Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla….
İnsanoğlunun dünya üzerinde ilk görülmesinden beri evlilik mevcuttur ve tarihinin kaydettiği bütün topluluklarda aile kurumu baş tacı edilmiştir. Bu durum, dişi ve erkeğin aileler kurarak bir arada yaşamlarının fıtrat gereği olduğunu göstermektedir. Evlilikle iki cins birbirlerini tamamlarlar. İki vücut, iki kalp, iki ruh ve daha doğrusu iki şahsiyet birleşir.
Evlilik, günlük zevklerin ötesinde erkek ve kadını bir birlik olarak kaynaştıran, onlara müşterek takdir çizen, ızdırap ve mutluluklarında aynı duyguları oluşturan ve gelecek kuşakları bir kan yakınlığı ile bağlayan bedenî, ruhî ve sosyal birleşmedir.
Evlilik, ömürlük bir yolculuktur. Bu uzun yolculukta, tahmin edilemeyecek kadar güzel anlar da yaşanır, hesaba katılmayan sorunlar da baş gösterir. Önemli olan bir kere yola çıktıktan sonra, onu keyifle sürdürebilmek; duyguyla mantığı, aşkla arkadaşlığı dengede tutmaktır.
Neden evlilik?
Çünkü Allah’ın emri, Peygamberimizin sünneti. Fıtrat gereği Allah’ın emri çünkü Rabbimiz buyuruyor ki; İçinizden evli olmayanlar ile erkek ve kadın esirlerinizden uygun durumda olanları evlendirin. Yoksul iseler Allah, kendi ikramıyla onların ihtiyacını giderir. Allah’ın imkânları geniştir, bilir.
Peygamberimizin sünneti çünkü, Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; “Üç şeyi geciktirmeyin. Vakti gelince namazı, hazır olunca cenâzeyi ve denk birini bulunca bekârı evlendirmeyi.”
“Nikâh benim sünnetimdir. Benim sünnetimi uygulamayan benden değildir. Evleniniz. Çünkü ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar ederim.”
“Kim evlenirse imanın yarısını tamamlamış olur; kalan diğer yarısı hakkında ise Allah’tan korksun!”
Fıtrat gereğidir çünkü,
1- Cinsel ihtiyaçların karşılanması: Toplumun huzurunu sağlamak amacıyla cinsel davranışlara çeşitli kısıtlamalar getirilir; evlilik kuralları da bu kısıtlamalardandır. Ancak, cinsel ihtiyaçlar evliliğin tek amacı değildir. 2- Ekonomik işbirliğinin sağlanması: Bilinen bütün insan topluluklarında cinsiyete göre bir işbölümü ve işbirliği vardır. Erkeklere fiziki güçleri sebebiyle genellikle daha ağır ve zorlayıcı görevler (avcılık, maden işleme, ağaç kesme vb.) verilmektedir. Kadınlar için çocuk doğurma esas olduğundan, bu görevin yanı sıra onlara çoğunlukla daha hafif işler (ev işi, yiyecek hazırlama, çocuk bakımı, kumaş dokuma, toprak çapalama vb. gibi) uygun görülmektedir. Kısacası, erkeğin ve kadının aileye ekonomik katkıları, birbirini tamamlar mahiyettedir.
3- Üreme, çoğalma ortamının sağlanması. 4- Çocuğun yetiştirilmesi, bakım ve eğitimi (sosyalleşme): Aile üyeleri, bu konuda kendi paylarına düşeni yerine getirerek aile birliğine katkıda bulunurlar.
Evliliğin faydaları
Evlilik birçok ihtiyacımızın tatminini sağladığı gibi birçok avantajları beraberinde getirir. Onları kısaca sıralarsak:
* Kişinin hayatı düzene girer. Beslenmesi, ısınması, giyinmesi ve barınması tertipli olur. * Ruh sağlığını tehdit eden yalnızlık ve sıkıntı hissi, ailenin sıcak ortamında kaybolur. Evlilik, tek başına yaşamaktan daima daha güven vericidir.
* Annelik ve babalık gibi zevklerin en güzeli tadılır.
* Hanımlar ekonomik emniyet duygusunu ve ihtiyacını tatmin ederler.
* İntihar, bunalım, ruhi hastalıklar evlilerde, bekarlara oranla daha az görülür. Çünkü evlilik kişiye bir taraftan sosyal bağımlılıklar ve sorumluluklar getirirken, aynı zamanda sosyal itibar ve koruma sağlar.
* İsraf, kumar, alkol ve benzeri kötü alışkanlıklara düşkünlük, sıkıntı, boşluk hissi, amaçsızlık, zaman israfı, kavgacılığa meyil, çabuk öfkelenme gibi problemler bekarlarda evlilere oranla daha sıktır.
* Evliliğin sağladığı faydalardan en önemlisi ise cinsel ihtiyaçların doyumu için bedenî, ahlâkî ve hissî yönden geçerli en iyi çözüm olmasıdır.
* Evlilikle psikolojik birliktelik sağlanır. Aile içinde bütün bireyler ve öncelikle de karı ve koca arasındaki karşılıklı ilişkiler menfaate dayalı değildir. Ruhsal bir ilişki de sözkonusudur ve bu ilişki sevgiyi, şefkati, merhameti, sevecenliği, karşılıklı güveni, fedakârlığı, teselli ve yardımı doğurur ve devam ettirir. İnsan tabiatının kendini en iyi şekilde ifadesi bu ilişki ile filizlenir. Erkek ve kadının ruhsal potansiyeli sadece aile kurumu çerçevesi içinde realize olur ve aile çevresi ve dış dünyada bu sayede iyilik ve fazilet duygularını yeşertir. Evlilik arkadaşlığında her eş sürekli artan bazı sorumlulukları yerine getirme duygusu yaşar. Aileye çocuklar da katılınca sevgi, şefkat ve fedakârlık değerleri gerçekliğe dönüşür ve sabit kişili özellikleri haline gelir.
* Eşlerin sevdiği, güvendiği, cesaret verdiği, birlikte gülüp beraber geliştiği ve kendisine yalnızca kendisine ait olduğunu bildiği birinin olmasının getirdiği güven duygusu evliliğin bir diğer faydasıdır. Evliliğin amacı, eşleri kısıtlamak değil, ikisini bir bütün yapmaktır. Karşılıklı destek, sevgi ve teşvikle mümkün olan en üst seviyeye kadar geliştirmektir.
Kur’an-ı Kerim’de evlilik ve aile hakkında şöyle buyrulmuştur: “İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet var etmesi, O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda düşünen milletler için dersler vardır.” (Rûm, 30/21)
Gerçekten aile toplumun temelidir ve hep var olmaya devam edecektir.
Huzurlu bir evin temel prensibi Allah’ı razı etmek ve aile kurumunu ayakta tutarak yola devam etmektir.
Vesselam

