AŞKIN FERMANIDIR TESLİMİYET 2

*Kim Allah’a karşı saygılı davranırsa, Allah ona bir çıkış ve kurtuluş yolu gösterir, hiç beklemediği yerden onu rızıklandırır.” Talak sûresi (85), 2-3*

Hz. İbrahim, Yüce Allah’ın izniyle Hacer’i ve İsmail’i yanına alarak yola çıktı. Günlerce yürüdüler.Hz. İbrahim Hz. Hacer’i yolda eğitiyordu. Ovalardan, tepelerden, ıssız çöllerden geçtiler. Mekke yakınlarına kadar geldiler. O sırada İsmail iki yaşında idi. Nihayet bugün Kâbe’nin bulunduğu yere vardılar. *İbrahim Suresi 35.Ayet: “Hani İbrahim demişti ki: Rabbim; bu şehri emniyetli kıl. Beni de, oğullarımı da puta tapmaktan uzak tut.” diye dua etmişti.

Bir ağacın altında durdular. Etrafta kimsecikler yoktu. Hz. İbrahim ana ile oğulun yanına biraz yiyecek ve su bıraktıktan sonra oradan uzaklaştı. Hacer arkadan bağırıyordu: “Bizi bu ıssız yere bırakıp nereye gidiyorsun? Biz bu dağ başında ne yaparız, nasıl yaşarız?”Hz. İbrahim Hacer’in sesine, gözyaşlarına dayanamıyordu. 

Kur’an bize bunu İbrahim Suresi  37. ayette şöyle bildiriyor. *” Rabbimiz; ben, çocuklarımdan kimini; namaz kılabilmeleri için, Senin mukaddes evinin yanında çorak bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz; insanların gönüllerini onlara meylettir. Şükretmeleri için onları meyvelerle rızıklandır.”*

Yine de yoluna devam etti. Bir süre sonra Hacer şöyle seslendi: “Yoksa bizi buraya bırakmanı Allah mı emretti?” O zaman Hz. İbrahim döndü ve şöyle dedi:

-Evet, Yüce Allah emretti.

Hacer’in içi rahatlamıştı. Oğlu İsmail’i kucağına aldı. Sallamaya başladı:

-Öyle ise Allah bize yeter. O bizi korur, bizi besler.

Gördünüz mü Hacerin teslimiyetini ?

Allah bize yeter sözünün hakkını vermiş gerçek bir mümine …

*Al-i İmran Suresi 26. ayet: De ki: Ey mülkün sahibi olan Allah´ım; Sen mülkü dilediğine verirsin. Sen, mülkü dilediğinin elinden alırsın. Sen, dilediğini aziz edersin. Sen, dilediğini zelil edersin. Hayır, yalnız Senin elindedir. Sen hiç şüphe yok ki her şeye Kadirsin.”*

Onca hacıları arkasında koşturan büyük bir kadın Hz. Hacer.

Mekke’ye bırakıldığında Allah’a tevekkül ederek, oğlu için gerekli gayreti sarf etmeyi de bırakmayan gayretli bir insan, örnek bir muvahhidedir.

*Necm Suresi 39. ayet: Gerçekten insan için, çalıştığından başkası yoktur.*

*Necm Suresi 41. ayet: Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.*

 Hz. Hacer; fani dünyadaki itilip kakılmalara rağmen; kıyamete kadar baki kalacak Kâbe içerisinde “Allah’ın evinde” ebedi istirahatgâhıyla onurlandırılmıştır.

Arap ve köle olduğu için Yahudiler tarafından dışlanarak yeterli ilgiyi zaten göremeyen Hz. Hacer ve oğlunun Allah nezdindeki yerlerinin çok yüce olduğu muhakkaktır. 

*Hucurat Suresi 13. ayet: Ey insanlar; doğrusu Biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Gerçekten Allah katında en değerliniz; O´ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz ki Allah; Alim´dir, Habir´dir.*

Bir hadisinde peygamberimiz “ALLAH katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten sakınanınızdır. Arab’ın Arab olmayana, hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.” buyurmuştur.

Ve yine buna benzer başka bir hadisi şerifte Resulullah şöyle buyurmustur: 

“Bak! Sen ne kırmızıdan ne de siyahtan üstün değilsin. Onlara karşı ancak takvâ ile üstün olabilirsin.” (Ahmed, V, 158).

Bu yüzden İsmail bir resul; Hz. Hacer Allah evinin konuğu olmuştur. Bugün sa’y yapan hacılar,Hacerin çaba ve teslimiyetine şahit oluyorlar.Hz. İsmail için Safâ ile Merve tepeleri arasında su aramak için koşarken bu sırada İsmail’in ağlarken topuklarını vurduğu yerden zemzem suyunun çıktığını görür. Zemzem” Cenab-ı Hakk’ın bu gayret ve teslimiyete ikramıdır adeta…Hz. Hacer hakkında merhum Ali Şeriati, şaheser bir yorumla onu hak ettiği mevkie koyarak şöyle demektedir. “…Sayısı belirsiz yaratıkları arasından birisini seçmiştir. En saygın yaratığını, insanı ve onlardan da bir kadını. Onlar arasından kara derili bir kadını… Onlar arasından kara derili bir cariyeyi, en değersiz yaratığını(!). Onu kendi yanına oturtmuştur. Ona kendi evinde yer vermiştir… Tevhid ümmetinin adsız kahramanı, meçhul askeri böyle seçilmiştir!”

Biz müslümanların eksiği olan teslimiyeti anlama noktasında eksikliğimizi görüp kendimizi biran önce bu konuda sorguya çekmemiz ve gereğini yapmamız lazım gelmez mi!!?

Nede güzel tarif etmiş Ali şeriatı teslimiyeti;

Aşk ferman ettiğinde, imkansız teslimiyet başını öne eğer…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir