TEVBE SURESİ 119. AYETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ VE ÖDEVLERİMİZ

Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla

Hayat Kitabımız olan Kur’an İlahi bir mesaj gereği bizlere Sadıklar ile beraber olmamızı istemektedir.

Tevbe suresi 119. Ayeti Kerime’de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır;

“ Ey iman edenler! Allah’a karşı takva sahibi olun ve sadıklarla birlikte olun” 

Evet, Allah iman iddiasında bulunanlara sesleniyor, EY İman Edenler diye başlıyor…

Yani bu yazıyı okuyan kardeşim eğer sende Müslümanım diyorsan, Allah sana da bu ilahi mesajdan ders almanı istemektedir.

 İlahi mesajın tehditkâr ifadesinden çok net olarak anlaşılıyor ki, “sâdıklar”la beraber olmak mü’minim diyenler için bir mecburiyet olup bu hususta muhayyerlik yoktur. Yani “sâdıklar”la beraber olsam da olur, olmasam da olur tarzında bir hareket ve davranış serbestisi İslâmi açıdan düşünülemez. O halde “sâdık” ve “sâdıklar” kimlerdir gelin ayetlerin ışığında buna bir göz atalım…

Konu ile alakalı literatüre baktığımızda bu kavram şu şekilde karşımıza çıkar; Kur’an ve Sünnet’e baktığımızda yani, sâdıklar olarak: Özü sözü bir olanları, sözünün eri, samimi ve dürüst olanları, mutemed/güvenilir olanları, yalan, hile ve hud’ası olmayanları (karşısındakileri aldatmayanları) görmekteyiz.

Mülkün sahibi Allah Zümer Sûresi 74. âyetinde bizzat kendisinin, sözünü yerine getiren manasında “sâdık” olduğunu beyan buyurur “Onlar, “Bize verdiği sözü yerine getiren, bizi dilediğimiz yerinde konaklayacağımız bu cennet yurduna vâris kılan Allah’a hamdolsun. İman edip iyi amelde bulunanların ödülü ne güzelmiş!” derler.”

Nisâ Sûresi 122. âyetinde ise “Allah’tan daha doğru sözlü kimseler olamayacağı” ferman buyurulur. “İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanları, içinde ebedî kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah bunu hak bir söz olarak vaat etti. Söz bakımından Allah’tan daha doğru kim olabilir!”

Peygamberlerin “sadıklar” olduklarına Yûsuf Süresi 51. ayetinde; “Kral (kadınlara), “Yusuf’u elde etmek istediğinizde beklentiniz ne oldu?” diye sordu. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz ondan hiçbir eğrilik görmedik” dediler. Aziz’in karısı da: “Şimdi gerçek ortaya çıktı, ben onunla beraber olmak istemiştim. Şüphesiz ki o doğru söyleyenlerdendir” dedi.  , Hicr Süresi 64. Ayetinde “Sana gerçeği getirdik; biz, hakikaten doğru söyleyenleriz.” temas buyurulduktan sonra müminlerin de sonu ölüm de olsa sadakat ehli olmaları vurgulanır.

Allah yolunda cihat edenler “sadıklardandır.

Biraz daha derine inersek sadâkatin ehemmiyeti; Muhammed Suresi 21. ayetinde vurgulanır.

“Güzel olan itaattir, dinen ve örfe makbul sözdür. Durum (savaş emri) kesinlik kazanınca Allah’a karşı sadâkat gösterselerdi onlar için hayırlı olacaktı.”

Allah’a ve Peygamber’e yardım edenlerin “sadıkların” tâ kendileri olduğu beyan buyurulur.

Bakara Suresi’nin 177 ayeti ise; “sadıkları şöylece sıralar:

➢ Allah’a iman edenler

➢ Ahiret Günü’ne iman edenler

➢ Meleklere iman edenler

➢ Kur’an’a iman edenler

➢ Peygamberlere iman edenler

➢ Sevdiği servetinden; yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, ihtiyacını arz edenlere, köle ve esirlere infak edenler

➢ Namazını ta’dîl-i erkânla, istikamet üzeri kılanlar

➢ Zekâtını hakkıyla verenler

➢ Antlaşmalarına, sözlerine sadakat gösterenler

➢ Sıkıntı, kıtlık, elem, keder zamanlarında sabredenler.

Peygamber Efendimiz ise; “sadık ticaret erbabının; Peygamberler, şehitler ve Salihlerle beraber olacağını haber verir.

Bütün bunlardan sonra bize kalan söylenecek söz: “Âmennâ ve saddakna” (İman ettik ve tasdikledik) demektir.

Niçin “sadıklarla” beraber olacağımız anlaşıldığına göre, gelelim nerelerde beraber olacağımıza: “Sadıklarla nerede beraber olacağız? Sorusunun cevabı: “Her yerde” şeklinde olacaktır.

Peki, şimdi size Kur’an eczanesinden bir reçete ile yazımı noktalamak istiyorum

HER DAİM UYGULANACAK HAYAT KURTARAN REÇETE

❖ Dostlarımızı “sadıklardan seçeceğiz.

❖ Sadıklarla hem-meclis olacağız.

❖ Evlilikleri “sadıklarla yapacağız.

❖ İş ortaklarımızı “sadıklardan seçeceğiz.

❖ Alış-verişleri “sadıklardan yapmaya gayret edeceğiz.

❖ Aile dostlukları kurarken, çocuklarımıza okul ve arkadaş seçerken aynı hassasiyeti göstereceğiz.

❖ Komşuluklar, yolculuklar ve her türlü yakınlık ve beraberlikler “sadıklarla olacaktır.

 Manevi vasatın ziyadesiyle kirli ve bozuk olduğu günümüzde oldukça zor bir kulluk vazifesinden bahsettiğimizin farkındayız. Ancak şu iki kaideyi unutmayalım:

Tamamına ulaşamadıklarımızın, tamamını terk etmemiz gerekmez. Yapabildiklerimizi yapar, yapamadıklarımız için affımızı niyaz ederiz

“Her zorluğun mukabilinde bir kolaylık vardır”, zahmet rahmetiz olmaz. Bunun da karşılığı rızây-ı Bârî ve Cennet’tir.

“Sadıklarla dünyada da Cennette de beraber olmak dua ve niyazı ile…

Yaptıklarımız ve yazdıklarımız sadece vaktinizi almış ise yazık bize. Yok, yararlı şeyler ise lütfen duanızı bizden esirgemeyiniz. Haklarınızı helâl ediniz. Hepinizi Allah’a ısmarladık!

Vesselam…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir