RAMAZAN AYI VE KUR’AN

“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, bir rehber ve doğruyu yanlıştan ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır…” (Bakara 2/185)

Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Bu ayı, Kur’an’ı anlayıp yaşamak için bir eğitim sürecine dönüştürmeliyiz. Kur’an’ı anlamadan okumanın bize hiç bir faydası yoktur. Çünkü Rabbimiz Kur’an’ı anlamadan seslendirmek için değil, anlayarak okumamız ve okuduklarımızı hayatımıza taşımamız için göndermiştir.

Buna bir örnek verelim. Diyelim ki bir kişi aşağıdaki Nisa Suresi 2. ayetin metini seslendirdi.

“Ve atul yetama emvalehum ve la tetebeddelul habise bit tayyib, ve la te’kulu emvalehum ila emvalikum. İnnehu kane huben kebira.”

Peki, bu seslendirmenin ne faydası olacaktır. Halbuki mesele seslendirmek değil, anlayıp gereğini yapmaktır.

Şimdi ayetin mealini okuyalım.

“Yetimlere, mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Kuşkusuz, bu büyük bir vebaldir!” (Nisa 4/2)

Bakın metin anlaşılınca bize neler söylediği ortaya çıkmaktadır. Halbuki Arapça bilmeyen bir insan birinci metni seslendirdiğin de hiç bir şey anlamamış olacaktır. Ama aynı metnin meali bize ders vermekte ve yapılan yanlışı ortaya koyup bizi ondan uzaklaştırmaktadır.

Özetle, Kur’an okumak demek onu anlamadan seslendirmek değildir. Asıl Kur’an okumak, onu anlayıp gereğini yapmaktır.

Şüphesiz ki bu Kur’an, (tek) doğruya ulaştırır; iyi işler yapan müminlere büyük bir ödül olduğunu müjdeler. (İsra 17/9)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir