BELED SURESİ(3.BÖLÜM)

(9) Bir dil ve iki dudak?

Gıybeti, iftirayı, yalanı, kötü zannı…Bunları tutmak için iki dudak lazım. O nedenle Rabbimiz bir dili tutmak için iki dudak vermiştir. 

“Allah sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman hiçbir şey bilmiyordunuz. Şükredesiniz diye size işitme (duygusu), gözler ve gönüller verdi.”(Nahl:78)

Gözlerimize, dilimize, dudaklarımıza, kalbimize şükrettik mi? Yoksa düşünmeye gerek görmedik mi? Eğer yaratılışımızı düşünseydik Rabbimize ulaşırdık.

(10)Ona iki yolu gösterdik.

Rabbimiz bize iki yolu da gösterdi. Biri doğru, diğeri yanlış olan yol. Doğru yolun neler kazandıracağını, yanlış yolun neler kaybettireceğini bize bu kitapta, Kur’anda anlatır. Bize haber verir. 

“Şüphesiz ki bu Kur’ân, insanları en doğru ve en sağlam yola iletir ve salih amel işleyen müminlere büyük bir ecir olduğunu müjdeler.”(İsra:9)

Bunlar Kur’ana göre davranıp, Kur’anın istediğini yapanlardır. Okuyup Kur’andan öğrendiğini hayatına uygulayanlardır. Bu Kur’ana uymaya gerek görmeyenler, Kur’ana kulak tıkayanlara gelince Rabbimiz ayetin devamında şöyle buyuruyor.“Ahirete inanmayanlara da can yakıcı bir azab hazırlamışızdır.”(İsra:10)

Bakalım nasıl bir azap? “Çünkü biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır.”(İnsan:4)

Rabbimiz bize göz, dil, dudak verip yolları gösterdi. Ama biz bunlara rağmen iman yokuşunu çıkamadık. 

(11) Fakat o, o sarp yokuşa göğüs veremedi.

Buradaki sarp yokuş(akabe), nefsimize zor gelen her şeydir. Bir tarafta Allah’ın emri, bir tarafta kendi isteklerimiz. Nefsimize zor gelse de Allah’ın emrini yapabiliyorsak işte budur Allah’a kulluk, işte budur bizim akabemiz. Ama insan zorluk önündeki kolaylığı tercih etmez. Sonra verilecek olanı tercih etmez. Hep kolaycı, hep peşincidir. Onun için Rabbimiz Nahl suresi 107. ayette “Bu (azab) şundan dolayıdır ki, onlar, dünya hayatını sevmiş ve onu ahirete tercih etmişlerdir. Allah da kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.” buyuruyor.

(12) Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir?

İbrahim Peygambere(asm) en zor gelen oğlu İsmail’i kurban etmekti. Onun akabesi oydu. Akabeyi aşınca Rabbimiz ona hem İsmail’i, üstüne de diğer oğlu İshak’ı verdi.

Ama bu akabeyi herkes aşamaz. Bu akabeyi aşan insan bana ne düşüyor der, banane demez. Rabbimiz bu sarp yokuşun (akabenin) ne olduğunu bizlere ayetin devamında anlatıyor. 

(13)Köle azat etmek,

Şimdilik zamanda köle yok ama malının, mülkünün, zevkinin kulu, kölesi olanlar var. Onların bu problemlerine çözüm bulmak, zorda kalanlara yardım etmek köle azad etmek gibi olmaz mı?

(14) Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,

Bunu yapanlar aslında mutlu edince mutlu olma ahlakına bürünüyorlar. Bunlar Haşr suresi 9. ayettekigibi kendi nefislerine başkalarını tercih edenlerdir. Sadece yemek değil, sevginin, ilginin, bilginin açları o kadar çok ki. İşte onları bulursak bu ayetin gereğini yerine getirmiş oluruz. 

İman yokuşunda giden insanlar bir karşılık bekler mi? “Onlar verdikleri sözleri yerine getirirler, fenalığı yaygın olan bir günden korkarlar. Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.”Size sırf Allah rızası için yemek yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz.”(İnsan:7-8-9)

Bunlar Rabbimizin karşılık vereceğini bilirler. 

(15)Yakınlığı olan bir yetime,

“Öksüzlere mallarını verin ve kötüsünü (onlara vererek) iyisiyle değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Zira bu, büyük bir günahtır.”(Nisa:2) “Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, muhakkak ki karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylarlar.”(Nisa:10)

(16) Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.

Bir insan fakir ise yardım etmemiz gerekir. Fakirin dili, dini, ırkı, cinsiyeti olmaz. O fakirdir ve yardıma muhtaçtır. “Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz.”(Fecr:18)

(17)Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.

Eğer birisine yardımcı olursak, fakiri ve yetimi doyurursak iman eden kimselerden oluyormuşuz. Bu kimseler Asr suresindeki ziyanda olanlardan olmadılar. “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır.”(Al-i İmran:104)

“Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeğe çalışır ve Allah’a inanırsınız. Kitap ehli de inansaydı kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. İçlerinden iman edenler de var, ama pek çoğu yoldan çıkmışlardır.”(Al-i İmran:110)

Bizler Kur’ana çağıranlardan, Allah’a davet edenlerden olmalıyız. Onun için Rabbimiz Enfal suresi 24. ayette şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah’a ve Resul’e icabet edin. Ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Ve siz kesinkes O’nun huzurunda toplanacaksınız.” 

“Allah’a davet eden, salih amel işleyen ve: “Ben gerçekten müslümanlardanım” diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?”(Fussilet:33)

“Ben Müslümanlardanım.” İşte en güzel söz budur. 

Similar Posts

  • MÜRSELAT SURESİ(4.BÖLÜM)

    (34)O gün  yalanlayanların vay hâline! Vay haline o gün, gerçekleri yalanlayanların! Onlar ki suç işleyip işleyip yanına kâr kaldığını zannederek cehennem azabını, cehennem haberlerini yalanladılar. Bakın, Rabbimiz Tegabun Suresi 7. ayetinde ne buyuruyor: Tegabun Suresi, 7. Ayet: İnkâr edenler, asla diriltilmeyeceklerini zannettiler. De ki: “Hayır, Rabbim hakkı için muhakkak diriltileceksiniz, sonra muhakkak yaptıklarınız size anlatılacaktır ve bu Allah’a…

  • ALLAH’IM SENİN İÇİN

    Kovulmuş şeytanın şer’inden Yüce Allah’a sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Selamünaleyküm arkadaşlar. Bugün sizlere Yüce Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirmeye çalışan Müslüman bir kimsenin, her iş ve amelinde sırf ama sırf Allah için, onun rızasına uygu olarak yaptığında, ibadet etmiş gibi olduğu hakkında konuşacağız. Biz inananlar iyi bilmekteyiz ki Rabbimiz Allah, biz…

  • İNŞİKAK SURESİ(1.BÖLÜM)

    Selamünaleyküm arkadaşlar. Bugünkü dersimizde İnşikak suresini öğreneceğiz. İnşikak yarılma, çatlama demektir. İnşikak suresi bize göğün ve yerin Rabbinin emrine uyduğunu, insanın da en sonunda Rabbine kavuşacağını, bu kavuşmanın ise hesap verme olacağını anlatan suredir. Kıyamet öncesi ve kıyamet sonrası olacakları anlatarak bu konuda hazır olmamız gerektiği için buna uyaran suredir. Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim (1) Gök yarıldığı,…

  • DÜNYA HAYATI ALDATMACASI

    Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla… “Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum, Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.” Necip Fazıl’ın insanoğlu adına, hislerimize tercüman olduğu bir itiraf… Gökyüzünden habersiz yeryüzüne saplanıp kalmak. Fakat fânîliğin gereği, dünyaya kazık çakmak da mümkün değil. Sonsuza yolculuk var. Lâkin, sonsuzun neresine? Kimin mülkündeyiz? Nereye gidiyoruz? Âyet, ömür çizgisinin, vücutlarımızda seyredilen mesajını…

  • PEYGAMBERİMİZİN(SAV) ÜMMETİ ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    Kovulmuş şeytanın şer’inden Yüce Allah’a sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Selamünaleyküm arkadaşlar. Peygamberimizin (sallallahu aleyhi vesellem) ümmeti üzerindeki hakları çoktur. Bunlar, İslâm ümmetinden olan her ferdin üzerine düşen haklarıdır. Allah’ın izniyle bunları biraz tahsilatlı olarak anlatacağız. Bu haklardan bazıları: Peygamberimiz Hz. Muhammede’e İman Edilmesi: Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e iman, müslümanın iman etmesi…

  • AYET NE DEMEKTİR?

    Dersimize şöyle bir cümle ile başlamak istiyorum .Doğru bir bakışla bakarsan bir ayet gibi okuyabilirsin her şeyi! Kainatı, Kuran’ı, olayları ve tabi ki insanı.Kuran’ın parçalarından her birine ayet diyoruz. Bu doğru ama acaba başka ayetler var mı? Ve ayet tam olarak ne anlama geliyor? Ayet sözlükte delil, alamet, mucize gibi anlamlarına gelmektedir. Kuran 4 şeye ayet der:  1.si Kainat (Evrende…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir