KUR’AN NEDİR?

Selamün aleyküm. Bugün Kur’anı anlatacağız. Kur’anı anlatmaya da yine Kur’anla başlamak istiyorum. 
Bir giriş yapalım Kur’an köşküne. Köşkün odalarından birine bakalım. Haşr suresinin olduğu yere girelim. 
Haşr suresi 21. ayet :”Eğer biz bu Kuran’ı bir dağa indirmiş olsaydık, o dağın Allah’a karşı saygıdan paramparça olduğunu görürdün.”

Yani sanki mecazen bize diyor ki dağ, dağ iken, onca heybetine rağmen bu ağır sözü taşıyacak gücü yok, sen hangi kuvvetine güvendin, neyle aldandın, senin ayetleri duyunca kılın neden kımıldamıyor ey insan.. 

Hani Kur’anı konuşacağız bugün dedik ya , söz en güzelin sözü olunca, onu dinlemek de en güzel şekilde olmalı. O bakımdan Kur,an kendisine dinleyecek olanları da  uyarır. 

Araf suresi 204. ayet:”Kur’ân okunduğu zaman susup onu dinleyiniz ki, size merhamet edilsin!”

O halde bizde dinleyelim, bize de merhamet olunsun. 

7C0D3736-B6B7-463B-BF4E-6973A507700C.png

Yüce Allah’ın en büyük ikramı okuyacak bir varlığı yaratmasıdır aslında. Yani insanı yaratmıştır. Onu Okuyacak, anlayacak, düşünecek, harekete geçecek bir varlık olarak yaratmıştır Rabbimiz. 
İnsan okuyup anlayacak bir varlık olunca artık eğitilebilir bir varlık oluyor ve eğitilmeye de ihtiyaç duyuyor. 
Yüce Allah da bizi “Rab” ismiyle eğitiyor. Zaten eğiten demektir Rab. Bizi eğitiyor, öğretiyor, büyütüyor.(tıpkı Hz. Adem’i eğittiği gibi Bakara suresi 30. ayetinde )
  
Bizleri Kur,an okulunda eğitiyor Yüce Allah. Derse başlarken de rahman ve rahim ismiyle başlıyor, yani sevgiyle şefkat ile başlıyor değil mi? 

Kuran okulunda derslerimize bismillahirrahmanirrahim ile başlarız. Çünkü  Enam suresi 54. ayetindediyor ki, “o Allah merhameti kendi üzerine yazdı” diyor, 

Yani Rabbimiz bize sevgiyle,merhametle öğretiyor.

Fıtratına uygun yaşayan insanlar, takva üzere yaşar.  Çünkü fıtratın içinde takva daha fazladır. Bunu bize hangi ayet söylüyor? Hucurat suresi 7. ayet :”Allah size imanı sevdirdi.” diyor. 

Peki içimdeki “fıtratımı” ben ne ile uyandırabilirim? 

Dışardan gönderilen peygamberlerle,
Kur’anla uyandırabilirim. 

Demek ki “KUR’AN İNSANI FITRATINA” yani temiz yaratılışına çağırıyor. 

Herkes sizi kendi mezhebine, meşrebine çağırır. Kur’an ise sizi kendinize çağırır . Yani yaratılışınıza, yaratılış amacınıza çağırır. 

Peki Kur’anın bu çağrısına herkes uyar mı? Hayır kimisi kaçar Müddessir suresi 50-51. ayetindeKur’andan kaçanlar için, onlar aslandan kaçan yaban eşekleri gibidirler diyor.
Aslında bu kişiler Kur’an aslanından kaçan yalan eşekleridir. 

Kur’an bizi Enfal 24 ile hayat verecek şeylere davet eder. Nasıl mı? (Ey iman edenler! Sizi hayat verecek şeylere çağırdıklarında Allah ve resulünün çağrısına icabet edin.) 

Demek ki bize hayat verecek şeylere davet ediyor.
Kur’an bize neden hayat verir? Çünkü onun bir ismi de ruhtur. 

(Şura 52: İşte böylece sana da kendi buyruğumuzla bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun) diyor. 

Ruh vahyettik dedi. Yani demek ki Kur’ana ruh diyoruz. 

Neden ruh? Çünkü ruh ile beden nasıl can buluyorsa tıpkı Kur’an da bunun gibi insana can veriyor. 

Nasıl ki tohumu toprağa attığın zaman sulamazsan onu filizlenmez. Filizlense bile kurur bir süre sonra . Vahiysiz kalpte bunun gibi ölü topraktır. Üzerinde tohum büyümez filizlenmez. O halde deriz ki KALPLERİ KUR’ANLA DİRİLTMEK GEREKİR. 

Peki Kur’anı işittiğimiz zaman onu sadece dinleyecek miyiz? Hayır tabi ki, okuduğumuz şeyler bizde eyleme dönüşecek. Roman okumuyoruz çünkü. 

Vahiy insana can verir. Ve o insan koşmaya başlar. Ne yapar? 

Enfal suresi 2. ayetini yapar: (“Müminler o kimselerdir ki, Allah’ın adı anıldığında yürekleri titrer.”Yürekleri hoplar aslında. Harekete geçmek için hoplar.) 

Ya da İsra suresi 107. ayeti:”Ayetleri duyunca secdeye kapanırlar.”Yani emrine amadeyim Yarabbi, ne emredersen et der. (Lebleyk allahüme lebbeyk, buyur Allahım buyur der.) 

İşte böyle “koşanlara” Yüce Allah Al-i İmran suresinde diyor ki  hani koşuyorsunuz ya koşun cennetime.
Al-i İmran suresi 133. ayet: ( cennete koşuşun.) Yarışın, koşuşun. 

Kimler bu cennete koşanlar deyince hemen bir eylem geliyor.( onlar ki bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar.) Bu kimseler infak ediyormuş bakın. 

Başka ne yaparlar?
Öfkelendiklerinde öfkelerini yutarlar. Bakın öfkelenmezler demiyor. Öfkelerini yutarlar diyor. 

Başka ne yaparlar? (İnsanları affederler.) 
Rad suresi 22. ayet:(“kötülüğe iyilikle cevap verirler”)

Görüyorsunuz bunlar ne güzel koşuyorlar.
Sonra Kur’an bize soruyor: Hadid suresi 16. ayetinde. (Diyor ki zamanı gelmedi mi iman edenler için kalplerinin koşma coşma zamanı gelmedi mi?) 

Vahiy ona can veriyor ve insan koşmaya başlıyor. 

Kur’anı okudukça aktifleşirsiniz, okumayı bırakınca pasif bir insan olursunuz. Çünkü Kur’an müddesir olanı harekete geçirir. 
Müddesir olan demek örtüsüne bürünen kişi demektir. İçine kapanan demek yani. Örtüyü üzerine aldı, bir kenara çekildi bu insan. Ve Allah ona emretti. 

(Ya eyyühel Müddesir/ ey örtüsüne bürünen, ey içine kapanan, ey pasif iyi, gum ve enzir, kalk ve uyar der. Şiddetli bir emir) yani harekete geç.

Koş! 

Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın!  der.
(Bakara suresi 148. ayetinde) 

Herkes bir yöne dönüyor, ilgisini bir şeye yöneltiyor. Ben ilgimi neye yönelteyim ya Rabbi diyorum? İnşirah suresinde cevap veriyor.
“Ve ile Rabbike Ferğab (yalnızca Rabbine yönel, rağbet et)” diyor. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir