ÇOCUK HAKLARI ÜZERİNE

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Selamünaleyküm arkadaşlar. Bugün sizlere “Çocuk Hakları” hakkında elimizden geldikçe anlatmaya çalışacağım inşallah.

Kuran ve Sünnet Işığında Çocuk Hakları: İslam dininin çocuğu korumaya yönelik olarak koyduğu kurallar ve haklar vardır. Güzel isim almak her çocuğun en başta gelen hakkıdır. Güzel isim, kişinin o isimle özdeşleşmesine neden olur. Dinimize göre çocuk doğduğu andan itibaren güzel bir ad sahibi olma hakkına sahiptir. Çocuklar kendileri de emanet olan, yarınlarımızı kendilerine bırakacağımız en değerli varlıklarımızdır. Hem sorumlu olduklarımız hem de sorumluluk verecek olduklarımızdır. Emanete riayet ettiğimiz oranda gelecekten eminiz demektir. Onları ilgi ve bilgi ile donatıp sevgi ile besledikçe emanete riayet edilmiş olacaktır. Anne babalar çocukların ilk emanet edildikleri ellerdir. Dolayısıyla çocuklar hakkında hesap vermek gerektiğinde ilk olarak anne babalara sorulacaktır. Aynı şekilde anne babalar da ne kadar riayet ederlerse bu gayretlerinin karşılığını her iki dünyada da göreceklerdir. Daha doğrusu anne babaların çocuklar üzerinde hakları olduğu gibi çocukların da ebeveynleri üzerinde hakları vardır. Yarınlarımızı inşa edecek olan çocuklarımızın hakları bizim görevlerimizdir. Bizlerin anne baba, hatta toplum ve devlet olarak onlara karşı sorumluluklarımız son derece önemlidir. İnsan haklarının ihlal edildiği, çocuklara önem bile verilmediği dönemde “çocuk hakkı” kavramını ilk olarak İslam dini zikretmiştir. Kur’an’a baktığımızda bunu açıkça görmemiz mümkündür. Çocukların öldürülmesi yasaklanmış (Nahl, 16/58-59; Tekvir, 81/9; Enam, 6/151.), korunup kollanmaları istenmiş, nafakaları, bakımı ve süt emmeleri (Bakara, 2/233.) garanti edilmiş, babalarına nispet edilme haklarından terbiye ve eğitiminden ve metotlarından örnekler verilmiştir. Hz. Peygamber’in gerek davranışı gerekse söylemlerinde çocuklara sevgiyle yaklaşılması (Buhari, Edeb, 18.), güzel terbiye verilmesi, onların güzel bir şekilde eğitilmesi, helal ve temiz bir şekilde beslenmesi, çocuklar arasında ayrım yapılmaması gerektiğini açıkça görmek mümkündür.

İnsanlar doğdukları zaman sadece bir beden olarak dünyaya gelmezler, ruh ve haklarıyla birlikte doğarlar. Hak, insanı koruyan bir unsurdur. Çocuklar gelişme ve aklen olgunlaşma devresindedirler. Bilgi ve tecrübeden yoksundurlar. Bu özelliklerinden dolayı da hak farklılıkları vardır. Yani bir yetişkin ile bir çocuğun yapabildiği şeyler aynı değildir. Dolayısıyla hakları da aynı değildir. Bir yetişkin hiçbir himayeye ihtiyaç duymadan kendi haklarını koruyabilir. Ancak çocuklar haklarını koruyamazlar ve haklarını korumayı büyüdükçe öğrenirler.

Dinimiz, insanı ancak çocukluk çağını geçirdikten sonra yükümlü kılmıştır. Çocukluk çağında yapılacak şey, çocuğun ruh ve beden sağlığını korumak, maddi ve manevi gelişmesini sağlamaktır. Çocuk, imkânlar ölçüsünde anne babasının sevgi, anlayış, özen ve sorumluluğu altında, güvenli bir ortamda, dengeli bir kişilik geliştirme imkânına sahip olmalıdır.

Dünyaya gelen bebeğin hiçbir ayrım yapılmaksızın, adil biçimde beslenmesi, barınması ve bakımı öncelikle babaya aittir. Baba büluğ çağına kadar çocuğun bakım masraflarını karşılamakla yükümlüdür. Anne de bu nafakayı çocukların lehine olacak şekilde kullanacaktır. Çocuğu emzirmek ise annenin görevidir. Dinimize göre hamile ve emzikli anneler ramazan ayında oruçlarını erteleyebilirler. Çocukların beslenme ve giyimleri örfe uygun şekilde babaya aittir. Bu emzirme ve bakım esnasında çocuk ve annenin nafakası da teminat altındadır. (Bakara, 2/233.) 

Çocuk anne karnından itibaren yaşama hakkına sahiptir. Çocukların öldürülmesi Allah’ın haram kıldığı şeylerdendir. Daha İslam’ın ilk dönemlerinde Müslüman olmak için Hz. Peygamber’e biate gelenlere verilen ilk mesaj ve onlardan ilk istenenler arasında “çocukların öldürülmemesi” vardır. (En’âm, 6/151.) Çocuklar ailenin geçimini üstlenemezler. Kendileri ve ailelerinin nafakasını karşılamak üzere çalıştırılamazlar. Hayata hazırlayıcı ve terbiye mahiyetinde çalışmasına ufak tefek işler için izin verilebilir; bunun dışında çocuğun yetişmesine katkısı olmayan sırf velinin menfaatine olan istihdam caiz değildir.

Çocuğu himaye işini ele almada da öncülüğü İslamiyet yapar. İslam’ın büluğ çağına kadar, çocuğa tanıdığı temel haklardan biri “yeme, giyme ve mesken” ihtiyaçlarını içine alan “nafaka”dır. Bu yüzden, büluğ yaşına kadar, çocuk kimsesiz bile olsa, “nafaka” meselesinin halli için çalışmak durumunda ve mecburiyetinde değildir. İslam anlayışında ise velisinin izni bulunmadan çocuğa iş buyurmak bile caiz değildir. Bu şekilde bir iş yaptırılır. Çocuk bunu yaparken zarar görürse tazmin edilir. Çocuğun malı korunup gözetilir. Büluğa kadarki kazancından ve malından kimse istifade edemez. Çocuğun malı sadece kendi ihtiyaçları için harcanabilir. Harcamadan sonra artan malı biriktirilir, büluğa erdikten sonra ona teslim edilir. 

Dinini öğrenmek de onun haklarındandır. Çocukların doğuştan din duygusuna sahip oldukları söylenir.Peygamber Efendimiz:“Her çocuk İslam fıtratı üzere doğar. Anne babası Yahudi ise Yahudi, Hristiyansa Hristiyan, Mecusi ise Mecusi olur.” buyurur. (Müslim, İman, 264.) 

Ağaç yaşken eğilir. Çocuklarına temel dinî bilgileri öğretmek ya da öğrenmelerini sağlamak anne babanın başlıca görevlerindendir. Her Müslüman çocuğunun ilk olarak eğitilmesi, alıştırılması gereken ibadet namazdır. Aile reisini pek çok ayetiyle terbiyeden sorumlu tutan Kur’an-ı Kerim aile fertlerine bilhassa namazın emredilmesi üzerinde durur. (Tâhâ, 20/132.) Lokman’ın (a.s.) oğluna namaz kılması ile ilgili tavsiyesi babalara en güzel örnektir. (Lokman, 17.)

Çocukların güzel terbiye edilme hakları da vardır. Hz. Peygamber, “Bir baba evladına iyi bir terbiyeden daha güzel bir miras bırakamaz.” buyurmaktadır. Anne babalar çocuklarına ilim, edep ve sanat, adab-ı muaşeret öğretmeyi asla ihmal etmemelidirler. Ömer b. Seleme Resulüllah’ın terbiyesinde yetişmiştir ve bir hatırasını şu şekilde nakleder: “Ben Resulüllah’ın terbiyesi altında bir çocuktum. Yemek yerken elim yemek kabının her tarafında dolaşırdı. Resülullah bana, ‘Ey oğul! (Yemeğe başlarken) Allah’ın adını an, sağ elinle ye ve sana en yakın olan taraftan ye.’ buyururdu. Bundan sonra ben her zaman besmeleyle başladım ve sağ elimle, önümden yemek yedim.” (Buhari, Et’ıme, 2.)

Çocukların eğitimi konusunda bir diğer önemli husus da iyi örnek olmaktır. Hz. Peygamber güzel ahlakı kendi hayatında en güzel şekilde uygulayarak çocuklar da dâhil bütün topluma örnek olmuş, güzel ahlakı emir ve tavsiye etmiştir. Örnek davranış en etkili eğitim ve terbiye metodudur. Bu nedenle anne babanın çocuklarına iyi örnek olmaları gerekir.

Meslek edindirmek, çocuğu hayata hazırlamak anne babanın görevidir. İyi bir eğitim ve öğrenim görmek de çocuğun hakkıdır. Dolayısıyla çocuğun öğrenimine engel olacak davranışlardan kaçınmak gerekir. Dinimiz, büluğa ermeden önce çocuklara dinî ve dünyevi bilgilerin verilmesini emretmektedir. Sonuç olarak Kur’an ve sünnet ışığında çocuk, bir bireydir ve hakları doğumundan önce başlar. Onun donanımı, yetiştirilme ve bakım hakkını gerektiği gibi ifa etmeye bağlıdır.

Yüce Rabbim bizleri yeryüzünde kendi rızasına uygun birbirini seven, Onun rızasını gözen ve tüm canlıların hak ve hukukuna riayet eden kullardan eylesin. (Amîn) Vesselam.

Similar Posts

  • KIYAMET SURESİ(1.BÖLÜM)

    Selamünaleyküm arkadaşlar. Bugünkü dersimizde Kıyamet Suresini tanımaya çalışalım. Kıyamet suresinde bahsedilen, cehennemlik insanın özelliklerini bilelim de onların karakterleriyle, davranışlarıyla benzeyen hallerimiz varsa kendimizi toparlayalım. Onlara benzemeyelim. Onların baş özelliği dirilme ve ahirete inanmaması. Bunu bilen Rabbimiz insanlara öğüt ve uyarı olsun diye bu konulara geniş yer veriyor. Dirilmeyi bize hatırlatıyor. Euzbillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim 1)Kıyamet gününe yemin…

  • KUR’ANDA ANLATILAN MÜNAFIK TİPOLOJİSİ

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla… Sözlük anlamında münafık, dinî kurallara inanmadığı hâlde inanmış gibi görünen kişi olarak geçmektedir. Allah’ın birliğini, Hz. Muhammed’in peygamberliğini ve onun, Allah’tan getirdiklerini kabul ettiklerini söyleyerek, Müslümanlar gibi yaşadıkları halde, kalpten inanmayan kimselere münafık denir. Kur’an-ı Kerim’de muhataplar inançları bağlamında iman edenler ve inkâr edenler şeklinde iki kategoriye ayrıldığı, buna ek olarak…

  • ALLAH’IN ATEŞİNDEN KUR’ANA HİCRET

    HUTAMEDEN HİCRETE Yüce Kur’an tıpkı yıldızların çölde seyahat edenlere yol gösterdiği gibi bizlere karanlıkta yol gösteren muazzam bir hazinedir. Ama burda önemli olan bizim bu hazineden ne kadar istifade ettiğimizdir.Her bir ayet bize gökteki bir yıldız yolunu kaybedenlere… Allah Resulü şöyle buyurmuştu: Kul, namaz kılarak Rabbi ile konuşur.Kur’an okuduğu zamanlarda ise Rabbi onunla… Bizler kiminle…

  • ŞEMS SURESİ

    Selamun aleyküm arkadaşlar bugün Şems Suresi’ni işleyeceğiz. Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm. Yüce Rabbimiz her şeye yasa koyuyor ve bu yasalar bize hizmet ediyor. Rabbimizin gözündeki değerimizi buradan anlamalıyız. 1. Yemin olsun, güneşe ve kuşluğuna; ﴾1﴿Işığı onun ardından geldiğinde aya; ﴾2﴿ Rabbimiz önce Güneş dedi sonra da ay. Çünkü ay güneşten ışığını alır. Güneş aydan daha büyüktür.  Peki biz insanlar ışığımız…

  • DUVARIN İKİ YÜZÜ

    Hadid suresi 12. ayet: “O gün mümin erkeklerin ve mümin kadınların ışıklarının önlerini ve çevrelerini aydınlattığını görürsün. “Bugün size müjde var; altından ırmaklar akan cennetlerde ebedî kalacaksınız” (denir). İşte en büyük murada ermek budur.“ Eğer imanımız gerçek bir inanca sahip ise, inancımız güçlüyse ve eğer gerçekten samimi isek kalplerimizden, göğsümüzden ve ellerimizden nurlara dönüşecek, o…

  • FURKAN SURESİ (1. BÖLÜM)

    1.Alemlere uyarıcı olsun diye kulunun üzerine Furkan’ı indiren o zat pek yücedir. Alemlere( bütün insanlara) Uyarıcı olsun diye Furkan olan Kur’an’ı indiren o zat pek yücedir. Nezir uyarmak demektir. Demekki ayette Nezir kelimesi geldiğine göre toplum iyi değil. Uyarılacak bir toplum olduğunu buradan anlıyoruz.  Furkan ne demektir?  Fark kelimesinden türemiş olup farkı fark ettiren manasında,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir