VESİLE NEDİR?

“Ey iman edenler! Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na yakınlaşmak için vesile arayın. O’nun yolunda gayret gösterin ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide 5/35)

“İşte onların, o yöneldikleri de Rabb’lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O’nun rahmetini uman ve O’nun azabından korkan kimselerdir. Gerçekten Rabb’inin azabı korkunçtur.” (İsra 17/57)

Vesile, Allah’a inanan ve güvenen bir kişinin Allah ile arasına bazı kişileri koyarak ona yaklaşması değildir.

Asıl vesile, Allah’ın emrettiği salih amel, iyilik ve güzellikleri yapmak, onun kaçının dediği kötü ve çirkin işlerden uzak durmaktır. Vesileye yanlış mana yüklendiği anda kişi ister farkında olsun ister olmasın şirk amelini işleyebilir.

Kur’an’ın genel içeriğine baktığımızda müşrik diye tanımlandırılan inanç sisteminin ana kaynığının yanlış vesile anlayışı olduğu net olarak görünmektedir. Bu düşüncenin sahipleri uzak bir ilah anlayışına sahip oldukları için ona ulaşmanın yolunu ancak araya birilerini koyarak, onları aracı edinerek olacağını düşünmektedirler. Hâlbuki Kur’an’da uzak bir ilah anlayışı değil, her an insanı gören, duyan, ona şah damarından daha yakın bir anlayış vardır. Kim ne isteyecekse ondan istemeli, yanlış yaptığında ona yönelerek af dilemelidir.

Doğru vesile anlayışıyla  ilgili birkaç örnek:

Bir insan zulme engel olduğu ve onu ortadan kaldırmak için mücadele ettiği zaman bu yaptığı onu Allah’a yaklaştıran bir vesile olur.

Yetimin, muhtacın elindep tutup, ona destek olmak, onlara bazı imkanlar sağlamak Allah’a yaklaşmak için bir vesiledir.

Bir insan Allah’ın emri olan salatı ikame ettiği zaman o ibadeti onun Allah’a yaklaşmasına vesile olur.

Bir insan ihtiyaç sahiplerine infakta, harcamada, bağışta bulunduğu zaman bu ameli onu Allah’a yaklaştıran bir vesile olmuş olur.

Bir insan Allah’ın dinini, Allah için samimi bir şekilde ve ücret beklemeden insanlara ulaştırdığı, anlattığı zaman bu yaptığı davet onu Allah’a yaklaştıran bir vesile olmuş olur.

Bunun gibi Kur’an’da bir çok ayette ifade edildiği gibi yaralı, faydalı olan her iş insanı Allah’a yaklaştıran bir vesiledir. Aynı şekilde zararlı ve kötü olan her işe engel olmak, ondan uzak durmak da insanı Allah’a yaklaştıran birer vesiledir.

Vesileyi kendisi ile Allah’ın arasına birini koruyarak ona yaklaşmak gibi düşünmek Kur’an’ın ruhunu, tevhid ilkesine tamamen aykırı bir durumdur.

Her insan kendi ameliyle, yapıp ettikleri ile Allah’a yaklaşmış ve onun rızasını kazanmış olur. Kimse kimsenin ameli ile cennete gitmez. Falanca hoca, şeyh vs bağlıyım. O Allah dostudur. Bizi kuracaktır, demek insanın kendisini kandırmasından, aldatmasından başka bir şey değildir.

Similar Posts

  • İNFAK NEDİR?

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. İnfak nedir? TDV İslam Ansiklopedisi sözcüğünde “infak” şöyle anlatılır: “Tükenmek, tamamlanmak, son bulmak” mânasındaki nefk kökünden türetilen infâk “bitirmek, yok etmek; yoksul düşmek” gibi anlamlara gelirse de daha çok “para veya malı elden çıkarmak” mânasında kullanılmaktadır. Dinî-ahlâkî bir terim olarak genellikle “Allah’ın hoşnutluğunu elde etme amacıyla kişinin kendi servetinden…

  • MÜZZEMMİL SURESİ(1.BÖLÜM)

    Selamünaleyküm arkadaşlar, ​Bu dersimizde Müzzemmil suresini öğreneceğiz. Bu mübarek sure; bizlere gece vaktinde kalkıp ibadet etmenin manevi öneminden, Kur’an-ı Kerim’i acele etmeden, tane tane ve üzerine düşünerek okumamız gerektiğinden bahseder. Aynı zamanda karşılaşılan zorluklara ve kötülüklere karşı sabırla direnmenin kıymetini bizlere öğretir. ​Euzübillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim. 1) Ey örtünüp bürünen (Peygamber)!Rabbimiz sesleniyor… Peki, “Müzzemmil” ne demek? Müzzemmil;…

  • ALLAH İLE ALDATMAK

    Rahman Rahim olan Allah’ın Adıyla… Değerli okuyucu kardeşlerim hepinizi sevgi, saygı ve hürmetle selamlıyorum. Yazı serüvenimize farklı bir konu ile devam ediyoruz… İslam filozofu el kindi ne güzel demiş; ”bir şeyin ticaretini yapan onu satar, sattığı ise artık kendisinin değildir. Kim din tacirliği yaparsa onun dini yoktur.” İnsanlık tarihi boyunca şeytan ve dostlarının, Allah’ın kullarını…

  • CENNETE GİDEN YOLDA SILA-İ RAHİM İLİŞKİLERİ

    Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla… Değerli Okuyucu kardeşlerim hepinizi hürmetle selamlıyor, sağlık ve sıhhatli günler diliyorum…. İslâm’da akrabalar arasındaki bağlar,  “sıla-i rahim” kavramıyla ifade edilir. Rahim ile “ana rahmi”, sıla kavramı ile de “bağ” kastedilir. Çünkü “akrabalık”, “rahim”den teşekkül eder. Doğum ve kan bağları, akrabalığı oluşturur.  Anne karnında, rahim ile cenin arasında nasıl bir “kordon” varsa,…

  • BELED SURESİ(3.BÖLÜM)

    (9) Bir dil ve iki dudak? Gıybeti, iftirayı, yalanı, kötü zannı…Bunları tutmak için iki dudak lazım. O nedenle Rabbimiz bir dili tutmak için iki dudak vermiştir.  “Allah sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman hiçbir şey bilmiyordunuz. Şükredesiniz diye size işitme (duygusu), gözler ve gönüller verdi.”(Nahl:78) Gözlerimize, dilimize, dudaklarımıza, kalbimize şükrettik mi? Yoksa düşünmeye gerek görmedik mi?…

  • MUTAFFİFİN SURESİ (3.BÖLÜM)

    (24) Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün. Allah’ın verdiği nimetleri hile yaparak, kandırarak insanları aldatmadığından dolayı, o dürüstlükleri yüzlerinde parlıyor. Bu kişilerin dürüstlüğü yüzlerine yansıyor. (25) Onlara, mühürlü (el değmemiş) saf bir içecekten içirilir. Bu içecek daha önce başkaları tarafından içilmemiş, o şekilde ağzı mühürlüdür. Vakıa suresi 17-21. ayetler:”Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir