İHLAS ÜZERİNE

Her şeyden önce rahmeti bol, alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’a hâmd olsun.

TDV İslam Ansiklopedisi sözcüğüne göre İhlas: “arınmak, saflaşmak, kurtulmak” mânasındaki hulûs/halâs kökünden türetilmiş olup “bir şeyi, içine karışmış ve değerini düşürmüş olan başka şeylerden temizleyip arındırmak, saflaştırmak” anlamına gelip, terim olarak “ibadet ve iyilikleri riyadan ve çıkar kaygılarından arındırıp sadece Allah için yapmak” demektir. İslâmî literatürde ihlâs daha geniş olarak şirkten, bâtıl inançlardan, kötü duygulardan, çıkar hesaplarından ve genel mânada gösteriş arzusundan kalbi temizlemeyi, her türlü hayırlı faaliyete iyi niyetle yönelmeyi ve her durumda yalnızca Allah’ın rızâsını gözetmeyi ifade eder.

Yapılacak olan her iş ve faaliyettin sadece ama sadece Allah rızasını gözeterek, saf ve iyi bir niyet ile yani canı gönülden yapılması gerektiğini yüce Allah defalarca ayetlerinde bize buyurmuş, Peygamber Efendimiz de bizlerin dosdoğru olarak salihlerden olmamızı tavsiye etmiştir.

Nitekim aşağıdaki İhlâs ile ilgili bazı ayetlere kısaca bakacak olursak: Yüce Allah biz kullardan her türlü ibadetten tutunda, insanlar arası ilişkilere varıncaya kadar, her iş ve ibadette ihlaslı bir şekilde, yani gösterişten uzak dürüst bir şekilde yapılması gerektiğini, sırf dünyalık makam, mevki, itibar ve kazanç elde etmek için her türlü samimiyetsizlik ve ikiyüzlülükten uzak olunması gerektiğini söylemektedir.

“Biz bu kitabı sana gerçeğin bilgisi olarak indirdik; öyleyse içten bir inanç ve bağlılık göstererek sadece Allah’a ibadet et.”(Zümer suresi 2. ayet)

“De ki: “Kuşkusuz bana, kendisine içten bir inanç ve bağlılık göstererek Allah’a ibadet etmem emredildi.” (Zümer suresi 11. ayet)

“Haydi, inkârcıların hoşlarına gitmese de içten bir dindarlıkla yalnız Allah’a bağlanarak O’na dua edin.” (Mü’min suresi 14. ayet)

“O diridir, O’ndan başka tanrı yoktur. Şu halde içten bir dindarlık ve bağlılıkla O’na dua edin. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” (Mü’min suresi 65. ayet)

“Halbuki onlara, Allah’a kulluk etmeleri, Hanîfler olarak O’na yürekten inanıp boyun eğmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emredilmişti. Doğru din de işte budur.” (Beyyine suresi 5. ayet)

İslam ile tanışan ilk topluma, yani Peygamber Efendimiz(sav) ve sahabelerin hayatlarına bakacak olursak, onların her iş ve ibadette ihlaslı bir kul olarak, yani dürüst, güvenilir ve salih kimselerden olduklarını biliriz. Yani o salih ve doğru kimseler hayır  yapmaktan tutunda diğer maddi ve bedeni ibadetlere varıncaya kadar, ne kadar çok dürüst, samimi yani ikiyüzlülük ve gösterişten uzak olduklarını biliyoruz.

Biz müslümanlar karınca misali de olsa, her iş ve ibadetimizde samimiyet, ciddiyet, basiret ve sabır ile yapılması gerektiğini canı gönülden biliyoruz. Biz kulların ebedi kurtuluşu ve büyük makam ve nimetlere kavuşması için, Kuran ahlakıyla ahlaklanarak, Allah aşkıyla dinin gerektirdiklerini saf bir kalp, temiz bir zihin ile yerine getirilmesi gerekir. 

                                            Vesselam…

Similar Posts

  • İNFAK (2. BÖLÜM)

    Mallarını Allah Yolunda İnfak Edenlerin Durumu “Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizden infak edin; İçinde hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı gün gelmeden önce…” (Bakara 2/254) “Mü’minler, bilirler ki, sahip bulundukları şeylerin yaratıcısı kendileri değildir. Bunlar rızık olarak Allah tarafından kendilerine bahşedilen bir ikramdan ibarettir. İşte bu itiraf ve şuur neticesinde mü’minler,…

  • İSLAMDA BORÇ-BORÇLUNUN HUKUKU

    Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla İslam dini Adalet ilkesini her daim gözettiğinden dolayı borçlu ve alacaklının haklarını koruyup kollamıştır. Bununla alakalı ayetlere kısaca göz atalım; Bakara suresi 280. ayet; Eğer borçlu dardaysa ona ödemede kolaylık sağlayın, eğer alacağınızı bağışlarsanız, bunun sizin için daha hayırlı olduğunu bilin. Haklar, alacaklar, ödev ve yükümlülükler yalnızca hukukî olanlardan ibaret…

  • KUR’ANI ANLAMAK

    Bugün sizlere Kur’andan bahsetmek istiyorum ama itiraf ediyorum, bu hiç kolay değil. Çok heyecanlanıyorum. Bu kalp var ya, bu kalp, sanki yerinden çıkacakmış gibi atıyor. Neden mi bu heyecan? Çünkü şu an sizlere herhangi birisinden değil, herhangi birisinin yazdığı ünlü bir kitaptan değil, bizi yaradan Rabbimizin yüce kitabından bahsedeceğim. Kur’andan bahsedeceğim.Tabii ki böyle müthiş bir…

  • ABESE SURESİ(1.BÖLÜM)

    Tebliğde Öncelikler ve İlahi Uyarı İslam tarihinde önemli bir dönüm noktası olan Abese Suresi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) tebliğ çabaları sırasında yaşadığı insani bir anı ve bu ana gelen ilahi müdahaleyi konu alır. Sure, peygamberliğin ispatlarından biri olarak kabul edilirken, aynı zamanda İslam’ın temel değerlerinden olan eşitlik ve öncelikler konusunda da müminlere derin dersler…

  • ATALAR DİNİ Mİ, YOKSA VAHİY DİNİ Mİ?

    Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla Peygamberlerin Allah’tan getirdiği hakikate, sadece Allah’a kulluk yapma mesajına karşı müşriklerin “atalarının yolu”nu gerekçe gösterip ecdatperestlik yapmaları Kur’ân-ı Kerim’de 25 yerde gündeme getirilir. Atalarının izini takip etmelerinin, atalarının yolunu şuursuzca sürdürmelerinin İlâhî ölçüye ters olduğu gibi, akla mantığa da uygun olmadığı, geçersiz bir gerekçe, daha doğrusu şirk için bahâne olduğu vurgulanır. İnsanların…

  • TİN SURESİ (2.BÖLÜM)

    ﴾5﴿ Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik. Rabbimiz bir önceki ayette insanı en güzel bir biçimde yarattık derken sonrasında aşağıların aşağısına çevirdik diye buyuruyor. Bizi yaradan Rabbimizin ilk emri oku idi. Rabbimizin emrini dinlemedik, Kur’anı okuyup hayatımıza uygulamadık. İmtihan dünyasının bir gereği olarak hayat asansörüne binen, Rabbimizin uyarılarına rağmen tercihini en güzel şekilde yaratılmasına rağmen aşağı inmekten,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir