Selamun aleykum . Bugün Kuran okumanın önemi hakkında konuşacağız.
Neden Kuran okumalıyız? Neden anlamalıyız? Neden öğrenmeliyiz?
Bu sorular hepimizin aklının bir köşesinde biliyorum. O yüzden bugün bu sorulara beraber cevap arayacağız . Çünkü insan bir şeyi neden yapması gerektiğini bilirse öğrenmek için daha çok çaba gösterir. Bizde neden Kuran’ı öğrenmemiz gerektiğini bilirsek daha çok çaba gösteririz.
Bu kitabı anlamak ve hayatımıza uygulamak zorundayız dedik. Bunun ilk sebebi Kurandan sorguya çekilecek olmamız. Oku diye emreden, okudun mu diye sormayacak mı kıyamet günü? Tabi ki soracak. Bu konuyu Zuhruf suresi 43 ve 44.ayetlerde şöyle açıklıyor Rabbimiz:
﴾43﴿Artık sana vahyolunan kitaba sımsıkı sarıl; şüphesiz sen doğru yoldasın.
﴾44﴿O kitap sana ve toplumuna bir hatırlatmadır; yakında ondan sorguya çekileceksiniz.
Demek ki insan bu kitaptan sorguya çekilecekmiş. O yüzden bu kitabı öğrenmeliymişiz.
Kuran’ı başka neden öğrenmeliyiz?
Çünkü bu kitapta nasıl yaşamamız gerektiğini anlatıyor Yüce Allah.
Nasıl mı?
Şimdi biz Kuran’ı bir köşke benzetelim. Bu köşkün çeşit çeşit odaları olsun. Mesela bir mutfağı olsun. Bu mutfakta Yüce Allah bize ne yiyip içmemiz gerektiğini söylüyor. Bunu nasıl söylüyor? Mesela çeşitli ayetlerde “Allahın size verdiklerini temiz ve helal olarak yiyin” diyor. Başka bir oda mesela misafir odası olsun. Burada nasıl oturmamız kalkmamız gerektiğini söylüyor. İnsanlarla nasıl konuşmamız gerektiğini söylüyor. Mesela yumuşak söz söyle, ayıp araştırma, kimsenin hakkında kötü söz söyleme diyor. Başka bir oda yatak odası. Burada kadınlar sizin için bir elbise, siz onlar için elbisesiniz diyor. Yani bir elbise gibi birbirinizi örtün. Birbirinizin kusurlarını örtün, ayıp yerlerini örtün yani iffetini koruyun diyor. İşte bunun gibi Kuranda günlük hayatımız için ne arasak bulabiliriz.
Peki sizce bu Kuran neden gelmiş olabilir?
Elbette bir masal kitabı gibi okuyalım diye gelmedi.
Hele sadece ölünün arkasından okunacak, mevlütlerde okunacak, raflara süs niyetine kaldıracak bir kitap asla değil. Bu kitap ölülerden çok dirilere lazım çünkü. Kuran’ı okudukça neden dirilere indirildiğini daha iyi anlayacağız.
Yüce Allah’ın Kuran’ı göndermesinin bir sebebi de insanlara merhametli olması. Çünkü insan kulluk görevlerini unutur. Tek başına bazen doğruyu yanlışı ayırt edemez . İşte Rabbimiz bizim bu özelliğimiz bildiği için, bize acıdı, merhamet ettiği için Kuran’ı bir yol gösterici, bir ışık kaynağı ve bir hatırlatma olarak bize göndermiştir. Hamd olsun alemlerin Rabbine.
Aslında biliyor musunuz sorumluluğumuz ağır. Ama biz farkında değiliz.
Haşr suresi 21. ayette şöyle bir ifade geçer.
Şayet biz bu Kur’an’ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, onu Allah korkusundan titremiş ve paramparça olmuş görürdün. İşte bu misalleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.
Yani sanki bize diyor ki dağ dağ iken onca heybetine rağmen bu ağır sözü taşıyacak gücü yok sen hangi kuvvetine güvendin, neyle aldandın, neden ayetleri duyunca kılın kıpırdamıyor, harekete geçmiyorsun ey insan.
Kuran okuyan insan her zaman aktiftir biliyor musunuz? Hiç durmaz. Hep iyilikte hayırlarda koşar. Çünkü o eskiden ölü bir kalbe sahipti.
Ama Kuran ona yeniden hayat verdi. Enfal suresinde geçiyor:
Enfal suresi 24. ayet: “Ey iman edenler! Sizi hayat verecek şeylere çağırdıklarında Allah ve resulünün çağrısına icabet edin.”
Yani ne diyor biliyor musun? Ölüsün sen. Bu Kuran sana hayat verecek. Canlanacaksın.
Nasıl ki tohumu toprağa attığın zaman sulamazsan onu filizlenmez. Filizlense bile bir süre sonra kurur . Kuran’ın inmediği kalpte bunun gibi ölü toprağa benzer. Üzerinde tohum büyümez, filizlenmez. O halde deriz ki ÖLÜ KALPLERİMİZİ KURANLA DİRİLTMEMİZ GEREKİYOR.
Kuran insana hayat verince o insan emirleri yerine getirmek için koşmaya başlar. Böyle koşanlara Yüce Allah Al-i İmran suresinde “Koşun cennetime “ der.
İnşallah bizde o cennette oluruz.
Kuran insana hayat verir dedik başka ne verir? Işık verir.
İbrahim suresinde Yüce Allah insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için Kuran’ı indirdiğini söylüyor.
O halde karanlıktan aydınlığa çıkmak istemez miyiz?
Kuran indiği geceyi kadir gecesi yaptı,
kıymetli gece. İndiği ayı ramazan kıldı.
İndiği Peygamberimizi alemlere rahmet kıldı. Ya kalbimize inerse? Ne olur değil mi?
Şimdi Kuranda Rabbimiz bizlerden neler istiyor? Bunlardan birkaçına beraber bakalım. Ve hangi ayetlerde geçiyormuş görelim.
1)-Allah’a ortak koşma.
Yani Kimseyi Allah’ı sever gibi sevme.
(Bakara suresi 165. ayet: İman edenler en çok Allah’ı severler)
2) Kimseyi Allah’tan çok övme.
(Fatiha suresi 2. ayet: Bütün övgüler Alemlerin Rabbi olan Allah’a aittir)
3)Kimseden Allah’tan korkar gibi korkma
(Al-i İmran suresi 175. ayet : İşte o şeytan ancak kendi dostlarını korkutur. Eğer, gerçekten mü’min kimselerseniz onlardan korkmayın, benden korkun.)
4) Anne babana iyilik et ( İsra suresi 23. ayeti anneye ve babaya iyi davranmanızı emretti. Eğer onlardan birisi veya ikisi birden senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, sakın onlara, “öf” bile deme, onları azarlama ve onlara güzel söz söyle.)
5) Allah’a gönülden saygı duyarak namazını kıl,
(Neden namaz kılmalıyız? Namaz insanı kötülükten alıkoyar diyor Ankebut suresi 45. ayet, insanı iyiliklerde yarıştırır diyor Bakara suresi 177. ayet)
6) başına gelen musibetlere sabret.
(Bakara 153 : Allah sabredenlerle beraberdir. “ Bu arada sabır başıma bu geldi, çekerim demek değildir. Sabır zorluklara direnmek, mücadele etmektir. Karıştırmayalım.)
7) Kimseyle alay etme,
-İnsanlara kötü lakap takma.
(Hucurat suresi 11. ayet:Ey iman edenler! Hiçbir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. Olur ki alay edilenler, onlardan daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay edilen kadınlar, kendilerinden daha iyi olabilirler. Birbirinizi ayıplamayınız. Birbirinize kötü lakaplar takmayınız. İmandan sonra, fâsık diye anılmak ne kötüdür! Kim tövbe etmezse işte onlar zâlimlerdir)
-Bir olayı tam bilmeden bir insanı suçlama
-İnsanların gizli hallerini araştırma
-Bir başkasının gıybetini yapma (Hucurat suresi 12. ayet: Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. Allah’tan korkun. Muhakkak ki Allah tevbeleri kabul edici ve merhamet edicidir.)
-Söz verdiğinde sözünü tut. (Nahl suresi 91. ayeti : Söz verdiğiniz zaman, verdiğiniz sözü Allah için tutun.)
-Yapmayacağın şeyleri söyleme.
(Saff suresi 2. ayet: Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.)
–Daima doğru konuş. (Ahzab suresi 70 ayeti: Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin.)
-Bollukta da darlıkta da sadaka ver,
Öfkene hakim ol, insanların kusurlarını bağışla, (Al-i İmran suresi 134. ayet: Onlar bollukta ve darlıkta hayır için harcar, öfkelerini tutar ve insanları bağışlarlar. Allah da iyilikte bulunanları sever.)
–Günahlarında ısrar etme, bunun yerine yürekten tövbe et (Al-i İmran suresi 135. ayet: Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah’tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.)
-Her zaman adil ol (Nisa suresi 135. ayet: Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutun; kendinizin, ana babanızın ve yakınlarınızın zararına bile olsa…)
-İman edenler kardeştir. Hiçbirine karşı Kin besleme. (Haşr suresi 10. ayetinde Yüce Allah bize şöyle bir dua öğretiyor : “İman edenlere karşı kalplerimize bir kin koyma.”
-Kötülüğü iyilikle uzaklaştır: (Fussilet suresi 34. ayeti: İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.)
-Birine mal veriyorsan iyisinden ver (Bakara suresi 267. ayet: Gözünüzü kapatmadan almayacağınız, kötü ve işe yaramayan şeyleri vermeye kalkmayın. Bilin ki Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve övgüye layık olandır.)
-Harcama yaptığında israf etme, cimrilik de etme . Bu ikisinin arasında harca.(Furkan suresi 67. ayet: Onlar, harcadıkları zaman, israf etmedikleri gibi, cimrilik de etmezler. İkisi arasında doğru olanı yaparlar.)
-Allah’ın ayetlerine karşı kör ve sağır davranma. Yani ne duyuyorsan onu uygulamaya çalış. (Zümer suresi 18. ayet : Onlar ki, sözü dinler ve en güzeline uyarlar.)
İşte bunun gibi birçok emir var. Hepsini sayamayacağız. Ama şunu bilelim ki bize bu emirlerin hepsini öğrenmek emredildi. O yüzden son bir mesajla sobhbeti bitireceğim inşallah.
Aç artık şu kitabı oku. Aç Musa Peygamberi oku, İbrahim Peygamberi oku.
Bugün kötü bir teklife hayır dersen günün Hz. Yusuf’u olacaksın.
Haksızlık karşısında tek başına kalıp da direnirsen günün Hz. İbrahim’i olacaksın.
Meryem gibi iftira yiyeceksin, Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav) gibi taş yiyeceksin. Ama günün sonunda Hz.Nuh gibi bir gemiye binip kurtulacaksın.
Çünkü hikayenin sonunda Allah kendisine yönelenleri kurtaracaktır.

