“İnsana, anne ve babasını vasiyet ettik. Onu, annesi zorluk üzerine zorluk içinde taşıdı. İki yıl boyunca ona süt verdi. Bana, anne ve babana şükret! Dönüş Banadır.” (Lokman 14)
Rabbimiz bu ayette bebek iken, gücümüz hiç bir şeye yetmez iken hizmetimize sunduğu anne ve babamıza şükretmemizi istemektedir. Çünkü bebekliğimizde ve çocukluğumuzda Rabbimizin onlara verdiği ebeveynlik duygusu ile bize hizmet etmişler, uykularından fedakarlık etmişler, yememişler yedirmişler, giymemişler gidirmişlerdir…
Anne babaya yapılacak şükür kuru bir teşekkür değil elden geldiği kadar onlara iyilik yapmak, bir ihtiyaçları olursa onu yerine getirmek, hastalandıkları zaman onlarla ilgilenmek ve (Allah muhafaza etsin) eğer elden ayaktan düşseler onlara bakmak ve hizmet etmektir.
Yakın zamanda medyada çocuklarını büyüttüğü beşiği yakan bir anne haber oldu. Neden böyle yapıldığı sorulduğunda ise biz bu beşikte on evlat büyüttük, yetiştirdik. Şimdi bu on evlat bir anne ve babaya bakmıyorlar. İşte bu olay içler acısı bir gerçektir. Gerçekten de bir anne ve baba on evlada bakabildiği halde maalesef ihtiyaç olduğunda bu evlatlar bir anne ve babaya bakmamaktadırlar.
Elbette ayetin bize verdiği mesaj bu kadarla sınırlı değildir. Başta anne ve babamız olmak üzere bize iyilikte bulunan herkese elimizden geldiği kadar iyilik yapmalıyız. İyilik sever bir insanın iyilikleri anıldıkça bu onun için bir kuvvet ve güç olacaktır. O insan aldığı güzel haberlerle, taktir ve şükürlerle daha çok iyilik yapacaktır.
İyiliğin yayılması ve güzelliklerin artması için elimizden geldiği ve gücümüz yettiği kadar insanlara iyilikte bulunalım. İyilik sever insanları takdir edelim, yollarının güzel olduğunu ifade edelim. Rabbimizin onların yaptıklarına karşılık büyük mükafat vereceğini hatırlatalım.
“İyiliğin karşılığı, iyilikten başka ne olabilir?” (Rahman 60)

