“…Her Şeyden Haberdar Olan’ın, sana haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.” (Fatır 14)
Ahiret alemi gaybdır yani görünmeyen ve bilinmeyendir. Orası hakkında Allah’ın Kur’an’da verdiği bilgi ve haber dışında hiç kimsenin bilgi vermesi ve haberdar olması mümkün değildir.
Kıyamet, mahşer, cennet ve cehennem hakkında yazılan kitap, söylenilen rivayet ve hadisler Allah’a ve dolayısıyla ahiret alemine iftira atmaktan başka bir şey değildir. Çünkü doğru bilgi insanın gözüyle gördüğü, tanık olduğu ve yaşadığı bilgidir. Ahiret alemine hiç kimse tanık olmamış, orayı görmemiş ve yaşamamıştır. O zaman bunulanla ilgili Kur’an dışında söylenilen her söz, yazılan her cümle, aktarılan her rivayet ve hadis uydurmadır, iftiradır.
Müslüman yani Allah’a teslim olduğunu ve mümin yani Allah’a güvendiğini söyleyen bir insanın Ahiret hakkında Allah’ın Kur’an’a verdiği bilgi dışında bir bilgiye inanması büyük hatadır ve kişiyi iman, inanç noktasında sıkıntıda bırakır.
Hesap gününde hesabımızın doğru olmasını ve kurtuluşumuzun gerçekleşmesini istiyorsak din noktasında Kur’an’ı yeterli görmemiz gerektiği gibi gayb alemi, yani ahiret, cennet, cehennem ve benzeri konularda da Kur’an’ı yeterli görmeliyiz.

