KİMİ ÖRNEK ALMALI?

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

Kıymetli okuyucu kardeşlerim! Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.
Teknolojinin acımasızca insanlığı ve özellikle gençlerimizi kuşatmış olduğu bu çağda kimi NİYE ve NASIL örnek almalıyız? Bu soruya verilecek çok cevap var ama…

Müslüman olan bir kişinin örnek alabileceği TEK Şahsiyet Hz. Muhammed(a.s)’dır. Hz. Muhammed (s.a.v.), bütün insanlığa gönderilmiş son peygamberdir. Sözleri ve davranışlarıyla Müslümanlara en güzel örnek olmuştur. Onun bu özelliği, “Andolsun, Allah’ın Resulünde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” ayetiyle vurgulanmıştır.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) bu güzel örnekliği Kur’an-ı Kerim’de “güzel örnek” kavramıyla ifade edilir.
Cenâb-ı Hak, Peygamber Efendimizʼi, “emsalsiz bir örnek şahsiyet” olarak, kıyâmete kadar gelecek bütün insanlığa armağan etmiştir. Bilhassa günümüzde Peygamber Efendimizʼin örnek şahsiyet ve karakteriyle birlikte, gönül dokusunu da bütün ihtişâmıyla idrâk etmeye, fazlasıyla muhtacız. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizʼin, müslim veya gayr-i müslim, canlı veya cansız bütün mahlûkâta şâmil olan merhamet ufkunu, bugün çok daha yakından idrâk etmek mecbûriyetindeyiz.
Kâinâtın iftihar kaynağı Peygamber Efendimizʼin, açlıktan karnına taş bağladığı zamanlar olur, evinde günlerce ocak yanmaz, yemek bulunmazdı. Fakat eline bir dünyalık geçtiğinde -bir borcu ödemek için ayırdığı hâriç- ondan kendisine hiçbir şey saklamaz, kendisi de muhtaç olduğu hâlde, nesi varsa muhtaçlara infâk ederdi. Bu hâl, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz için kâ‘bına varılmaz bir lezzetti. Ashâbının ihtiyacını gidermeden, kendisinin ve âilesinin ihtiyacını düşünmezdi. Her hâlükârda, “önce ümmetim” der, ümmeti huzur bulmadan kendisi huzur bulamazdı.

Cenâb-ı Hak, Sevgili Rasûlʼünü bizlere şöyle takdîm ediyor:“Andolsun, size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız O’na çok ağır gelir. O; size çok düşkün, mü’minlere karşı çok raûftur (şefkatlidir), rahîmʼdir (merhametlidir).” (Tevbe, 128)

Yani Yüce Rabbimiz, Rasûlüʼnün ümmetine olan muhabbet ve düşkünlüğünü, kendisine âit iki büyük sıfat olan “raûf” ve “rahîm” tâbirleriyle ifâde buyuruyor. Zira Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, şefkat dolu bir annenin evlâdına olan muhabbet ve düşkünlüğünden daha ziyâdesini, ümmeti için hissediyor ve bunun sayısız tezâhürlerini, mübârek hayatında defalarca sergiliyordu.

Bir sefere gidilirken ordunun en önünde yürüyüp ümmetine gelebilecek zorluk ve meşakkatleri öncelikle kendisi göğüslemek istiyor, dönüşte ise en arkadan gelerek, yaralı ve kederli müslümanlara yardım ediyor, onların sıkıntılarını paylaşarak huzur ve tesellî kaynağı oluyordu.

Yine O Rahmet Peygamberi -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “Ben her mü’mine kendi nefsinden daha ileriyim, daha yakınım. Bir kimse ölürken mal bırakırsa, o mal kendi yakınlarına âittir. Fakat borç veya yetimler bırakırsa, o borç bana âittir; yetimlere bakmak da benim vazifemdir.” buyuruyordu. (Müslim)

Rabbim bizleri ve neslimizi daima  Peygamber Efendimizin yolunda olabilmeyi cümlemize nasip eylesin. 

                                   Selam ve dua ile.

Similar Posts

  • MAZERETLERİN BİTTİĞİ GÜN

    Bugün Allah için ne yaptık?Bir düşünelim. Evet kabul ediyorum,bu ağır bir soru.. Ama bu soru bahanelerin sustuğu,kaçış yollarının kapandığı, ayaklarımızın titrediği, o büyük günde, mahşer meydanında, hepimizin gözlerinin içine bakılarak tek tek sorulacak bir soru..O gün geldiğinde var ya -dersim vardı,işlerim vardı meşguldüm,yorgundum diye mazeretler diyemeyeceğiz! Çünkü o gün mazeretlerin bittiği gündür. Tıpkı Hz. Nuh’un…

  • MÜNAFIKLARIN ÖZELLİKLERİ

    Selamun aleyküm arkadaşlar. Bu yazımızda münafıkların özelliklerine daha geniş çaplı bakacağız. Çünkü münafıkların tanınması çok zordur. Bu nedenle Rabbimiz de onlara özel bir sure indirmiştir. Münafikun suresini. İlk olarak bu sure ile münafıkların özelliklerini incelemeye başlıyoruz. 1) Münafıklar yalancıdır. innel munafikine le kazibun…. sana geldiklerinde: “Biz, tanıklık ederiz ki, kuşkusuz sen, Allah’ın Resul’üsün.” dediler. Elbette…

  • MÜRSELAT SURESİ(2.BÖLÜM)

    (8)Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman, Yıldızların Işığı Nasıl Söndü ve Döküldü? Tekvir Suresi’nin 2. ayeti, “Yıldızlar kararıp döküldüğü zaman” diye buyurur. Bu ayet, yıldızların ışığının kararıp söndüğünü ve döküldüğünü açıkça ifade etmektedir. Ayet, yıldızların sadece ışıklarının sönmekle kalmayıp aynı zamanda döküldüğünü ve silindiğini de belirtir. (9)Gök yarıldığı zaman, Göklerin Yarıılması ve İnsanların Durumu Göklerin kendi başına, rastgele…

  • ADALET ÜZERİNE

    Her şeyden önce alemlerin Rabbi olan Allah’a hâmd, onun kutlu elçilerine salât ve selâm olsun. Nimeti tam, kamil ve alemlere rahmet olarak gelen kutlu Peygamberimize indirilen yüce dinimiz olan İslam, kişi, kişiler arası ve toplumsal hak, hukuk ve adalete özel önem vermiş, bizlere hakikat yolunu göstermiş, o güzide elçiler de bu konuda da tüm insanlığa…

  • İSLAM’IN KARDEŞLİK ANLAYIŞI VE KUR’AN’IN HZ. MUSA VE HZ. HARUN ÖRNEĞİ

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla İslâmî literatürde kardeşlik karşılığında kullanılan Arapça uhuvvet, aynı ana babadan veya bunlardan birinden dünyaya gelenler arasındaki kan bağını belirtmesi yanında aynı sülâleye, kabile veya millete mensup olma, aynı inanç ve değerleri, dünya görüşünü paylaşma gibi ortaklık ve benzerlikleri bulunan kişi ya da gruplar arasındaki birlik ve dayanışma ruhunu da ifade etmektedir Kur’ân-ı…

  • ÖN YARGIDAN NASIL KURTULURUZ?

    “Ön yargıları yıkmak atomu parçalamaktan daha zordur.” Doğruyu bulmanın ve anlamanın önündeki en büyük engellerden biri de ön yargıdır. Peki ön yargı nedir? Bir insan nasıl ön yargılı olur? Ön yargı kişinin bildiğini mutlak doğru kabul etmesi, karşındakini dinlemeden, anlamdan olayı kestirip atmasıdır. Bir kişiyi dinlemeden, anlamdan onun anlattıklarının yanlış ve hatalı olduğunu,  bildiklerimizin ise mutlak…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir