Selamun aleyküm arkadaşlar. Bu yazımızda münafıkların özelliklerine daha geniş çaplı bakacağız. Çünkü münafıkların tanınması çok zordur. Bu nedenle Rabbimiz de onlara özel bir sure indirmiştir. Münafikun suresini. İlk olarak bu sure ile münafıkların özelliklerini incelemeye başlıyoruz.
1) Münafıklar yalancıdır.
innel munafikine le kazibun…. sana geldiklerinde: “Biz, tanıklık ederiz ki, kuşkusuz sen, Allah’ın Resul’üsün.” dediler. Elbette ki Allah, senin, Kendisinin Resul’ü olduğunu biliyor. Fakat Allah tanıktır ki, münafıklar, kesinlikle yalancıdırlar.
2) Yalan yere bol yemin ederler.
Onlar yeminlerini kalkan olarak kullanıp insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırırlar. Yaptıkları bu iş ne kötü bir iştir!
Yani baktığınızda normal bir insan dürüstse sürekli yemin etmeye ihtiyaç duymaz. Doğru söylüyordur zaten. Ama ha bire her şey için yemin etmek de doğru değil. Ayrıca burda yeminlerini kalkan edinmek şu demek. Elinde tuttuğu kalkanla ya da örtüyle kendini gizliyor. Asıl hedefini gizliyor. Yemini kalkan olarak kullanıyor. Asıl niyetini görmesinler diye onun arkasına gizleniyor. Böylece müslümanlardan da korunmuş oluyor.
3) Kafirdir bunlar.
Çünkü onlar önce inandıklarını iddia ettiler, sonra inkâra gittiler. Bu sebeple kalpleri mühürlendi. Artık onlar hakkı anlamazlar. Ayet summe keferu sonra inkar etti diyor. Yani kafir bu kişiler. Sadece kafirliğini gizliyor.
Aynı zamanda bu ayet neden kalplerinin mühürlü olduğunu da söylüyor? Çünkü önce iman ettiler yani meseleyi anladılar bundan sonra da inkar ettiler bile bile. Bu nedenle de kalpleri mühürlenmiştir. Kalpleri mühürlendiği için de artık anlamazlar diyor ayet.
4)Her sesi kendi üzerine alınırlar.
Onları gördüğünde kalıpları, kıyafetleri senin hoşuna gider, onları beğenirsin. Konuştuklarında sözlerine kulak verirsin.(Yani hem imaj olarak hem konuşma olarak beğeniliyor.) Gerçekte ise onlar, âdeta duvara dayatılan, ruhsuz kütüklere benzerler. (yani sen dışlarının güzelliğine bakma içi boş adamlar bunlar.) Her bağırtıyı kendi aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin, nasıl da (haktan) döndürülüyorlar?
Her bağırtıyı kendi aleyhlerinde sanıyorlarmış. Yani hemen küçük bir şey söylense “bunu bana mı diyolar, acaba benim yalan söylediğimi anladılar mı “ diyorlar , niyetleri yaptıkları ortaya çıkcak diye ödleri kopuyor. Tevbe suresi 64. ayetinde de bahsediliyor. Kalplerde olanı ortaya çıkartacak bir sure indirilmesinden çekinirler, yani günümüze getirirsek niyetleri ortaya çıkacak diye korkuyorlar. Korkak adamlar bunlar. Şeytan nasıl dönekse bunlar da öyle dönek. Burada aklımıza Haşr suresi 16. ayet geliyor. Münafıklarının halini şeytanın haline benzetiyor Rabbimiz. Hangi özelliğini derseniz şeytan önce inkar et nankörlük et diyor insana, yoldan çıkarıyor. Sonra da ben senden uzağım. Alemlerin Rabbinden korkarım diyor döneklik yapıyor yani, ya da Enfal suresi 48. ayetinde savaşta sizi yenecek yok arkanızdayım diye insanları gazlıyor sonra benim sizle alakam yok diyor. İşte münafıklarda onlar gibi boş sözlerle milleti kandırıp kaçarlar. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. Yani bir o tarafa giderler, kafirlerin tarafında, bir müslümanların. Bozgunculuk yapmayın yani iki yüzlü olmayın desen. Bakara suresi 11’deki gibi cevap verirler. “yok biz ıslah edicileriz. Yani insanların arasını düzeltiyoruz. O yüzden iki tarafa gidip geliyoruz. O yüzden iki yüzlüyüz derler. Ayrıca bunların en ufak sesleri bile üzerlerine alınması şundandır. Kendileri hain olduklarından her şeyden ve herkesten şüpheleniyorlarmış.
5) Kibirliler.
5.Onlara: “Gelin, Resulullahın huzuruna varın, sizin için dua etsin, Allah’tan size af dilesin!” denildiğinde, (açıktan bir şey söyleyemediklerinden), kibirlerinden ötürü başlarını sağa sola büker, içten içe homurdanırlar ve onların kibirli bir şekilde yan çizdiklerini görürsün.
Burada ayet onların kibirlerinden bahseder. Onlar Resule kibirliler. Müminlere de kibirlilerdi. Bakara suresini hatırlayalım. 13.ayet : Onlara “Siz de herkesin inandığı gibi inanın” dendiğinde, “O beyinsizler gibi mi inanalım?” derler.
Yani tabi direk yüzlerine söylemiyorlar gizledikleri için, arkalarından söylüyorlar. Görüyorsunuz kibir de münafığın tipik bir özelliği.
6.ayet : Ha mağfiret diledin, ha dilemedin, onlara göre birdir. Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü Allah, fâsıklığı tabiat haline getirenleri hidâyet etmez, emellerine ulaştırmaz.
Rabimiz onlara asla bir bağışlanma olmayacağını dile getirmiştir. Kendi tevbe etmiyor, bağışlanma istemiyor. O yönde gayreti yok. Biz ne kadar dua etsek, bağışlanmalarını dilesek bağışlanmaz tabi ki.
7.Onlar: “Resulullahın etrafındaki fakirlere infak etmeyin, destek olmayın ki dağılsınlar!” diyen bedbahtlardır. Halbuki göklerin ve yerin bütün hazineleri Allah’ındır, lâkin münafıklar bunu bilmezler, anlamazlar.
Konu hemen infaka geçti. Biz bu hızlı geçişten infak nifağın panzehiridir onu anlıyoruz. Bunlar infak etmezler. Etseler bile gösteriş için infak ediyorlar. İnfak edilmesini de istemezlermiş. Milleti engelliyolar. Hatta Tevbe suresi 79. ayetinde imkani az olduğu için az infak eden insanlar var. Onunla bile dalga geçiyor. Hem vermiyorlar verseler bile gösterişle veriyorlar hem vereni kınıyorlar. Ama cimriler. Halbuki müttakiler Al-i İmran suresi 134’ ü yaparlardı : O (muttakiler) ki sarra ve darra (bollukta da darlıkta) da infak ederlerdi.
8.Hem derler ki: “Medineye bir dönelim; göreceksiniz aziz olan, zelil olanı oradan dışarı atacaktır.” Heyhat! İzzet, Allah’ın, Resulünün ve müminlerindir. Ne var ki münafıklar bunu bilmezler.
Burda saygınlığın gerçek kaynağı Allah’tır, ona değiniliyor. İnsan saygınlığını Allah’tan alır. Allah’tan kopan, saygınlığından da kopar diyelim.
9.Ey iman edenler! Ne mallarınız, ne evlatlarınız sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın! Bilin ki böyle yapanlar, en büyük kayba uğrarlar.
10, 11.Sizden birinize ölüm gelip çatmadan önce, size nasib ettiğimiz imkânlardan Allah yolunda harcayın! Ölüm gelip çatınca: “Ya Rabbî, az mühlet ver bana, bak nasıl hayırlar yapacağım, tam takvâ ehlinden olacağım!” diyecek olsa da, Allah vâdesi gelen hiçbir kimsenin ecelini ertelemez. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Gördüğünüz gibi Rabbimiz son 3 ayette de bize infakın önemini anlatmış. Rabbimize bizi münafıklıktan ne korur, biz nasıl münafıklıkla başedeceğiz diye sorarsanız işte size müthiş bir çözüm o da infak…

