilen yürek yangınını hissedebiliyor musunuz? Ve Rabbimiz Kur’anı Kerimde Peygamber Efendimizi(s.a.v) çok güzel teselli ediyor. Peygamberimizin nezdinde bizi de teselli ediyor. Şöyle buyuruyor: Asıl onların soyu kesiktir.

Peygamberimizin biyolojik olarak soyu sürmese de davranışları, amelleri bizde sürüyor öyle değil mi? Onu örnek alıyoruz. Onun davranışlarını her halimizle yaşatmaya çalışıyoruz. Peygamberimizin ümmetindeniz ya başka türlüsü zaten olmazdı .Örnek almadan ümmet olunmazdı. Ayete dikkat edersek aslında bir insanın soyu geriden gelen amelleridir, davranışlarıdır. İnsanlar ne kadar iyi yönde örnek alıyorsa o bizim geriden gelen amellerimiz oluyor, davranışlarımız oluyor. Kötü yönde örnek alırsa o da bizim geriden gelen kötü amellerimiz oluyor.

Kevser suresinde belirtildiği üzere bizlerde bu zamanda Kur’an ın değerlerini insanlara götürmeyi ne kadar dert edinirsek işte vaad edilen kevserde de o oranda payımız var demektir. Bu noktada kevsere ulaşmak için bizlerde bir çaba göstermeliyiz. Biz çabalamazsak, Allah yolunda koşmazsak ama evladımız çabalarsa  kevsere ulaşabilir miyiz? Ulaşamayız.

Peygamberimiz (s.a.v)¸ Müslim’in Ebû Hureyre (r.a)’den rivâyet ettiği bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnâdır: Sadaka-i câriye¸ istifade edilen ilim¸ kendisine dua eden hayırlı evlat. “Hadisini ayetler ışığında anlamaya davet ediyorum.

Evlat nasıl dua eder? Yaptığı  güzel davranışlar ile bize dua eder. Yalnız biz kevsere koşmazsak, Rabbimizin Kurandaki emirlerine uymazsak Tevbe 114. ayetten de anlaşıldığı üzere evladımızın duası bizim için fayda sağlamaz.

 İbrâhim’in, babasının bağışlanması için yaptığı dua ise sırf ona verdiği bir sözden ötürüydü. Ama onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine belli olunca ondan uzaklaştı. İbrâhim gerçekten çok duyarlı, yumuşak huylu biriydi.( Tevbe 114)

Eğer fayda sağlasaydı Rabbimize yalvarması  İbrahim Peygamberin duası babasını kurtarabilirdi ama duası kabul olmadı, babasını kurtaramadı. Ayrıca soy bağı da kimseyi  kurtaramaz. Peygamberimizin kötü amcası Ebu Leheb de soy bağıyla kurtulanlardan olmadı ki Tebbet Suresi indi. Nuh Peygamber de oğlunu kurtaramadı ki  Rabbimiz Hud 16. ayette Nuh Peygambere  “cahillerden olma”  buyurdu. Rabbimiz bize de söylüyor.

Dedi ki: “Ey Nuh! O senin ehlinden değildir. Zira onun yaptığı doğru olmayan bir işti. Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Cahillerden olmaktan seni sakındırıyorum.” (Hud 46)

Bizler de cahillerden olmayalım. Kevser’e her gün biraz daha koşalım. Sevdiğimiz Rabbimizin razı olduğu yolda olanlardan olalım. İnşallah.

Similar Posts

  • ALLAH’IN NURU (İÇİNİZDEKİ NURU SÖNDÜRMEYİN)

    Enam suresi 122. ayet: “Ölü iken dirilttiğimiz ve insanlar arasında yürüyebilmesi için kendisine ışık tuttuğumuz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları böyle güzel gösterilmiştir.” Rabbimiz bize vahyi bir nur olarak gösteriyor, nasıl ki ölü bir beldeye gökten tertemiz bir su göndererek diriltiyorsa aynı şekilde ölü kalpleri, ölü…

  • İNŞİRAH SURESİ(2.BÖLÜM)

    ﴾2-3﴿ Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı? Rabbimiz, Peygamber Efendimiz ve Onun yolundakilerinin yükünü atıyor, hafifletiyor. Yunus suresi 16. ayet:”De ki, “Eğer Allah dileseydi ben onu size okumazdım. O da onu hiçbir şekilde size bildirmezdi. Bilirsiniz ki, ben sizin içinizde bundan önce yıllarca bulundum. Siz hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?” Peygamber Efendimiz(sav) bir ömür onların içinde…

  • MÜRSELAT SURESİ(3.BÖLÜM)

    (14)Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin. Ayırma günü nedir? Sana ne bildirdi?  Bu sorunun cevabı için bir alttaki ayete bakalım. (15)O gün vay yalanlayanların hâline! Mürselat Suresi’nde Rabbimizin, Ayırma Günü’nü (Hesap Günü’nü) yalanlayanlara yaptığı on tekrarın vurgulanması ve her birinin farklı bir yalana işaret etmesi dikkat çekicidir. Bu tekrarlar, Rahman Suresi’ndeki “Şimdi Rabbimizin hangi…

  • Din Gününün Sahibi Allah’tır

    Din gününün sahibi Allah’tır. Bu, Kuran’da birçok ayette vurgulanmıştır. En bilinenlerden biri Fâtiha Suresinin 4.ayetinde yer alır: “Din (hesap ve ceza) gününün sahibidir.” (https://www.kuranvemeali.com/fatiha-suresi/4-ayeti-meali) Bu ayette Allah, din gününün (ahirette hesap ve cezanın verileceği günün) tek ve gerçek sahibi olduğunu bildirmektedir.O gün, herkes yaptıklarından hesaba çekilecek ve adalet yerini bulacaktır. Din gününün Allah’a ait olduğu diğer bazı ayetler şunlardır: Din gününün…

  • TARAFINI SEÇ. HABİL MİSİN KABİL MİSİN?

    Hucurat 10. ayet: Mü´minler; ancak kardeştirler. Öyle ise iki kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah´tan korkun ki; esirgenesiniz.. Hiç düşündünüz mü?Rabbimiz kardeşlik konusunda bizden neler istiyor, neler bekliyor? Rabbimiz arayı bulun, düzeltin buyuruyorken bizler neden ayrılık çıkarıyoruz her defasında.Allah ayrılmayın, parçalanmayın buyururken bizler neden ocu bucu deyip müslüman kimliğimizden çıkıyoruz .Neden İslam etiketini çıkarıp başka isimlerle…

  • RAD SURESİ 22. AYET

    YARABBİ! ZİKRİNİ GÖNLÜME YÂR KIL  Kur’an’ın zikrine gönlümü verdim Yarabbi! Zikrini gönlüme yâr kıl. Hep sükûnet buldum huzura erdim. Yarabbi! Zikrini gönlüme yâr kıl Yoluma yoldaştır hem sabır namaz. Seni anan her kalp sanki bembeyaz. Senden gayrı bir yâr bir dost bulunmaz. Yarabbi! Zikrini gönlüme yâr kıl Zikrinle coşarım vakt-i seherde. Adını nakşettim adın her…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir