(18)İşte bunlar hakkın ve erdemin yanında olanlardır.
Bunları yapan insanlar sağ tarafın adamlardır. Bunları yapanlar amellerini, davranışlarını imanlarına şahit kılanlardır.
Hakka suresi 18-20. ayetler: “O gün (hesap için Allah’a) arz olunursunuz, öyle ki gizli bir haliniz kalmaz. Kitabı sağ tarafından verilen: Alın, kitabımı okuyun; doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum, der.”
Aynı bir çocuğun karne alması gibi. Karnesi iyi ise çocuk nasıl sevinçle gösterirse bunlar da alın kitabımı okuyun derler, gururla gösterirler. Bu kişiler davranışlarını imanına şahit kılanlardır, çok çabalayanlardır.
İnşikak suresi 6. ayet:”Ey insan! Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O’na varacaksın.”
Bu insanlar kolay bir hesap ile karşılaşırlar. Her şeyde ama her şeyde önde giderler. Bütün iyiliklerde önde giderler.
Rabbimiz Vakıa suresi 10-12. ayette “(Hayırda) önde olanlar,(ecirde de) öndedirler. İşte bunlar, naîm cennetlerinde (Allah’a) en yakın olanlardır.” buyuruyor.
Rabbim bizlere bu kişilerden olmayı nasip eylesin.
İyilerden bahsettik, bunları yapan iman edenlerden bahsettik. Bir de bunları yapmayanlar var. Onların yerine bir bakalım.
(19)Âyetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir.
Bu kişiler iman yokuşunu değil imandan inişi tercih ederler. Kendisine faydası olmadığı gibi başkalarına da faydası olmaz.
Vakıa suresi 41. ayet:” Soldakiler; ne yazık o soldakilere! İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde, Serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar.”
İyilikler yapmayan, güzellikte yarışmayan insanları gözümüzde canlandırabiliriz. Onlar, bundan önce, dünyada nimet içinde iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı. Ölüme, dirilmeye inanmıyorlar ve şöyle diyorlardı: -Öldüğümüz ve bir toprak, bir yığın kemik olduğumuz zaman cidden biz mi mutlaka diriltileceğiz.
Hesap vermeye inanmıyorlardı. İşte onun için Rabbimizin emirlerini dikkate almıyorlardı.
İnşikak suresi 10-12. ayet:”Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; alevli ateşe girecektir.”
(20)Cezaları, kapıları üzerlerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir.
Bu inkar edenler,Allah’ın emirlerine uymayanlar üzerlerine ateş kapatıldıklarında ilk önce büyüklük taslayanlardan yardım isterler.
Mümin suresi 47. ayet:”(Kâfirler) ateşin içinde birbirleriyle çekişirlerken zayıf olanlar, o büyüklük taslayanlara: Biz size uymuştuk. Şimdi ateşin birazını bizden savabilir misiniz? derler.”
Bu zayıf olanlar cehennemde bile başkasından yardım bekliyor. Allah’a dua etmek aklına bile gelmiyor, ille de bir aracı koyacaklar. Ateşin içinde bulunanlar cehennem bekçilerine Rabbinize dua edin bizden bir gün olsun azabı hafifletsin diyecekler. Dua etmeyi bilirler ama kendi Rableri de olduğunu yine unuttular. Ateşte yandıktan sonra Rabbimiz kelimesini kullanıyorlar, çıkmak istiyorlar. Onlar cehennemde Rabbimiz bizi çıkar, önce yaptığımızın yerine iyi işler yapalım diye feryat ederler.
Onlara “size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size peygamberlerde geldi. Ne için inanmadınız, şimdi tadın azabı, zalimlerin yardımcısı yoktur.”denilir.
Onlar iyilik yapmadılar, sadece kendini düşündüler. Allah’ın emirlerini ciddiye almadılar.
Bu insanlar cehennemden çıkmak isteyecekler.
Secde suresi 20. ayet:” Yoldan çıkanlar ise, onların varacakları yer ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve kendilerine: Yalandır deyip durduğunuz cehennem azabını tadın! denir.”
Onlar ki açıktan günah işlediler, hiç güzel bir şey yapmadılar, insanlara yardımcı olmadılar, fakiri, yetimi doyurmadılar. Kimseyle ilgilenmediler. Bunu açık açık yaptılar.
Bizler bu kimselerden olmak istemiyorsak, kitabı sol tarafından verilenlerden olmak istemiyorsak Allah’ın emirlerine koşmalıyız. Kur’anımızı okuyup ayetleri hayatımıza uygulamalıyız. İşte o zaman iman yokuşunu geçmiş oluruz. Beled suresinin hakkını vermiş oluruz.

