ALLAH DOSTLARI KİMLERDİR?

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

Değerli Kardeşlerim Hepinizi muhabbet ile selamlıyorum.  Allah dostu kavramı herkese bir şeyler çağrıştırmıştır mutlaka, ama inanmış olduğumuz Kuran bize bu kavramı nasıl tanıttığına gelin birlikte bir göz atalım.

Dost kelimesi Farsça ’da “seven, sevgili, yâr” anlamındaki dost kelimesinden gelen dostluk İslâmî literatürde sadâkat, uhuvvet, meveddet, sohbet gibi değişik kelimelerle ifade edilmiş, ayrıca velî ve refîk kelimeleri başka anlamları yanında “dost” mânasında da kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de bu anlamda en çok geçen kelime velîdir.

Kuranı kerimde –‘Onlar ki…’ diye başlayan bütün ayetler Allah dostlarının vasıflarını sıralar…

Rabbimiz bunu kerim kitabının Yunus suresinde şu şekilde haber verir;  “ Haberiniz olsun ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur; Onlar mahzun olacak ta değillerdir. “ 

Ama kim bu Allah dostları? … Kur’an da bahsi geçen bu Allah dostlarının vasıfları nelerdir? … Sorusunun cevabına yine Kur’an’dan bakarsanız,  zikri geçen Ayetin devamında onların kimler olduğu ve Allah dostlarında bulunması gereken vasıflar nelerdir, bunu rahatlıkla anlayacaksınızdır. Aynı Ayetin devamında Allah dostlarının en belirgin vasfı; iman ehli ve takva sahibi olarak anlatılıyor. Yani iman edipte imanlarına şirk bulaştırmayan kimseler ve  takva sahibi olanlardır Allah dostları… Öyleyseşunu açıkça söyleyebiliriz ki; her iman ehli muttaki bir kimse Allah dostudur. Tabi ki burada iman ve takva çok güzel anlaşılması gerekir.

Değerli dostlar! İman denilince, elbette ki istenilen iman şaibesiz bir iman olmalıdır. Yani şirksiz bir iman olmalıdır.

Takva ise: Korunmak. İnsana zarar verecek ve azaba yol açacak şeylerden sakınmak. Korkmak. Nefsi her türlü günahlardan, isyandan ve sapmalardan alıkoymak anlamına gelmektedir.

Diğer bir ifadeyle; Allah’ın emirlerine yapışmak ve nehyettiği şeylerden de uzak durmanın adıdır…          

Takva sahibi kimselerin özellikleri ise Kur’an da şöyle anlatırlır ; 

Onlar; Allah’ın emrettiği hususlara itaat eden ve nehyettiği konularda da onlardan uzak durak kimselerdir.
Onlar; Allah korkusu taşıyan… İnsanlara zulmetmeyen… Zalim de olsa mazlum da olsa onlara yardım eden ve onların ellerinden tutan kimselerdir.
Onlar; Allah katındaki üstünlüğün, ancak ve ancak O’na itaat etmekle kazanılacak bir derece olduğu bilenler ve ona uygun çalışanlardır.
Onlar; Allah’ın, takva sahibi kulları ile beraber olduğuna inanan ve hal ve hareketlerine dikkat eden kimselerdir.
Onlar; insanlar arasında adaletli olanlardır.
Onlar; büyüklük taslamayan ve insanlar arasında bozgunculuk yapmayanlardır.
Onlar; Kıyamet gününde iflas etmekten korkan ve insanların haklarına riayet edenlerdir.
Onlar; zulmetmeyen… Ayıp ve kusur araştırmayan… Yalanları ile insanları aldatmayan… Alış verişlerinde kimseleri kandırmayan dürüst kimselerdir…
Hulasa onlar; her haliyle İslam’a teslim olanlardır…

Yani Allahlın kuranda emretmiş olduğu emir ve yasakları dinleyen her kişi Allah dostudur. Bu kavramı kendi tekeline çeken ve kendi tensibi olduğu gruba göre mana verenlere kurandan cevap vermek, kuran Müslümanlarının boynunun borcudur. 

İşte Allah dostu denildiği zaman, Kur’an ve Sünnet çerçevesinde anlaşılması gereken  budur ve bu olmalıdır.

Rabbim bizleri kendisine dost olmaya çalışan kullarından eylesin.

                                                                                                       Âmin 

Similar Posts

  • Rabbimiz Bize İmanı Sevdirdi

    Bu, Kuran-ı Kerim’de de belirtilen büyük bir nimettir. Hucurât Suresi’nin 7. ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Fakat Allah size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde süsledi ve size küfrü, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte onlar, doğru yolda bulmuş (irşad) olanlardır.” (Hucurât 49:7) Bu ayette Rabbimiz’in bize imanı sevdirmesi ve kalplerimize yerleştirmesi, küfürden ve isyandan uzaklaştırması büyük bir lütuftur….

  • DUHA SURESİ(2.BÖLÜM)

    ﴾4﴿ Elbette işin sonu senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır. İlk, dünya, son ise ahiret demektir. Kim dünyada güzel bir işte aracılık ederse, desteklerse, yardımcı olursa ona, o işin sevabından bir pay vardır. Yeter ki biz İbrahim Peygamber gibi Rabbimize hicret edelim. Ankebut suresi 26 ayette İbrahim Peygamber şöyle diyordu: “Ben Rabbime hicret edeceğim şüphesiz O güçlüdür hüküm ve…

  • DEDİKODU

    Bir insanı, hiç dokunmadan da nefessiz bırakabileceğimizi biliyor musunuz? Evet, yanlış duymadınız. İnanın bu, hiç zor değil… Bir sözle, bir kahkahayla, bir bakışla ve en tehlikelisi bir dedikoduyla…İşte tam da bu yüzden,bugün sizlere hepimizin hayatında var olan, çarşıda, sokakta, mahallede, her yerde karşımıza çıkan ama çoğu zaman hafife aldığımız bir konudan bahsedeceğim. Dedikodu. Peki dedikodu…

  • LEYL SURESİ

    Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm. Selamünaleyküm arkadaşlar.  Bugünkü dersimizde Leyl suresini öğreneceğiz. Leyl suresi infaktan yani vermekten, bağışlamaktan bahseder. Bütün sahip olduklarımız, Rabbimizin bize verdiği emanetlerdir ve bu emanetler sadakat gerektirir.Allah’ın emrettiği yerlerde kullanıyorsak, bağı verenden salkımı vermeyi esirgemiyorsak emanetlere sadakatliyiz demektir. Rabbimize verdiğimiz sözü tutuyoruz demektir. Rabbimiz Hadid suresi 10. ayette “Göklerin ve yerin tamamı zaten Allah’a ait…

  • YASİN SURESİ 2. BÖLÜM

    31. Onlardan önce nice nesilleri helak ettik görmediler mi?Gerçekten onlar,onlara dönmeyecekler. 32.Ancak onlar hepsi katımızda hazır bulunanlardır. Rabbimiz böyle dedi ama nasıl olur ki  -Biz Önceki nesilleri helak ettiğini görmedik. Rabbim, diyorsak şöyle bir düşünelim. Herkesin ölüm gerçeği ile yüzleştiğinde, Allah’ın emirleri karşısında kendini güçlü görüp, her türlü zulmü yapmayı hak gören zalim insanların da,…

  • İMAN BİR FİDAN GİBİDİR

    Dikilen her fidanın yetişip, büyümesi için uygun toprağa, yeteri kadar güneşe ve suya ihtiyaç vardır. Bunlardan birinin olmaması ya da eksik olması fidanın üzerinde olumsuz etkilere sebep olduğu gibi o fidanın büyüyüp meyve vermesi de zorlaşır. Dikilen fidanın olgunlaşması ve meyve vermesi için suyun, toprağın ve güneşin gerekliliği ne kadar önemli ise aynı şekilde iman…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir