DOSTLUK HUKUKU

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Senin derdinle dertlenip kendi derdini unutana dost denir. Senin kötü gününde yanından kaçana değil yanına koşana dost denir. Sen bazen kendini bile çekemezken, seni yıllarca her hâlinle çekene dost denirGüzel günlerde sizi yalnız bırakmayan, kötü günlerde destek olan kişiye dost denir.

Bu tanım basit olup, ama anlam açısından doludur.

Dost kelimesi sözlükte, “birini samîmî duygularla seven, her bakımdan kendisine güvenilir kimse, enis” anlamında kullanılır. 

Farsça’da “seven, sevgili, yâr” anlamındaki dôst kelimesinden gelen dostluk İslâmî literatürde sadâkat, uhuvvet, meveddet, sohbet gibi değişik kelimelerle ifade edilmiş, ayrıca velî ve refîk kelimeleri başka anlamları yanında “dost” mânasında da kullanılmıştır.

Bizlere yol gösteren Hayat kitabımız Kur’an bu konuda da bizlere rehberlik etmektedir.

Nitekim Rabbimiz;

Ey iman edenler! Kendinizden başkasını, kendinize sırdaş edinmeyin. Onlar, size zarar vermekten geri durmazlar, sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçi, kinlerini ağızları ile dışa vuruyorlar, ancak kalplerinde gizledikleri kin daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanırsanız, âyetlerimizi size açık açık bildirdik.(Al-i İmran suresi:118)

Bu ayet özelinde; Ey mü’minler, ey Allah’ın bu âyetleriyle  yakından tanışıp, Allah’ın yasalarına, Allah’ın bu uyarılarının bilincine erip kâfirlerin hiçbir güç ve kuvvetlerinin olmadığını anlayan müslümanlar, ey hadîselere Allah’ın âyetlerinin gözlüğüyle, Peygamberimizin sünnetinin basiretiyle bakabilme becerisini elde eden mü’minler. Sakın ha sakın sizden olmayanları, sizin gibi inanmayan, sizin gibi düşünmeyen, sizin gibi yaşamayan kâfirleri dost ve sırdaş kabul etmeyin. Sakın dışınızdaki insanları yakınınız bilmeyin. Onlara gizli sırlarınızı açmayın. Onları dost bilip problemlerinizi onlara danışmayın. Onları örnek almayın. Çünkü onlar size kötülük etmekten çekinmezler. Onlar sizin dinlerinizi bozmaktan, hayatınızı ifsat etmekten, işlerinizi bozmaktan geri durmazlar.

Ellerinden gelen her türlü kötülüğü size yapmaktan geri durmazlar. İsterler ki size kötülükler dokunsun. İsterler ki siz sıkıntıya uğrayasınız, başınız belâdan kurtulmasın, yüzünüz gülmesin. Öfkeleri, kinleri, ağızlarından taşmaktadır onların. Onların ağızlarından açıktan açığa size düşmanlıkları, kinleri dökülüyor. Konuştuklarına bakarsanız size kin kustuklarını görürsünüz, duyarsınız. Halbuki alçakların kalplerinde gizledikleri bu ağızlarından dökülenlerden çok daha büyüktür.

Eğer siz akleder, akıllarınızı başlarınıza alırsanız, kalplerin içindekilerinin bilicisinin, kalplerin sahibinin mesajlarına kulak verirseniz Allah size böylece âyetlerini açıklayacak, beyan edecek ve sizi düşmanlarınız konusunda bilgilendirecek ve onların şerlerinden koruyacaktır. Burada her şeyi en iyi bilen, kalplerin hâsılasını en iyi bilen, müslümanların zaaf noktalarını en iyi bilen Rabbimiz gündeme getirdiği bu açıklamalarıyla müslümanları uyarıyor. Müslümanlar bazen kimin safında yer aldıklarını unutup, gerçek güç kaynakları olan Rablerinin kendilerine desteğinden gaflet edip, kitaplarından habersiz kaldıkları için Allah’ın bu değer yargılarını unutup, Allah’a olan tevekküllerini, güvenlerini kaybedip, kâfirlerin ellerindeki ekonomik ve siyasal güce aldanarak onlara meyletmiş olabilirler. Onların dostluğuna yönelmiş olabilirler. Onların mallarının, mülklerinin, siyasal güçlerinin, medeniyet ve saltanatlarının ebedî olduğu zannına  kapılabilirler.

Hattâ bu kâfirlerin ellerindeki teknolojik güçleriyle Allah’ı bile yenebilecekleri cehaletine düşebilirler. Veya bazen böyle Allah’a güvenleri, itimatları kalmadığı için, tevekkülleri sarsıldığı için, ya da Rabbimizin bir hikmeti gereği üzerlerinden desteğini çektiği için müslümanlar kâfirlerin ayakları altında ezilmişliği, kâfirlerin egemenlikleri altında köleliği solukladıkları dönemlerde böyle düşünecek duruma gelmiş olabilirler. Veya işte şu anda olduğu gibi Allah’ın âyetleriyle bilgilenmekten uzaklaşıp şeytan vahiylerine teslim oldukları dönemlerde onların değer yargılarıyla hayatı değerlendirmeye başladığı dönemlerde, bu tür zaaflara düştükleri dönemlerde Rabbimiz bu tür âyetleriyle onları uyarır. Al-i İmran suresi 118. ayet:“Ey mü’minler, sakın bu kâfirleri sırdaşlar edinmeyin. Sakın bu kâfirlere güvenmeyin.
Size düşmanlıklarını zaman zaman ağızlarından kaçıran bu kâfirlerin iç dünyalarında gizledikleri kinleri onlardan çok daha büyüktür…”
 diyor Rabbimiz.

                                 Selam ve dua ile…

Similar Posts

  • MÜRSELAT SURESİ(1.BÖLÜM)

    Selamünaleyküm arkadaşlar, bugünkü dersimizde Mürselat Suresi’ni öğreneceğiz. Rabb’imizin Kur’an’da bize, hayatımızda uygulamamız için gönderdiği kendi sözleri olan ayetlerini bilmeden, tanımadan ölmek çok büyük bir kayıptır. Tüm kalbimle diyorum ki, dünyanın en güzel yerlerini görmesek de olur; çok güzel yemeklerini yemesek de olur; en havalı arabalarına binmesek de olur. İnanın, bunlar olmasa da çok şey kaybetmeyiz. Ama Rabb’imizin…

  • CENNETE ULAŞMANIN VE MUTLULUĞA ERMENİN YOLU

    Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm. Bu yazıda Hicr Suresinin kırk yedi ve kırk sekizinci ayetlerini tefekkür etmeye gayret edeceğiz. 1- “Ve onların göğüslerindeki kötü duyguların tamamını yok ettik. Onlar, kardeşler olarak, tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.” (Hicr 15/47) Sadırlarındaki, göğüslerindeki kin çıkarılmıştır. Özetle biz burada şunu anlıyoruz. Orada kötü duyguların olmadığını düşünüyoruz. Yani cenneti hak eden bir insan Allah tarafından…

  • KOMŞULUK ÜZERİNE

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Selamünaleyküm arkadaşlar. Bugün sizlere Komşuluk Hakkı nedir, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim ve hadislerin ışığında, elimizden geldikçe anlatmaya çalışacağım. Komşu kime denir? Ev, işyeri, arazi, köy, şehir ve ülke bakımından yakın olanların birbirlerine göre aldıkları ada komşu denir. Ayrıca, komşu tabiri, hiç bir ayırım yapılmadan, müslüman-kâfir, âbid- fâsık, dost-düşman, yerli-misafir,…

  • ASR SURESİ 1. BÖLÜM

    Asr suresi birçok âlimin hiçbir sure inmeseydi de bu sure tek başına yeterdir dediği suredir. Çok kısa bir sure olmasına rağmen anlam bakımından çok zengindir. Bize zamanın önemini sadece iman ettim demekle idrak edilemeyeceğini ve hüsranda olmamak için neler yapmamız gerektiğini anlatan suredir.  Bir bakıma “iman ettik ya başka bir şeye gerek yok.” diyenlere apaçık…

  • NEDEN NASIL BİR EVLİLİK

    Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla…. İnsanoğlunun dünya üzerinde ilk görülmesinden beri evlilik mevcuttur ve tarihinin kaydettiği bütün topluluklarda aile kurumu baş tacı edilmiştir. Bu durum, dişi ve erkeğin aileler kurarak bir arada yaşamlarının fıtrat gereği olduğunu göstermektedir. Evlilikle iki cins birbirlerini tamamlarlar. İki vücut, iki kalp, iki ruh ve daha doğrusu iki şahsiyet birleşir. Evlilik,…

  • İHLAS SURESİ

    GERÇEKTEN ALLAH’I TANIDIK MI?   İhlas Suresi Kuran’a denk gelen bir suredir. Kur’an’ın en önemli surelerinden birisidir.  Halbuki bakın çok kısa bir sure,  sadece iki satırlık bu surenin önemi nereden gelmektedir diye soracak olursak cevabımız inandığımız Allah’ı bize tanıtması  onun özelliklerini bize söylemesi olacaktır.   Hani insan birisini tanıdıkça sever ya da nefret eder ya bu…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir