(1)”ikra” Oku!
Alak suresinin ilk ayeti alan okuma emri, İslamın Hira da doğması ile başlayan ama günümüzde artık gerçek manasını kaybetmek üzere olan ilk emir!
-Oku! Neyi Okuyayım?Nasıl okuyayım? Hem ben okuma bilmem?
-Oku Yaratan Rabbinin adıyla Oku!
Kur’an bu okuma emri ile öğretimde “göz”, “görme” öne geçirmiştir. Taha suresi 13. ayet: “Ben seni seçtim. Şimdi vahyedilene kulak ver.” diye Rabbimiz Hz. Musa’ya dinle emri vermişken, Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (sav) Oku! emri verilmiştir. O halde Oku! Gör! ilk önce Yaradanını gör. Gör ki nasıl, yaratmış, Sanatçının sanatını, eserini gör ve oku! Oku ki anlayabilesin! Oku ki? Hz. Musa gibi denizler ikiye ayrılsın. Atan İbrahim gibi putlar yere verilsin. Oku! Kur’anın ilk emri!Demek ki okumak bir ibadettir. Tefekkür etmek bir Okuma’dır. Bu okuma da bir ibadettir. Okumak kendini inşa etmektir
Duha suresi 7. ayet: “Şaşırmış bulup ta yol göstermedi mi?” ayetine adeta bir cevaptır. Yani şaşkınlığın çözümü Rab adına okumaktır. Okumayan insan kendini müstağni görür, cahillerden olur. Ebu Cehili cahillerin babası yapan şey onun bir şey söylemesi değildi, aksine o kadar bilgili idi ki Ebu Hakem (Bilginin Babası) lakabı ile anılırdı, ama O Rab adına, Onu Yaratan adıyla okumadığı için cahillerden oldu ve kaybetti.
Kendinizi yeterli görüp Kur’an dan uzaklaşırsanız Ebu Cehiller den ne farkınız kalır. Allah sizi kendine yaklaştırır mı?Secdeye alnınızı koydurur mu?
Alak suresi 7. ayet:”Kuşkusuz kendini yeterli görür.”
Alak suresi 15. ayet:”Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız).”
Bizim dünyada kendimizi yeterli görüpte, kibirlendiğimiz, onun için de secdeye gitmeyen alnımızı, Allah diğer dünyada en aşağılayıcı, kırıcı bir şekilde o kibirlenen alnımızdan yakalayıp yerlerde sürükleyip cehenneme atacaktır. Bu manada;
Rahman suresi 41. ayet:”Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.” ayetini tefekkürle okumalıyız. Okumalıyız ki, alnımız secde izleri ile nurlansın.
İnfitar suresi 6-8. ayetlerde Rabbimiz “Ey insan! Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren, ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?” buyuruyor.
Araf suresi 172-173. ayetler:”Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler. Yahut «Daha önce babalarımız Allah’a ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesildik (onların izinden gittik). Bâtıl işleyenlerin yüzünden bizi helâk edecek misin?» dememeniz için (böyle yaptık).”
Rum suresi 30. ayet:”(Resûlüm!) Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.”
Fıtrat üzere yaratılış nedir?
Hucurat suresi 7. ayet:”Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize sindirmiştir. Küfrü, fıskı ve isyanı da size çirkin göstermiştir. İşte doğru yolda olanlar bunlardır.”
(2) O, insanı alak’tan yarattı.
1. ayette Rabbimiz her şeyi yarattı ve özellikle de insanı yarattı. Yani genelden özele doğru gidiyor. Önce her şeyi yarattı sonra insanı, insanı ise alaktan yarattı. İşte bu ayette insanın yaratılışını okumasını, incelemesini ve araştırmasını emrederek insanın ödevini vermektedir. Her iki ayette genelde ve özelde Kur’an okulunun ilk dersi yaratılışın araştırılmasını istemiştir.
Rabbimiz, insan anılmaya değer bir şey değilken buyuruyor. Peki ne zaman anılmaya değer bir varlık olur? Amaçsız gibi görünen bu varlık şerefli bir varlığa dönüşüyor.Allah’ın bizi yüksek kabiliyetlerle yaratması,yüksek bir amacımızın olduğunu gösterir. İşte insan kendi yaratılışını okuyarak Allah’a varma amacını taşımalıdır. İnsanın özellikle yaratılış kitabını okuyarak dine başlaması Kuran ‘ın ilk dersi olmaktadır.
Allah’ın bu ayetinde başka bir amaç daha vardır. İnsanin nereden geldiğini, ne kadar aciz bir safha yaşadığını hatırlayarak, bunu okuyarak kibrini ve gururunu terbiye etmesini de amaçlamaktadır.
Yasin suresi 77-78. ayetler:”İnsan görmez mi ki, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş. Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: «Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?» diyor.”
Tin suresi 1- 5. ayetler: “incire, Zeytine, Sina dağına ve emin beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.”
Şems suresi 7-10. ayetler:”Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.”
Hiç şüphesiz buna verecek cevabımız yok. Allah’a secde etmenin kölelikten sultanlığa yükselten bir mertebe olduğunu ancak kendini bilmezlerin cahil insanların bilemeyeceği birşeydir. Allah sadece ona kulluk etmemizi istiyor.
Bu surenin başlangıcında bir emir vardı. İkra-oku, surenin sonuna baktığımızda da yine bir emir var ‘’Vescud-Vekterib Secde et ve yaklaş’’(Alak: 19) Bir emirle başlayıp bir emirle bitiyor. Ama farklı olan bir şey daha var. Surenin iki ucuda namaz ile ilgili. Kur’a nı nerede okursunuz?Namazda. Ne zaman secde ediyorsunuz? Namazda. Kul Allah ‘a ne zaman en yakın oluyor? Secdede. Bir diğer şey ise surenin ilk ayeti Oku. Bu ilim ile ilgili ilk emir. Oku ve yaklaş. Peki nasıl? Secde et.
İlk önce okuyoruz, öğreniyoruz, sonra ibadet ediyoruz. Sure bu şekilde birbirine çok güzel biçimde bağlantılıdır. Rabbim bizlere okumayı, okuduğumuzla amel etmeyi nasip eylesin.Amin.

